Erdoğan Yeni Kabineyle Yaptığı İlk Toplantı Sonrası Alınan Kararları Açıklıyor

TAKİP ET

Erdoğan, toplantının ardından açıklamalarda bulunuyor.

Sağlık ve Çevre bakanlıklarında yapılan görev değişiminin ardından AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında bir araya gelen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nin ilk toplantısı sona erdi. Bir aylık aranın ardından bugün yoğun bir gündemle saat 'de toplanan Kabine toplantısı  2 saat 40 dakika sürdü. Erdoğan, toplantının ardından açıklamalarda bulunuyor.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Her iki bakanımızın da seleflerinden devraldıkları hizmet bayrağını ileriye taşıyacaklarına yürekten inanıyorum. Görevden affını isteyen ve bu talepleri şahsımıza kabul edilen Mehmet Özhaseki kardeşimiz ile Fahrettin Koca kardeşimize de emekleri, fedakarlıkları ve milletimize yaptıkları hizmetler için teşekkür ediyorum. Her iki arkadaşımızla inşallah yakın temas halinde olmaya devam edeceğiz.

Tarıma Destek

Önceki ay çiftçilerimizle buluşmamızda Türkiye'nin tarım alanında son 21 yılda nereden nereye geldiğini rakamlarla tek tek ortaya koyduk. Hükümetlerimizin tarım politikalarını eleştirenlerin çoğu bilgiden ziyade önyargılarla hareket etmektedir. Açıkçası bunlar ne ülkemizi tanıyor ne de dünyayı takip ediyor. Her mesele gibi tarım konusuna da istismar malzemesi olarak bakıyorlar.

Seçim meydanlarında bedava traktör vadedip sonrasında biz onu dikkat çekmek için söyledik diyerek işi pişkinliğe vurdukları gibi yalan yanlış bilgilerle milletimizin zihnini bulandırmaya çalışıyorlar. Bir defa şunu kabul etmek lazım; bunlar seçim meydanlarında dalga konusu yapılacak işler değildir. Tarım ciddi bir uğraştır. Ülkemiz açısında stratejik bir sektörüdür. Hükümet olarak biz de tarıma, sektörün ciddiyetine ve önemine uygun bir anlayışla yaklaştık. Çiftçi kardeşlerimizin alın terlerinin hakkını daima vermeye çalıştık.

ÇAYKUR'un çay alım fiyatı ve TMO'nun buğday ve arpa alım fiyatı üzerinden yapılan haksız eleştiriler izliyoruz. Yaş çay alım fiyatının yanında üreticilerimize destekleme primi verilmesi uygulamasını ilk kez biz başlattık. Hasat döneminde üretimimizi korumak için yeni çay fabrikaları yaparak ÇAYKUR'un kapasitesini biz artırdık. Buğday fiyatlarında ise dünya piyasasının hayli üzerindeyiz. TMO alım fiyatı desteklerle birlikte ton başına 359 dolar olup dünya fiyatlarından 89 dolar yüksektir.

Elbette aldığımız bütün tedbirlere rağmen çiftçimizin, üretimimizin memnuniyetsizliği veya şikayeti olabilir. Bunları cumhurbaşkanı olarak şahsen takip ediyorum. Çiftçi kardeşlerimizin sıkıntılarının giderilmesi için bakanlarımıza gerekli talimatı veriyorum. Çiftçimizin mağdur edilmesine müsaade etmeyiz. Kimse kusura bakmasın, sicili bozuk olanların eli öpülesi çiftçilerimizi istismar ederek buradan siyasi rant devşirmesine izin vermeyiz.

Gazze

Soğuk savaş döneminde bloklar arası rekabetin yoğunlaştığı bölgelerden biri Türkiye'nin merkezinde olduğu coğrafyaydı. 13. yılını tamamlayan Suriye krizi en fazla bizim bölgemizi etkiledi. Rusya-Ukrayna savaşının olumsuz yansımalarına maruz kalan bölgelerin başında yine biz yer alıyoruz. 7 Ekim'den bu yana İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği soykırıma varan katliamlar yine bizlerin yüreğini yakıyor.

Batılı güçlerin askeri, diplomatik, siyasi desteğini arkasına alan İsrail'in gözünü komşularına diktiğini görüyoruz. Lübnan'a yönelik saldırıların ve tehdit dilinin artması bölgemizin geleceği adına bizi ciddi manada endişelendirmektedir. Batı dünyası destek verdikçe, İslam dünyası da sessiz kaldıkça Netanyahu denilen caninin tüm bölgemizi ateşe sürükleme pahasına işgal politikasına devam edeceği anlaşılıyor. Türkiye olarak ilk günden beri Gazze krizinin sadece Gazze ile sınırlı kalmayacağını, İsrail zulmünün çok vahim sonuçları olabileceğini sık sık dile getirdik.

