AKP'nin Kıbrıs Tavizleri Bu Kez Kendi Bakanının Ailesine Dokundu
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş'ın danışmanlığını da yapmış olan gazeteci-yazar Sabahattin İsmail, KKTC’ye yönelik Rumlar tarafından açılan mülkiyet davalarının artış gösterdiğini ve bu sürecin arka planında siyasi zaafiyetlerin yattığını belirtti.
İsmail’in açıklamasında en dikkat çekici başlıklardan biri, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un ikiz kardeşi ve Elexus Hotel'in sahibi Ali Murat Ersoy’a yönelik açılan dava oldu. İddiaya göre, Rum tarafı Elexus Hotel’in kurulu olduğu arazinin kendilerine ait olduğunu ileri sürerek Güney Kıbrıs’taki sözde Girne Kaza Mahkemesi’nde Ersoy ve iki ortağı hakkında dava açtı. Dava kapsamında 10 yıl geriye dönük kira, faiz ve tazminat dahil olmak üzere toplamda 5 milyon 623 bin Euro talep ediliyor.
AİHM'den Yüksek Tazminatlar Rumları Cesaretlendi
Rumların, mülkiyet iddiasına dair hukuki süreci Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) Türkiye aleyhine açtıkları davalarla pekiştirmeye çalıştıklarını söyleyen İsmail, AİHM’de verilen yüksek tazminat kararlarının ve kurulan Taşınmaz Mal Komisyonu'nun Rumları cesaretlendirdiğini belirtti.
Söz konusu komisyonun, bugüne kadar yüzlerce Rum’a toplamda yaklaşık 600 milyon Sterlin tazminat ödediğini ve bazı mülklerin iadesine de karar verdiğini aktaran İsmail, komisyon kararlarını beğenmeyen Rumlara AİHM'de doğrudan Türkiye aleyhine dava açma imkanı tanınmasının KKTC'nin uluslararası statüsünü zedelediğini savundu.
İsmail, bu davaların geçmişine dikkat çekerken, Türkiye'nin "işgalci" gibi gösterilmesine yol açan sürecin özellikle Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanlığı döneminde başladığını vurguladı.
Rum vatandaşı Loizidou davasında Türkiye'nin 1 milyon 200 bin sterlin tazminat ödemeyi kabul etmesinin kırılma noktası olduğunu belirten İsmail, bu yaklaşımın binlerce yeni davaya davetiye çıkardığını söyledi.
AKP dönemi boyunca Türkiye'nin Kıbrıs'ta işgalci, suçlu ve mağlup bir taraf gibi davrandığının altı çizilirken, İsmail yaptığı açıklamada Kıbrıs Rum kesimindeki Türk mülklerinin hiç gündeme getirilmediğini ve bu tutumun Rum saldırganlığını cesaretlendirdiğini kaydetti.
Annan Planı Etkileri
İsmail, Annan Planı sürecine kadar Türk tarafının, mülkiyet meselesinin mahkemelerde bireysel davalarla değil, müzakere masasında “toplu takas ve toplu tazminat” ilkesiyle çözülmesini savunduğunu hatırlattı. Ancak bu ilkenin terk edilmesiyle birlikte, Türkiye’nin Rum mallarını gasp eden bir taraf gibi gösterildiğini ve bunun sonucunda milyarlarca sterlin tazminat ödemek zorunda kaldığını ifade etti.
Öte yandan Elexus Hotel davasında, davacı Rumlar ile otel sahipleri arasında araziyi satın alma yönünde görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor.
Elexus Hotel’in inşa edildiği arazilerin, KKTC ve Vakıflar İdaresi tarafından uzun vadeli yatırım amacıyla kiralandığını hatırlatan İsmail, bu arazilerin hukuken KKTC mülkiyetinde olduğunu da vurguladı.