Ajan

TAKİP ET

Kendimi bildim bileli bu harekette 'ajan' dedikodusu bitmez… Dedikodu diyorum çünkü tutarlılığı olmayan bir sürü lâf kalabalığı içerir çoğu kez

Kendimi bildim bileli bu harekette ‘ajan’ dedikodusu bitmez… Dedikodu diyorum çünkü tutarlılığı olmayan bir sürü lâf kalabalığı içerir çoğu kez. O niye tutuklanmadı? Filân nasıl oldu da yakalanmadı? Vesaire… Sonuç: Hiç bir şey! İş o derece sulandırılır ki, doğrular bu sulandırılmada kaynayıp gider...

***

Elbette ajanlar hoş duygular uyandırmazlar. Ancak Ülkücü Hareketin misyonunu doğru değerlendirdiğimiz zaman, 60 ve 70'li yıllarda, hareketin içinde yer alan ‘görevlileri’ anlamak borcunda olduğumuz da açıktır… Unutulmasın ki o görevliler arasından birçok ülkücü şehit vardır. Bunları ne yapacağız? Yeni nesle bunları anlatamayız belki ama bizim kuşak bunların birçoğunu tanımış ve tabutlarına omuz vermiş arkalarından göz yaşı dökmüştür. Bu gerçekle artık yüzleşmeliyiz…

***

Ayrıca polis, vali, subay olanları doğal karşılıyoruz da ‘teşkilâttan’ olmayı neden kabullenmiyoruz? Kimliklerini gizledikleri için mi? Adamların görevleri gizli kalmaksa ne yapsınlar?

***

Onun için bu ajan meselesini doğru tartışmalıyız. İspiyoncu ve bozguncu başkadır, devletin hassas yerlerinde görevli olmak başka. İçimize sızan ve arkadaşlarımızı farklı şekilde yönlendirenler olmuştur elbette. Fakat samimi olarak mücadele edenler de vardır. Bunun ayırdına varamazsak meseleyi doğru tahlil edemeyiz.

***

Bu sebeple bugün için yapılması gereken ajan avcılığı değil, hareketi ajanların oyuncağı olmaktan kurtaracak ilkeleri ortaya koymaktır. Bunun yolu da hareketi açık, şeffaf ve meşru çizgide tutmaktan geçer. Kararların demokratik temayüllere göre alındığı ve meşruiyet dairesinde kalmayı kesin kurallara bağlamış bir hareketi hiçbir ‘ajan’ yoldan çıkartamaz. Hareketin temel çizgisi dışında eylemleri teşvik eden, ana fikriyatla çelişen demeçler veren ve uygunsuz bir hayatın temsilciliğini yapanlar kolaylıkla ayıklanır böylesi bir yapıda. Yok eğer liderle dava eşitlenir, kararlar bir kişinin iradesine teslim edilirse, büyüteçle ajan avına çıkılsa da fayda etmez. Fayda etmez çünkü böylesi yapılar bir sürü karanlık mahfiller barındırır. Ve bu karanlık mahfillerin kapıları ‘Sizin bilmediğiniz şeyler var’ ninnisi ile mühürlenir. Karanlık odalarda nelerin döndüğü muamma olarak kalır doğal olarak. Oralarda ajanlar mı yaşar, yoksa ajan avcıları mı; bilinmez. Birileri iddia eder: Hareketi ajanlar yönetiyor! İçeriden cevap gelir: Asıl ajanlar, bu iddiayı ortaya atanlardır! Ve dışarıdan bakan kimilerine de bu iddiaların peşine takılmak düşer... Bugün olduğu gibi...