Çin'in Yeni Yasası: Uygur Türklerine Yönelik Baskı Küreselleşiyor
Dünya Uygur Kongresi yöneticilerinden Rushan Abbas, kaleme aldığı değerlendirme yazısında, katliamcı Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) yürürlüğe koyduğu yeni "Etnik Birlik ve İlerleme Yasası"nın başta Doğu Türkistan'daki Uygur Türkleri olmak üzere Kızıl Çin'in yönetimi altındaki Türk ve diğer yerli halklara yönelik baskıları daha da meşrulaştırdığını savundu.
Dünya Uygur Kongresi yöneticilerinden Rushan Abbas, kaleme aldığı değerlendirme yazısında, katliamcı Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) yürürlüğe koyduğu yeni "Etnik Birlik ve İlerleme Yasası"nın başta Doğu Türkistan'daki Uygur Türkleri olmak üzere Kızıl Çin'in yönetimi altındaki Türk ve diğer yerli halklara yönelik baskıları daha da meşrulaştırdığını savundu.
Abbas, "etnik birlik" söylemi altında asimilasyon politikalarının yasal zemine kavuşturulduğunu söyleyerek, ana dilde eğitimin büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını, çocukların Çin Komünist Partisi ideolojisi doğrultusunda yetiştirilmesinin zorunlu hale getirildiğini ve vatandaşların birbirlerini ihbar etmeye teşvik edildiğini beyan etti.
Yeni düzenlemenin, kızıl ve katliamcı yönetimin, Doğu Türkistan'da uzun yıllardır uyguladığı kültürel ve demografik baskı politikalarını daha da genişlettiğini ifade eden Abbas, yasanın 63. maddesinin yurt dışında yaşayan Uygur Türkleri ile Çin yönetimini eleştiren kişi ve kuruluşları da hedef alabilecek nitelikte olduğunu aktardı.
Abbas, 2018 yılında Washington'da Doğu Türkistan'daki toplama kamplarını eleştiren bir konuşma yaptıktan kısa süre sonra kız kardeşi Gulshan Abbas'ın Çin makamlarınca gözaltına alındığını ve daha sonra hapis cezasına çarptırıldığını hatırlatarak, Diktatör Pekin yönetiminin muhalif sesleri susturmak için aile bireylerini de hedef alabildiğini savundu.
Yazısında, Çin'in yalnızca ülke içinde değil, dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Uygur aktivistlere ve insan hakları savunucularına yönelik baskı faaliyetlerini de artırdığını ifade eden Abbas, eşi Abdulhakim İdris'in Mart 2026'da Malezya'da Çin'in baskısıyla gözaltına alındığını ve daha sonra ABD'ye gönderildiğini belirterek bunu Pekin'in sınır ötesi baskı faaliyetlerine örnek gösterdi.
Abbas, yeni yasanın yalnızca Çin sınırları içerisindeki etnik toplulukları değil, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Uygurlar ve Çin yönetimini eleştiren isimleri de hedef alabilecek bir araç haline geldiğini savunarak demokratik ülkelere, hiçbir vasfı olmayan Pekin yönetiminin sınır aşan baskı girişimlerine karşı ortak tavır alma çağrısında bulundu.