AFAD'dan Şiddet Mağduru Kadına Sadaka Verir Gibi Çadır 'Yardımı': 'Derdin Kalacak Yer Değil Miydi?'
6 şubat depremlerinde vatandaşına çadır satan AFAD, şiddet mağduru kadına sadaka verir gibi çadır "tahsis etti".
Dünkü haberimizde, deprem ve şiddet mağduru E.T.'nin yaşadığı zorlukla kamuoyuyla paylaşmış, TamgaTürk aracılığıyla yetkililer tarafından şiddet mağduru kadına kalacak bir yer tahsis edilmesini talep etmiştik.
AFAD'dan Sadaka Verir Gibi Çadır Yardımı
Sesini TamgaTürk aracılığıyla yetkililere duyurmaya çalışan Mağdur E.T., dünkü haberimizden sonra AFAD'ın kendisine ulaştığını, E.T.'ye kalacak yer ayarladıklarını ve ona atılan konuma gelmesini söylediğini ifade etti.
E.T., Kırıkhan'da ikamet etmesine rağmen AFAD'ın attığı konum Defne ilçesindeydi. Maddi ve manevi her açından zorluk içerisinde olan E.T.'yi bulunduğu yere bir saat uzaklıkta olan bir ilçeye çağıran AFAD yetkilileri, akıllara 6 Şubat depremlerinde kendisinden su isteyen bir vatandaşa yine AFAD tarafından sarf edilen "Yardım artık yapılmıyor, kendi ihtiyacınızı kendiniz karşılayın" sözlerini getirdi.
Mağdur E.T., Kırıkhan'a 1 saat uzaklıkta olan Defne ilçesine gitti, yetkililerin yanına geldiğinde "Sana kalacak yer ayarladık" denilerek hükümet tarafından kendisine çadır "tahsis edildiğini" gördü.
'Senin Derdin Kalacak Yer Değil Miydi?'
Mağdur E.T., çadır istemediğini, kendisinin ve çocuğunun can güvenliği için konteyner talebinde bulunduğunu AFAD yetkililerine ileterek "Çadır isteseydim buradaki onlarca yardımsever insandan bir tane isteyebilirdim, herkesin çadır bulabilecek gücü var zaten. Ben çocuğumla başımı sokacak güvenli bir çatı istediğim için konteyner istedim" dedi.
AFAD yetkilileri ise E.T.'ye, mağdur ayıp bir şey yapıyormuş gibi şuursuz bir tepki göstererek "Senin derdin kalacak yer değil miydi? Al işte sana kalacak yer" açıklamasını yaptı.
6 Şubat depremlerinde sokakta kalan onlarca vatandaşına parayla çadır satan AFAD'ın, depremin üzerinden bir buçuk sene geçmiş olmasına rağmen depremzede vatandaşına bir konteyner imkanı bile sağlayamaması Türkiye'deki çürümüş "devletçilik" mekanizmasının geldiği son noktayı gözler önüne serdi.
'Israrla Sesimi Duymuyorlar'
TamgaTürk'e ulaşarak bizler aracılığıyla hükümetten sesinin duyulmasını talep eden ve artık ölüm korkusu yaşadığını söyleyen E.T., "Bana layık gördükleri şey küçük bir çadır oldu, yine sesimi çıkarmadım orada kimseye, ama artık korkuyorum. Israrla sesimi duymuyorlar, keyfimden yalvarmıyorum. Yarın öbür gün öldürülürsem 'Kadın Cinayeti' diye pankart açarlar ama kesin" ifadelerini kullandı.