Eski MİT Müsteşarı Sönmez Köksal: 'Öcalan'a Kurucu Önder Deniyorsa Karayılan ve Bayık da Türkiye'de Siyaset Yapabilir'
Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) ilk sivil müsteşarı olan emekli Büyükelçi Sönmez Köksal t24'ten Cansu Çamlıbel'e verdiği röportajda ilginç değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi olarak görev yaptığı 1986-1990 döneminde günlükleri "Bağdat Güncesi" isimli kitabında toplayan Köksal, son kitabını tanıttığı röportajda gündem hakkında dikkat çekici tespitlere yer verdi.
Devlet Bahçeli'nin teröristbaşı Öcalan hakkındaki "kurucu önder" çıkışına değinen Köksal; Kürtçü terör örgütü PKK elebaşları Murat Karayılan, Cemil Bayık isimlerin Türkiye sınırları içerisinde siyaset yapıp yapamayacağına dair soruya ,
"Koşullara bağlı. Türkiye'deki siyaset nereye evrilecek ona göre belirlenir. Onların da yeri olabilir tabii. Ona karşı değilim. Öcalan artık bugün ‘kurucu önder’ diye tanımlandıktan sonra onların Türkiye'de siyaset yapamamaları söz konusu olmaz. Düşünsenize Öcalan devleti yönetenler nezdinde ‘bebek katili’ değil. O öyle olmadığına göre onun emrindeki kimseler de ‘bebek katili’ durumunda öncelikle olamazlar."
şeklinde cevap verdi. Teröristbaşı Öcalan'ın son açıklamalarında "komüniter yaşam tarzından" bahsettiğini vurgulayan Köksal, bu durumun tehlikesine dikkat çekerek,
"Şimdi ’komüniter’ ne demek? İstanbul’da tabii çok büyük Kürt nüfus var ama İzmir’de de önemli bir Kürt nüfus var, bu yadsınamaz. Öcalan’ın söylediğine göre Kürtler buralarda da kendi komünitelerini kuracaklar. Yani kendi kültürel alanlarını yaratacaklar. Belki eğitim alanını yaratacaklar. Diyelim ki kültürel düzeyde kaldık. Bu bile bir defa İzmir'in bütünlüğü içinde bir ayrışma yaratacaktır. Bu bir sıkıntıdır. İngiltere mesela, bugün bu büyük sıkıntıyı yaşıyor. Bangladeşli, Hintli, Türk, Kıbrıslı bir sürü komünite oluşturdular. İkinci hukuk yaratıldı. Yani İngiliz hukuku yanında bir de o yerel komünitelerin bir hukuku var. Bugünden böyle katastrofik bir manzara çizmek istemiyorum ama neyin ne anlama geldiği çok iyi değerlendirmekte fayda var. Hangi yola giriyoruz? Onu çok iyi hesaplamak lazım.
Her şeye rağmen bugüne kadar Türkiye’de Türklerle Kürtler arasında o hep endişe ettiğimiz duygusal ayrışma olmadı. Kürt nüfusu gittikçe Türk nüfusu içinde entegre oluyor, hatta asimile oluyor. Şimdi böyle uyuyan yılanı uyandırmak gibi, bugüne kadar gündeme girmemiş olan birtakım talepleri ve beklentileri devreye sokmamak lazım."
ifadelerini kullandı.