Şu uyarıyı yapmak durumundayım; karşımızda devlet adamı vasfının asgari şartlarını dahi karşılamayan, gözü dönmüş, aklını, vicdanını kaybetmiş bir katil vardır. Bu zalim siyasi ömrünü uzatmak adına kendi vatandaşlarının güvenliğini dahi hiçe saymaktadır. Netanyahu yönetimi altındaki İsrail saldırganlığı durdurulmadıkça Türkiye dahil bölgemizdeki hiçbir devlet kendini emniyette hissedemez.

'Suriye'nin Toprak Bütünlüğünün Korunması Türkiye'nin Önceliğidir'

Komşumuz Suriye'de 13 yıldan fazla süredir devam eden ve 1 milyon insanın hayatına mal olan ihtilafa siyasi çözüm bulmak için çok uğraştık. Astana süreciyle rejim ve muhalefetin aynı zeminde buluşmasını sağladık. bunun dışında farklı kanallarla daha fazla kan  dökülmesinin, çatışma yaşanmasının önüne geçmeye çalıştık. Sahada bazı konularda müspet neticeler de aldık. Bizim kimsenin toprağında ve egemenliğinde gözümüz yoktur. Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunması Türkiye'nin de önceliğidir.

DEAŞ ile birlikte güney sınırlarımız boyunca PKK'ya kurdurulmak istenen terör devletine en ağır darbeyi sınır ötesi harekatlarla Türkiye indirmiştir. Biz demokratik, güçlü bir Suriye görmek istiyoruz. Suriye'nin evlerini terk etmek zorunda kalmış milyonlar için güvenli bir yer haline gelmesini herkesten çok biz arzu ediyoruz. Böyle bir iklime ne kadar kısa sürede kavuşulursa o kadar iyi olacaktır. Biz ortak paydayı büyütme derdindeyiz. İç siyaset gibi dış politikada da sıkılı yumrukların açılmasında büyük fayda olduğuna inanıyoruz. Bunun için kiminle görüşülmesi gerekiyorsa geçmişte olduğu gibi yine görüşmekten imtina etmeyiz.

Kayseri Olayları

Bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Suriye'nin toprak bütünlüğü Türkiye'nin de önceliğidir. Çünkü biz terör örgütlerinin cirit attığı değil, güçlü bir Suriye istiyoruz. Bunun için kiminle görüşülmesi gerekiyorsa görüşmekten imtina etmeyiz. Türkiye dostlarını yarı yolda bırakan bir devlet değildir. 

Kayseri'de son derece rezil bir olay üzerinde bir kaos oyunu yazıldı. Ne biz ne Suriyeli kardeşlerimiz bu tuzağa düşmeyeceğiz. Vandallığa ve ırkçalığa boyun eğmeyeceğimizi söylemek istiyorum. Kimse kendine polisin hakimin yerine koyamaz. Ortalığı yakıp yakan 474 provakatör gözaltına alındı. Suriye'nin kuzeyindeki kışkırtmalara gerekli müdahalelerde bulunuldu. Bayrağımıza uzanan mülevves elleri kırmasını bildiğimiz gibi, ülkemize sığınan mazlumlara uzanan elleri de kırmasını biliriz. Fitne teşebbüsleri bir kez daha boşa çıkmıştır. 

Hangi kirli ellerin bu işlerin arasında olduğunu mutlaka ortaya çıkaracağız. Türkiye'nin Suriye'nin mevcutiyeti bir teröristan kurulmasında en büyük engeldir. Onları rahatsız etmeyi sürdüreceğiz. Bölücü terör tehdidi ortadan kalkarsa biz de üzerimize yaparız. Bizim kimsenin toprağında egemenliğinde gözümüz yok. 

Sığınmacılar konusunu ön yargılar, korkular temelinde değil ülkemizin, ekonomimizin gerçekleri temelinde akılcı, vicdani bir çerçevede çözüme kavuşturacağız.

Suriyeli kardeşlerimizin onurlu geri dönüşlerini hep teşvik ettik. Suriye'de huzur ortamı yükseldikçe geri dönüşler de artacak.  

Erken Seçim

14-28 Mayıs'ta yasama ve yürütmede son sözünü söyleyen milletimiz 31 Mart'ta da yerel yönetimlerde kimleri başında görmek istediğini belirtmiştir. Seçimler elbette demokrasinin bayramı, şölen günüdür. Tarihimizde sandıkta tezahür eden iradeyi yok sayanların olduğu da ülkemizin bir gerçeğidir. Kimi zaman sandığın itibarına gölge düşürerek yaptılar, kimi zaman seçmene hürmetsizlik ederek yaptılar.

Son dönemde bu kibirli tavrın, seçmen iradesinin yok sayma aymazlığının yeniden nüksettiğini görmekteyiz. Erken seçim tartışmalarına bu zaviyeden bakılması gerektiği kanaatindeyiz. Bu tartışmalar muhalefet cephesindeki iç savaşın dışa yansımasından ibarettir. Cumhurbaşkanlığı sisteminde erken seçim yoktur. Bunun yerinde seçimlerin yenilenmesi kararı alınması vardır. Hiçbir temeli olmayan bu tarz sahte gündemlerle muhalefet kendi içindeki bilek güreşini perdelemeye çalışmaktadır. Biz sadece ve sadece işimize odaklanıyoruz."