Fabrikadaki Patlamada Ölen İşçinin Ailesine Davadan Vazgeçmeleri İçin 500 Bin TL Teklif Ettiler
Sakarya'nın Hendek ilçesinde 7 kişinin yaşamını yitirdiği, 127 kişinin yaralandığı Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası patlamasında yaşamını yitiren bir işçinin ailesine davadan vazgeçmeleri için 500 bin lira teklif edildiği iddia edildi.
Sakarya'nın Hendek ilçesinde 7 kişinin yaşamını yitirdiği, 127 kişinin yaralandığı Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası patlamasına ilişkin dava devam ederken, yeni haberler gelmeye devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde "Mağdur edildim" şeklinde bir açıklama yapan Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası sahibi Yaşar Coşkun'un ölen bir işçinin ailesine davadan vazgeçmeleri için 500 bin lira teklif ettiği iddia edildi.
Patlamada ölen Sabahattin Tepeçınar’ın kardeşi Kadriye Cinoğlu, ifadesinde "Kaçak olarak muskaların kağıtlarını yapılması için eve gönderiyorlardı" dedi ve abisinin daha önce de iş kazası geçirdiğini belirtti. "Abime şikayet et dedim. Şikayet edersem tazminatımı vermezler dedi" diyen Cinoğlu, açıklamasının devamında fabrikadaki ihmalleri gözler önüne serdi. Cinoğlu, "Gelmiş buraya mağdurum diyor. Benim abimin bedeni üç parçaydı, üç parça. Kimyager değildi, laboratuarda çalışıyordu. Soruyorum size bunun eğitimini vermeden neden onları çalıştırıyorlardı? 500 bin TL teklif ettiler davadan vazgeçmemizi istediler. Üç ay sonra benim diğer abim covidden öldü. Biz kardeşimizi asla satmayız dedik. Biz bu davadan asla vazgeçmeyiz. Ölümüne kadar bu davadayız" şeklinde konuştu.
Ürünlerin Patlayacağı Aşikarmış
Davaya katılan müşteki Vildan Yiğit, açıklamasında "Hiçbir ekipman temin edilmiyordu. Kendi evimden getirdiğim ekipmanları kullanıyordum" dedi. Müşteki Yeliz Şahin ise "Ürünlerin patlayacağını biliyorduk. Patlama muska bölümünde oldu. İşyerinde her yerimiz ilaçtı. Mesleki bir eğitim almadık. Sadece ince bir önlük ve bileklik giyiyorduk" diyerek ihmaller silsilesine bir yenisini ekledi.
'Muska' bölümünde çalıştığını söyleyen Aynur Sürer ise "Şefimiz Nuray Hanım sürekli mallar kızışıyor, patlayacak derdi. Hasan Ali ve Erşan Bey'e de hep söylerdi. Ancak, dikkate almadılar. 'Çalışan çalışsın, çalışmayan çıksın' dediler" şeklinde konuştu.
Bir diğer müşteki Rabia Yiğit de "Daha önce çalıştığım bir makine alev almıştı yüzüm yanmıştı. Ali Rıza bey buna rağmen beni o makine başında yine çalıştırdı. Sonra makine tekrar yandı" dedi.
Semra Gülten de benzer şekilde iş kazası geçirdiğini anlatarak "Torpil bölümünde çalışıyordum. Daha önce gözümün önünde makine yandı. Ali Rıza ve Erşan bey sürekli çalışmamızı istiyordu. Torpiller çok sıkıştığı için makinelerin patlayacağını ısındığını söylüyorduk. Dinlemiyorlardı" ifadelerini kullandı.