İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: 'Şimdi Göz Dikilen Öz Be Öz Kimliğin, Varlığın, Türklüğündür'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugün, 2 Haziran'da gerçekleşen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına, Pençe Kilit Operasyon bölgesinde görev yapan askerlerimize, Kürtçü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen drone saldırısına ilişkin olarak Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ve Genelkurmay Başkanlığı'ndan neden bir açıklama yapılmadığı sorusuyla başlayan Dervişoğlu,
"Milletim adına, devletime soruyorum! Bölücü terör örgütünün, askerimize saldırdığı doğru mudur? Doğru ise neden gizlenmektedir? Bu sessizliğin sebebi sözde çözüm, özde ihanet süreci midir? Terörsüz Türkiye ambalajıyla, Vatan görevindeki Mehmetlerimizi de mi yalnız bıraktınız?"
ifadelerini kullandı. Günlerdir bu konuda hassas davrandıklarını ifade eden Dervişoğlu, resmi açıklama beklediklerini fakat açıklama gelmeyin grup başkanvekillerinin GATA'ya giderek yaralı askerlerimizle görüştüklerini söyleyerek, konunun takipçisi olacaklarını kaydetti.
Dervişoğlu konuşmasına şöyle devam etti:
Günlerdir, yurdumuzun dört bir yanında ormanlarımız yanıyor. Bu felaketten etkilenen vatandaşlarımıza bir kere daha geçmiş olsun diyorum. Yangınla mücadele eden sivil, resmi bütün gönüllü ve görevlilere ise Çabaları için teşekkür ediyorum. Dediğim gibi, Temmuz aylarını maalesef hep yangınlarla geçiriyoruz. 32 yıl önce bugün, Sivas’ta meydana gelen o lanetli yangın gibi. Hemen 3 gün sonra bu yangının bir koru da Başbağlar’a düştü, düşürüldü. Buradan o ateşlerin halen kavurduğu tüm yüreklere, Bir kere daha sabır ve katledilenlere rahmet diliyorum. Allah milletimizi böyle acılardan esirgesin diyorum.
Son 100 yılın en büyük yağmasıyla karşı karşıya olduklarını ifade eden Dervişoğlu, artık sadece cüzdanımızdaki kuruşların değil kimliğimizin de yağmalandığına vurgu yaparak,
"Türk ve Cumhuriyet kimliklerimizi bizden çalıyorlar. Bahsettiğim bu kimlik hırsızlığının adımlarından biri, TBMM’de kurulması için acele edilen ve adı da tıpkı ihanet sürecinin başında olduğu gibi henüz verilmeyen, KOMİSYONDUR. Evet, ana muhalefet partisine karşı girişilen yargı operasyonları, Tüm muhalif siyasilerin, belediye başkanlarının, gençlerin ve gazetecilerin Bir saray talimatıyla tutuklandığı bu süreçte, en büyük cambazlık operasyonu başlamak üzeredir."
şeklinde konuştu.
"Şimdi Göz Dikilen Öz Be Öz Kimliğin, Varlığın, Türklüğündür"
Söz konusu ahval içerisinde Apo denen caniyi barış havarisi olarak önümüze getirme cüretini gösterdiklerini belirten Dervişoğlu,
"Önce açlıkla bizi terbiye ettiler sonra, elimizden hürriyetimizi çaldılar. Şimdi ise göz dikilen, ebedi ve ezeli istiklalimizdir. 15 Temmuz’dan darbeyi manivela yaparak, Türkiye idaresine el koyan cumhur ittifakının aşk hikayesi de böyledir. Alanlar olarak razılar, satanlar olarak razılar. Ortada ise kocaman bir sorun var! Pazarladıkları Türk vatanıdır, Türk devletidir ve Türk cumhuriyetidir. Yani Türk’ün kimliğidir. 8 senedir, milletin tepesine her gün indirdikleri darbelerin, memleketi bir açık hava hapishanesine çevirmelerinin, bu hapishanede milleti cinnet sınırında ve açlıkla yaşamaya mahkum etmelerinin sebebi de bu büyük satıştır."
ifadelerini kullandı. 50 bin insanın katilinin ittifak ortağı olarak devlet masasına oturtanların ve onun katil sürülerini "topluma kazandırmak" isteyenlerin Türkiye'de adaleti tesis edemeyeceğini belirten Dervişoğlu, yaklaşan anayasa komisyonu tuzağına dikkat çekti.
