Doğu Türkistan'daki Kızıl Çin Zulmüne Karşı Uygur Kadınlarının Hakları İçin Tarihi Bildiri

TAKİP ET

Kızıl Çin işgali altındaki Doğu Türkistan'da, Uygur Türkü kadınların maruz kaldığı sistematik baskı ve soykırım politikalarına karşı Uygur teşkilatları, kadın hakları örgütleri, insan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları tarafından ortak bir bildiriye imza atıldı.

Berlin’de düzenlenen Uluslararası Uygur Kadınları Diyaloğu kapsamında bugün, 14 Kasım tarihinde imzalanan "Uygur Kadın Hakları için Berlin Bildirgesi ve Eylem Platformu" başlıklı metin, Doğu Türkistan’da Uygur kadınlara yönelik ihlalleri küresel gündemin merkezine taşıyarak hükümetlere, Birleşmiş Milletler’e ve uluslararası kamuoyuna acil eylem çağrısı yapıyor.

Uygur Kadınlarına Yönelik Soykırım Uygulamaları Ayrıntılarıyla Kayda Geçirildi

Söz konusu bildiride, Doğu Türkistan’daki Çin sömürgeciliğinin, özellikle de 2016’nın sonlarında başlayan Çin’in soykırımcı politikasından bu yana Uygur kadınlarının maruz kaldığı tüm acıların temel nedeni olduğunun altını çizildi.

Bildiride ayrıca, Uygur kadınlarının beden bütünlüğünü, annelik haklarını, aile yaşamını ve kültürel kimliğini hedef aldığını vurgulayan metinde zorla kısırlaştırma, irade dışı kürtajlar, zorunlu spiral (RİA) uygulamaları ve Çinli erkeklerle zorla evlendirme gibi uygulamalara dikkat çekiliyor.

Toplama kampı tanıkları da belgede yer verilen bölümlerde, cinsel işkence, sistematik aşağılanma ve zorla yapılan tıbbi müdahaleleri aktarıyor. Bu kamplardaki kitlesel gözaltıların bir milyon Uygur çocuğunu ailelerinden kopardığı, kültürel kimliklerini yok etmek üzere kurulan devlet kurumlarına yerleştirildiği belirtiliyor.

Teknolojik Baskı Mekanizmaları Şiddeti Derinleştiriyor

Metin, kızıl Çin’in gelişmiş gözetim teknolojilerini Uygur kadınların doğurganlık süreçlerini, dini ibadetlerini ve günlük yaşamlarını denetlemek için kullandığını; biyometrik veri toplama ve algoritmik “risk puanlaması” uygulamalarının baskıyı daha da artırdığını belirtiyor.

Sürgündeki Uygur kadınların ise Çin makamlarının sınır ötesi taciz, tehdit ve yıldırma operasyonlarının hedefinde olduğu vurgulanıyor.

Uluslararası Topluma Sekiz Maddelik Eylem Çağrısı

Dünya kamuoyunu somut adımlara çağıran kapsamlı bir eylem platformunun da teşkil edildiği bildiride öne çıkan eylem çağrısı başlıkları şu şekilde:

Doğum oranlarının kasten düşürülmesinin soykırımın temel unsuru olarak tanınması ve zorlayıcı doğum kontrolü uygulamalarının sonlandırılması.

Birleşmiş Milletler’in, Uygur kadınlarına yönelik cinsel şiddet, zorla doğum kontrolü ve kitlesel gözaltı gibi suçları soruşturacak mekanizmaları hızla oluşturması.

Kadın örgütlerinin, Uygur kadınlarının yaşadıklarını çağımızın en kritik kadın hakları ihlallerinden biri olarak ele alması.

Teknoloji şirketlerinin, gözetim sistemleri yoluyla Çin devlet politikalarına sağlanan tüm “teknolojik suç ortaklıklarını” durdurması.

Zorla çalıştırmanın, sıkı ithalat yasakları ve şeffaf tedarik zincirleri ile engellenmesi.

Demokratik ülkelerin, Uygur kadınları için sığınma, aile birleşimi ve psikolojik destek yollarını genişletmesi.

Çin’in 1949 sonrası Doğu Türkistan’daki sömürge politikalarının, bugünkü zulmün temel kaynağı olarak tanınması.

Uygur Diasporası’nın, küresel savunuculuk faaliyetlerini artırarak Uygur Kadın Ağı’nı genişletmesi.

“Uygur Kadınlarının Hakları Ancak Özgür ve Bağımsız Doğu Türkistan’da Güvence Altına Alınabilir”

Belgenin en kritik vurgu noktalarından biri, Uygur kadınlarının onur, aile birliği ve kültürel kimlik haklarının Doğu Türkistan’ın özgürlüğü ve kendi kaderini tayin hakkıyla ayrılmaz bir bütün olduğunun ifade edilmesi. Bildiri, uluslararası toplumu “yasal, ahlaki ve tarihi sorumluluğu yerine getirmeye” çağırarak şu sözlerle son buluyor:

“Uygur kadınlarının korunması, uluslarının, ailelerinin ve milli kimliklerinin hayatta kalması için zorunludur. Uygur kadınlarının hakları ancak özgür ve bağımsız Doğu Türkistan’da tanınacaktır.”

80 Kuruluş ve 132 İsimden Tarihi İmza

Tarihi bildiri; Avrupa Doğu Türkistan Birliği, Dünya Uygur Kongresi, Uygur İnsan Hakları Projesi, İsa Yusuf Alptekin Vakfı dahil olmak üzere 80 sivil toplum kuruluşunun yanı sıra; akademisyenler, milletvekilleri, insan hakları uzmanları ve sivil toplum liderlerinin aralarında bulunduğu 132 isim tarafından imzalandı.

İmzacılar arasında Dolunay Tanrıdağlı, Rena Karahan, Abdülhakim İdris, Rişat Abbas, İsa Dokun gibi isimlerin yanı sıra İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu ve İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş de bulunuyor.

Uygur Kadın Hakları için Berlin Bildirgesi, Doğu Türkistan’daki Uygur kadınlara yönelik baskıyı dünya gündeminin tam merkezine taşımayı amaçlayan en kapsamlı uluslararası belgelerden biri olarak öne çıkıyor.

doğu türkistan uygur uygur türkleri