İhmaller Zinciri ve İdari Sorumsuzluk: Gölcük'teki Çınar Ağacı Faciasında İki Türk Genci Hayatını Kaybetti
Kocaeli'nin Gölcük ilçesindeki Değirmendere Çınarlık Meydanı’nda 6 Temmuz tarihinde meydana gelen ve kamuoyunda büyük infial yaratan çınar ağacı faciasında bir can kaybı daha yaşandı.
Çınarlık Meydanı'ndaki tarihi çınar ağacının dalının kırılarak 4 kişinin üzerine düşmesiyle yaşanan faciada, 29 yaşındaki matematik öğretmeni Erdem Ulak’ın ardından, aynı olayda ağır yaralanan 18 yaşındaki Seda Karakol'un da hayatını kaybettiği öğrenildi.
Taburcu Edildikten 6 Gün Sonra Vefat Etti
Facianın ardından Seda Karakol'un ambulansla ilk olarak Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne kaldırıldığı, yoğun bakım ve serviste kaldığı 11 günün ardından taburcu edildiği bildirildi. Taburcu edilmesinin ardından döndüğü evinde fenalaşan Karakol'un, ailesi tarafından hızla Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığı ancak burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı aktarıldı.
Genç kadının taburcu edildikten kısa süre sonra evinde durumunun ağırlaşması sonucu vefat etmesi, facianın hemen ardından kaldırıldığı Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ndeki tedavisinde ihmal olup olmadığı iddialarını da beraberinde getirdi. Karakol'un cenazesinin memleketi Gümüşhane'de toprağa verileceği öğrenildi.
İhmaller Zinciri
Değirmendere Çınarlık Meydanı'ndaki tarihi çınarın dev dalının bakımsızlık sebebiyle devrilmesiyle oluşan faciada iki gencin yaşamını yitirmesi ve bir kişinin de ağır şekilde yaralanması, ihmaller zincirini de gözler önüne serdi.
Kamuoyuna yansıyan bilgiler ve görgü tanıklarının ifadeleriyle birlikte; söz konusu faciaya giden süreçte ilgili kurumların uyarılara adeta kulak tıkadığı, gereken önlemleri zamanında almadığı yönünde eleştiriler daha da artıyor.
Önce Uyarı, Sonra Sessizlik, Ardından Ölüm
Yerel kaynaklara göre Gölcük Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Haziran ayında yani olaydan yaklaşık üç hafta önce, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Anıtlar Kurulu’na yazılı uyarıda bulundu.
Belediyenin uyarı yazısında, "29 No’lu Anıt Ağaç" olarak kayıtlı olan çınarın bir dalının kırıldığı, belediye personeli Berna Gül’ün yaralandığı ve durumun acilen değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Aynı yazıda, yeni bir kazanın yaşanmaması için ağacın ivedilikle incelenmesi, gerekli bakım ve kontrollerin yapılması talep edilmişti. Bu duruma rağmen belediyenin de ağaç etrafında gerekli uyarı ve önlem almadığı bildirildi.
Ancak tüm uyarılara rağmen ilgili kurumların zamanında gerekli bakım ve budama işlemlerini gerçekleştirmemesinden kaynaklanan ihmalleri nedeniyle yaşanan olay sonucu iki genç hayatlarını kaybetti.
Olayın ardından söz konusu çınar ağacı ve çevresindeki diğer ağaçların “derin budama” yöntemiyle budandığı aktarılırken, bazı ağaçların ise tamamen söküleceği belirtildi.
Yetki ve Sorumluluk Kimde?
Çınarlık Meydanı’nda bakım, temizlik ve kullanım yetkisinin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğu aktarılırken, faciaya yol açan ağacın “anıt ağaç” statüsü sebebiyle budama ve kesim gibi işlemlerin Anıtlar Yüksek Kurulu’nun iznine bağlı olduğu öğrenildi.
Gölcük Belediyesi’nin yaptığı uyarılar, süreci başlatmak için yeterli olsa da nihai müdahale sorumluluğunun Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve bakanlık bürokrasisine ait olduğu değerlendiriliyor.
İlgili kurumlar kendi aralarında “biz bildirdik ama...” cümleleriyle başlayan yazışmalarla topu birbirine atarken, kamuoyunun sorusu açık: Söz konusu facia kolaylıkla önlenebilecekken neden iki gencin ölümüne adeta davetiye çıkarıldı?
Yerel basına göre İzmit Yürüyüş Yolu’nda, Yalı Evleri’nde ve Gölcük’te farklı tarihlerde meydana gelen benzer olaylar, çürük ağaçların zamanında müdahale edilmediğinde ne kadar büyük risk taşıdığını gösteriyor. Buna rağmen ilgili birimlerin ağır işleyişi ve karar alma süreçlerinin yavaşlığının ortaya çıkardığı ihmal zinciri bir kez daha ölümleri de beraberinde getirdi.
İki gencin hayatını kaybetmesi ve bir vatandaşın ağır yaralanmasıyla sonuçlanan faciaya, kamu hizmeti kusuru, görev ihmali ve idari sorumsuzluğun neden olduğu açıkça görülüyor.