Devlet Bahçeli: 'YPG Terör Örgütüdür, Kürt Kardeşlerimizi Temsil Etmesi Söz Konusu Değildir'
Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün, 20 Ocak'ta partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, Suriye'deki gelişmeler hakkında "SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi söz konusu değildir" ifadesini kullandı.
Devlet Bahçeli, Kürtçü terör örgütü PKK'nın Suriye kolu SDG/YPG’nin, teröristbaşının veya Bahçeli'nin söylemiyle "PKK'nın kurucu önderliğinin" 27 Şubat İmralı "çağrısına" muhalif hareket ettiğini ifade etti:
"Terörsüz Türkiye ve 'terörsüz bölge' hedeflerine suikast düzenleyen SDG ve YPG’nin 27 Şubat İmralı çağrısına muhalif hareket ettiği açıktır. Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG ve YPG provakasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir.
Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği; Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, 'terörsüz bölge' hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır."
"Kürt kardeşlerimiz başka, SDG/YPG başkadır"
Bahçeli, Suriye ile ilgili değerlendirmelerinin devamında SDG/YPG'nin bir terör örgütü olduğunu, Kürtleri temsil edemeyeceğini vurguladı. MHP liderinin Kürtçü terör örgütü PKK'nın elebaşını muhatap almakta ısrarcı olup böyle sözler sarf etmesi, yaman bir çelişki olarak yorumlandı:
"Şunu tekraren açıklamak lazımdır: Kürt kardeşlerimiz başka SDG, YPG başkadır. SDG, YPG terör örgütüdür. Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, a’dan z’ye hayal mahsülüdür. Pazar günü Suriye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Şara’nın yayınladığı kararname ve Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin yapmış olduğum yazılı değerlendirmede; her mesele enine boyuna yorumlanmıştır.
Bir kez daha ve özetle ifade edecek olursam; MHP olarak yeni Suriye’de kapsayıcı, kucaklayıcı, uzlaşmacı, tüm etnik ve dini unsurları Suriye’nin ortak geleceğinde buluşturan, Suriye vatandaşlığında bütünleştiren demokratik, istikrarlı, temsil adaletinde ve serbest seçimlere dayalı temel hak ve hürriyetlerin korunmasını eses alan bir anayasa yapılmasını önermiştik."