Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğrenci Toplulukları, İskilipli Âtıf İçin 'Anı Odası' Hazırlanması Üzerine Ortak Açıklama Yaptı
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinde (ASBÜ) 16 öğrenci topluluğu, üniversitelerinde İskilipli Âtıf için 'anı odası' hazırlanmasına karşı ortak bir açıklama yayımladı.
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinde (ASBÜ) 16 öğrenci topluluğu, üniversitelerinde İskilipli Âtıf için 'anı odası' hazırlanmasına karşı ortak bir açıklama yayımladı.
ASBÜ'de ilk kez 2017 yılında dönemin rektörü tarafından mürteci görüşleri ile nam salmış Teâli-i İslâm Cemiyeti yöneticisi İskilipli Âtıf için bir 'müze' kurulması gündeme getirilmişti. O dönemde bu girişim Müze Kurulu üyeleri tarafından önlense de günümüzde bir oldubitti ile Âtıf için bir 'anı odası' hazırlandı.
Üniversitenin Ulus'taki binasında yer alan bir odanın girişine asılan tabela ile yeniden tartışılan konu üzerine kimi öğrenciler ve öğretim üyeleri harekete geçti. Söz konusu iş için kimden, ne zaman onay alındığına ulaşılamadı.
Türk ulusunun Kurtuluş Savaşı'na karşıtlık etmiş bir cemiyetin yöneticisi olan ve halkı Kuvâ-yi Milliye'ye karşı kışkırtan İskilipli Âtıf için bir 'anı odası' hazırlanması üniversitede huzursuzluğa yol açınca 16 öğrenci topluluğu üniversite idarecilerine şu çağrıda bulundu:
Saygıdeğer İdari Personelimiz,
Millî Mücadele’nin aziz şehitlerine olan minnet borcumuzu ifade etmek ve üniversitemizde birliği koruma sorumluluğumuzu vurgulamak amacıyla bu açık mektubu kaleme alma gereği duyduk.
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi bünyesinde L Blok -1. Katta yürütülen "İskilipli Atıf Hoca Anı Odası" projesinin, öğrencilerimiz arasında ciddi bir tartışma konusu haline geldiğine dikkatinizi çekmek istiyoruz. Üniversitemizin akademik özgürlük ve çoğulcu düşünce ortamını destekleme misyonu göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu projenin, Türk siyasi tarihi ve hukuk tarihi açısından tartışmalı bir figürü resmî şekilde anmasının, üniversitemizin tarafsızlık ilkesi ve bilimsel nesnellik vurgusuyla çelişebilecek nitelikte olduğunu düşünüyoruz.
Tarihî kişiliklerin anılmasını elbette önemli buluyor; ancak bu tür tartışmalı figürlerin üniversite gibi kamusal bir alanda resmî bir anı odasıyla onurlandırılmasının, öğrencilerimiz arasında kutuplaşma riski taşıdığını gözlemliyoruz. Özellikle farklı siyasi ve ideolojik görüşlere sahip öğrenci arkadaşlarımızın bir arada uyum içinde eğitim görebilmesi için üniversite yönetiminin tarafsız ve kapsayıcı bir tutum sergilemesinin büyük önem taşıdığına inanıyoruz.
Eğitim gördüğümüz üniversite binaları ve kampüsümüz, aziz şehitlerimizin fedakârlıkları, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliği ve silah arkadaşlarının kararlılığıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerini yaşatan bir mirası temsil ediyor. Biz öğrenciler olarak, bu akademik mekânları sadece derslikler ve kütüphaneler bütünü olarak değil; aynı zamanda Millî Mücadele'nin fedakârlık ruhunu, şanlı tarihimizin vatan bütünlüğü idealini ve Cumhuriyet'imizin çağdaş, bilimsel temellerini yarınlara taşıyan kutsal emanetler olarak görüyor ve bu bilinçle sahipleniyoruz. Anı odası gibi projelerin, üniversitemizin bu tarihî misyonunu gölgeleyecek veya millî mücadeleyle kazanılan değerleri tartışmaya açacak siyasi yorumlara zemin hazırlamasından endişe duyuyoruz.
Bu durumun, üniversitemizin birlik ve beraberliğini zedeleyecek bir ayrışmaya yol açmaması adına, konunun tüm paydaşlarla şeffaf bir şekilde ele alınmasını ve öğrenci görüşlerinin dikkate alınmasını talep ediyoruz. Amacımız, hiç şüphesiz, üniversitemizdeki tüm bireylerin kendilerini değerli ve güvende hissettiği, karşılıklı saygıya dayalı bir eğitim ortamının korunmasıdır.
Konuyla ilgili gerekli hassasiyetin gösterileceğine olan inancımızla, saygılarımızı sunarız.
Ayrıca Atatürkçü Düşünce Derneğinin de Üniversite'nin idarecileri hakkında "Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun"a muhalefet ettikleri gerekçesiyle bir suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.