Epstein Belgelerinde Robert Kolej Yazışması: Bağış, Nüfuz ve Türkiye Vurgusu
Jeffrey Epstein skandalına dair ABD Adalet Bakanlığı tarafından paylaşılan yeni belgeler, Türkiye'de faaliyet gösteren Robert Kolej'in adının bir "bağış ve nüfuz" yazışmasında geçtiğini ortaya koydu.
Belgelere göre, 2014 yılında Robert Kolej Mütevelli Heyeti Üyesi ve aynı zamanda New York Times'ta çalışan bir gazeteci olan Landon Thomas Jr., Epstein ile temasa geçerek okul için bağış ve finansal tavsiye talebinde bulundu.
7 Kasım 2014 tarihli e-postada Thomas Jr., Epstein'dan "yüzsüzce bir bağış talebi" (shameless fundraising pitch) olarak nitelendirdiği bir ricada bulunuyor.
"Muhafazakar Dönüşüm" Gerekçesi
Yazışmanın en çarpıcı kısmı ise Thomas Jr.'ın bağış toplama stratejisini Türkiye'deki siyasi iklime dayandırması oldu. E-postada şu ifadeler yer alıyor:
"Türkiye, IŞİD fenomeninden sonra çok muhafazakar bir döneme giriyor. Biz mütevelli heyeti olarak, okulun misyonuna pek de sıcak bakmayan bir hükümet döneminde, Robert Kolej'in bu ortamda ne kadar önemli olduğunu insanlara anlatmak için çabalarımızı iki katına çıkarıyoruz."
Thomas Jr., Epstein'a Gates Vakfı gibi büyük kurumlara nasıl ulaşabileceği konusunda akıl danışırken, Robert Kolej müdürünün New York ziyareti sırasında Epstein ile bir görüşme ayarlayabileceğini de teklif ediyor. Epstein ise bu talebe kısa bir yanıt vererek, "Görüştüğümüzde bana daha fazlasını anlat" diyor.
Robert Kolej'den Resmi Açıklama
Haberin kamuoyuna yansımasının ardından Robert Kolej yönetimi hızlı bir açıklama yayımlayarak Landon Thomas Jr.'ın, 2019 yılında Epstein skandalı patlak verdiğinde New York Times'tan kovulmasıyla eş zamanlı olarak mütevelli heyetinden ayrıldığı belirtti. Açıklamada Epstein'dan herhangi bir bağış kabul edilmediğini ve bu şahsın kurumla hiçbir resmi bağı olmadığını vurgulanırken, yazışmadaki ifadelerin okulun resmi görüşlerini yansıtmadığı, Thomas Jr.'ın şahsi değerlendirmeleri olduğu kaydedildi.
Kişisel Ajandalar ve Kurumsal Kimlik Sınavı
Thomas Jr'ın, uluslararası bir suç ağının merkezindeki ismin, Türkiye'deki eğitim tarihinde önemli yeri bulunan bir eğitim kurumu üzerinden "siyasi kutuplaşma" argümanıyla nasıl manipüle edilmeye çalışıldığını göstermesi açısından kritik olarak değerlendiriliyor.
Robert Kolej'in kurumsal kimliğinin, bir heyet üyesinin kişisel ajandası ve dünyaca ünlü bir suçluyla olan diyaloğu nedeniyle tartışmaya açılması, Batılı elit ağların Türkiye üzerindeki projeksiyonlarını da bir kez daha gündeme taşıyor.