Hatay'da Şiddet ve Deprem Mağduru Bir Kadın, AKP Hükümetine Seslendi: Devletten Tek İsteğim Çocuğumla Birlikte Güvenli Bir Şekilde Barınabilmek
Hatay'da ikamet eden deprem ve şiddet mağduru bir kadın, sosyal medya hesabından yardım istedi; "Barınacak yerim yok, çocuğumu korumak istiyorum ama kimse sesimi duymuyor" dedi.
TamgaTürk'ün ulaştığı şiddet mağduru E.T., yaşadığı dehşeti anlattı.
20 yaşındayken imam nikahıyla evlenen E.T., eşinden şiddet görmeye evliliğinin ilk zamanları başladı. İmam nikahlı eşi kendisine yıllarca hem psikolojik hem fiziksel şiddet uyguladı, şiddet mağduru E.T., o dönemlerde evde çalışan tek kişi olduğunu ancak kocasının baskıları sonucu elindeki bütün parayı eşine vermek zorunda kaldığını söyledi.
4 yaşında bir erkek çocuğu olan E.T., eşinin çocuğuna da psikolojik şiddet uygulamasından sonra çocuğu daha fazla yıpranmasın diye 2022 yılında evi terk edip babasının evine yerleşti ancak orada da şiddet bitmedi. Baba evinde de aile içi şiddet görmeye devam eden ve tek başına çalışıp çocuğuna bakmaya gayret eden mağdur E.T, Hatay'da depreme yakalandı, evleri ağır hasar aldı.
'Bize Konteyner Vermediler'
Depremden sonra ağır hasarlı evleri için devletten konteyner talep eden E.T. ve ailesi, yetkili makamlardan herhangi bir karşılık alamadı. Daha sonrasında E.'nin babası, kızına torununu evinde istemediğini çocuğu babasına vermesini söyledi.
Hatay Kadın Sığınma Evinde Psikolojik ve Fiziksel Şiddet İddiası
Baba evinde de istenmeyen mağdur E.T, sığınma evine gitmek istedi ancak iddiaya göre Hatay Kadın Sığınma Evi, bünyesindeki kadınlara psikolojik ve fiziksel şiddette bulunan personellerle doluydu. Hatay’daki kadın sığınma evine gitmiş bir tanık, E.’ye "Gerekirse öl ama yine de oraya gitme" dedi.
Mağdur E.T, başka çaresi kalmadığı için çocuğuyla birlikte şiddet faili kocasının evine dönmek zorunda kaldı.
'1,5 Yıldır Cehennemi Yaşıyorum'
Yaşadığı zorlukları TamgaTürk’e anlatan şiddet mağduru E., eşinin evine döndüğü andan itibaren fiziksel şiddetin boyutlarının giderek arttığını, neredeyse her gün dayak yediğini, evde tek başına çalışarak hem kendisine hem çocuğuna bakmaya çalıştığını, maaşının kocası tarafından alkole harcandığını söyledi ve son dönemlerde sırf çalıştığı için iş çıkış saatleri bahane edilerek kayınvalidesi tarafından psikolojik şiddete maruz bırakıldığını ve işten ayrılmak zorunda kaldığını ifade etti.
Uzaklaştırma Kararı Aldırdı, Ancak Polis İkisini de Aynı Arabada Evlerine Geri Bıraktı
En son 2 gün önce evinde kocası ve kocasının kardeşi tarafından dövülen ve darp edilen mağdur E.T, "Eşim, kardeşi ve arkadaşlarıyla evimizde alkol almaya başladı, gece ilerledikçe sarhoş oldular, evimde çocuğumun gözü önünde erkek arkadaşlarıyla içip küfürlü konuşmasını istemediğimi söyledim, bana saldırdı, daha sonra kardeşiyle birlikte beni apartman boşluğuna çıkarıp orada darp ettiler. Komşulardan hiçbiri kapıya çıkmadı, onlara da hak veriyorum kimse Kadir Şeker olayı gibi bir olay yaşamak istemiyor bir daha, hak veririm. Ama Allahtan polisi aramışlar, polis geldi ve karakola gittik. Darp raporu aldım, uzaklaştırma kararı çıkartıldı. Ama ona rağmen karakolda işimiz bittiğinde polis bizi aynı arabayla evimize geri bıraktı, eşimin eşyalarını toplamasına izin vermemi söyledi ve bize ‘Kavga etmeyin’ dedi" ifadelerini kullandı ve elinde uzaklaştırma kararı olmasına rağmen kendisinin ve çocuğunun can ve mal güvenliğinden endişe ettiğinden bahsetti.
'Devletten Tek İsteğim Çocuğumla Birlikte Güvenli Bir Şekilde Barınabilmek'
Yaşanan son olaydan sonra, sosyal medya hesabında durumu kamuoyuna anlatıp sesinin duyulmasını isteyen kadın, daha öncesinde babası, dayısı ve abisi tarafından da şiddet gördüğünü, ailesi tarafından istenmediğini üstelik kayınvalidesi tarafından da tehdit edildiğini söyledi ve "Hepsi susmamı istiyor, her şeyi sineye çekmemi istiyor; yapmayacağım, çocuğum için savaşacağım." dedi.
Hükümete sesini duyuramadığını ve deprem mağduru olmalarına rağmen yetkililer tarafından kendisine konteyner verilmediğini de anlatan mağdur E., "Ben bir vatandaş olarak Türkiye Cumhuriyeti’nden sadece başımı sokacak bir çatı istiyorum. Para da istemiyorum, çocuğumla güvenli bir şekilde barınabilelim, bana yeter. Devlet artık gözünü kulağını bize tıkamaktan vazgeçsin." ifadelerini kullandı.
Yıllarca süren şiddete boyun eğmek zorunda kalmış, anayasal hakkı olan barınma hususunda bile devlet tarafından bir kolaylık sağlanamamış şiddet mağduru E.T, "Eğer bugün çocuğumla evsizsem yarın cinayete kurban gidince kadın cinayeti diye pankart açmayın, Türk Devleti bana sahip çıksın." dedi.
Önce şiddet mağdur E.T, için sonra da bir yerlerde uğradıkları şiddete susmak zorunda bırakılmış ve hatta korunamadıkları için cinayete kurban gitmiş tüm kadınlarımız için ilgili bakanlıklardan kalıcı ve caydırıcı çözümler talep ediyoruz.
TamgaTürk ailesi olarak, yetkililer tarafından konunun takipçisi olmalarını, hükümet tarafından da şiddet mağduru vatandaşımıza sahip çıkılmasını bekliyoruz.
Kadına şiddet ve kadın cinayetleri politiktir.