Fener Rum Kilisesi ile İsviçre'de Bir Araya Gelen Dışişleri Bakanlığı'na Türk Ortodoks Kilisesi'nden Yanıt: Batı'nın Türkler Üzerinde Kurduğu Planları Hayata Geçirmesine İzin Veriyorsunuz
Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol, Fener Rum Kilisesi ile İsviçre'de bir araya gelen Dışişleri Bakanlığı ile ilgili basın açıklaması yaptı.
Dışişleri Bakanlığı ve Fener Rum Kilisesi İsviçre'de bir araya geldi.
AKP'nin eliyle yönetilen Dışişleri Bakanlığı, Türk düşmanı politikalarına bir yenisini daha ekledi; İsviçre'ye, hiçbir tüzel kişiliği olmayan bir azınlık kilisesinin Başpapazını "Ekümenik Patrik" sıfatıyla gözlemci olarak götürdü.
Yaşanan bu skandalın ardından, Türk Ortodoks Kilisesi Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol, X hesabından yaptığı bir basın açıklamasıyla duruma tepki gösterdi, Fener Rum Kilisesi'ni "Cumhuriyetimizin kurulduğu günden beri hıyanet yuvası kimliğinden vazgeçmemiş olan kilise" olarak tanımladı ve Fener Rum Kilisesi’nin, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden Dışişleri Bakanlığı yanında imza hakkına sahip olup dünyaya Ekümenik olarak tanıtılmasının alenen işlenmiş bir suç olduğunu ifade etti.
Basın Sözcüsü Erenerol'un yaptığı açıklama şöyle:
"'Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluş İlkelerine ve Devrimlerine Açılmış Topyekün Savaş'
Anayasa ve Lozan’ın defaatle çiğnenmesi, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuş olan Türk milletini derinden yaralamaktadır.
Cumhuriyetimizin kurulduğu günden beri hıyanet yuvası kimliğinden vazgeçmemiş olan Fener Rum Kilisesi’nin, diplomasimizin ve bürokrasimizin de destek vermesiyle, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, kanunlarına ve kurumlarına karşı gelmesi katlanarak devam etmektedir.
'Hukuk Suçu İşleniyor'
Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen İsviçre’de bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanında, hiçbir tüzel kişiliği olmaksızın yalnızca Fatih Kaymakamlığı’na bağlı bir azınlık kilisesi olan Fener Rum Kilisesi Başpapazı Bartholomeos’un Ekümenik Patrik sıfatıyla gözlemci olması ve Barış Konferansı’nda kabul edilen karara imza atması hukukumuzca suç teşkil etmektedir.
Rusya ve Ukrayna arasında çıkan savaşın müsebbiplerinden Fener Rum Kilisesi, kurumlarımız eliyle suç işlemeye devam ederek Batı’nın Türkiye Cumhuriyeti üzerinde kurduğu planları hayata geçirmesine de olanak sağlamaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerine ve devrimlerine açılmış bu topyekün savaş devam ederken bölünmez bütünlüğü, ulusal egemenliği, Atatürk ilke ve inkılaplarını koruması gereken kurumlarımız bu mücadelede bulundukları saf ile Türk ulusunun geleceğini büyük bir bilinmezliğe sürüklemektedir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 5603K sayılı ilamında Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, TCK’ya ve Lozan Görüşmeleri’ne yapılan atıflarla Fener Rum Kilisesi’nin işlediği suçlar belirtilmiş olup, Ekümenik sıfatını kullanamayacağına ve başka kurumlara müdahale edemeyeceğine hükmedilmiştir. Anayasının 10. maddesinde gösterilen eşitlik ilkesine aykırı davranan Fener Rum Kilisesi ve Başpapaz Bartholomeos, yurtiçinde veya yurtdışında bulunan hiçbir kuruma karışamaz ve üstünlük elde edemez.
Bütün bunlara rağmen, tüzel kişiliği ve hukuki tanınırlığı olmayan Fener Rum Kilisesi’nin, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden Dışişleri Bakanlığı yanında imza hakkına sahip olup dünyaya Ekümenik olarak tanıtılması aleni olarak işlenmiş bir suçtur.
İrdelenerek yapılan bu hataların bir an önce son bulması Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünün ve egemenliğinin daha geç olmadan korunması adına elzemdir."
Dışişleri Bakanlığı'ndan konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama gelmezken, gelen tepkilerin ardından AKP'li Hakan Fidan'ın atacağı adımlar merak konusu oldu.