TBMM Başkanlığından mecliste grubu olan partilere "meclis iç tüzük toplantısı" konulu bir davet ulaştığını fakat içeriğinin bambaşka olduğunu belirten Dervişoğlu,
"Gördük ki, TBMM’nin içerisinde paralel bir yapılanma oluşturularak, Gazi Meclisimizin, bu büyük küresel ihanet projesine ortak edilmesi amaçlanıyor. Kısaca PKK ile pazarlık komisyonunu harekete geçiriyorlar. Burada yapılmak istenenleri paylaşacağım. Her şeyden önce evelemeden, gevelemeden söyleyeyim. Ama’lı, fakat’lı, lakin’li bir çerçeve çizmeden söyleyeyim.
Türkiye’nin her kesiminin bir şekilde rehin alınarak, birtakım şantajlarla boyun eğdirilerek,
bir şekilde bu ihanet masasına oturtulmak istendiği bu orta oyununa biz meze olmayacağız.Türkiye’yi Türksüzleştirmeyecek, Türk vatanını böldürtmeyecek, Türk’ün ismini de cismini de iradesi ipotekli, zehirlenmiş ve sefil olmuş maşaların planlarına asla kurban ettirmeyeceğiz!
Herkes, bunu böyle bilsin. Herkes, bu işin bir vatan ve namus meselesi olduğunu iyi kavrasın. Bu son Türk devleti için koltuklarından, rütbelerinden, makamlarından canlarından ve hatta atalarının mezarlarından vazgeçen o ulu ruhları kendine rehber edinsin. Kanla ve irfanla kurulmuş bu kutlu Cumhuriyeti, 3 günlük ömürlerini 4 güne uzatmaya çalışan bu zevata, onların okyanus ötesi patronlarına ve eli kanlı terör devletlerine yem ettirmeyeceğiz!"
şeklinde konuştu.
"Meclis'te Komisyon Kurup Konfederasyon Teklif ve Projesini Uygulamak Peşindeler"
Meclis'te kurulacak olan komisyonla söz konusu projenin Türk milletine meşrulaştırılmaya çalışılacağı uyarısında bulunan Dervişoğlu,
"Meclis’te kuracağınız komisyonla Türk milletine yedirme derdindesiniz. Minareyi çalıyorsunuz, kılıfı da milli iradenin tecelligahı Meclise diktireceksiniz öyle mi? Bu basit bir kurnazlık değildir. Suç işliyorsunuz, suç!
Cumhuriyete karşı, millete karşı, devlete karşı, üniter yapımıza karşı, devlet geleneklerimize karşı suç üzerine suç işliyorsunuz.
Türk milletinin büyük meclisini de bu suça ortak etmeye kalkıyorsunuz. Çünkü sizin ortaklık senedinizin özünde, Cumhuriyete ortaklık yok! Orada bir suç ortaklığı var! Siz, şimdi bu suça herkesi ama herkesi ortak ederek suçunuzu marifete dönüştürmek niyetindesiniz."
Büyük Türk milletinin rızası ve onayı olmadan böyle bir şeyin gerçekleşemeyeceğini kaydeden Dervişoğlu, bunu öğrenmek için de sandığın getirilmesi çağrısında bulundu.
"İktidar ortağı partinin genel başkanı teşkilatlarına talimat vermiş. Demiş ki, 81 ili gezeceksiniz, terörsüz Türkiye projesini millete anlatacaksınız. Buyur buradan yak. Bu süreci ilk denedikleri yıllarda ortalığa saçılan akil adamlar gibi gidip bu zehirli aşın reklamını yapacaklar öyle mi?
Muhatap aldığınız eşkıyaların niyeti açık ve nettir. Örgütle devleti eşitleyip müzakere istiyorlar. Sanki ayrıymış gibi ortak vatan istiyorlar. Sanki eşit değilmişler, azınlıklarmış gibi eşit yurttaşlık istiyorlar. Sanki kendilerini meclise taşıyan demokratik cumhuriyet değilmiş gibi çerçevesini kendilerinin belirlediği Komünal Demokratik Cumhuriyet istiyorlar.
Üniter devlet yapımıza, Türk milletinin birliği ve varlığına düşmanlığı sürdürüyorlar. Türk milletini soykırımcılıkla itham etme soysuzluğunda pervasızca ısrar ediyorlar. İç tüzüğü çiğneyerek ve çok dilliliğin önünü açmak için riyaset makamından simultane tercüme bile yapıyorlar.Hiç kimse bizden bu kalkışmaya ortak olmamızı beklemesin! İhanetin meşrulaştırılmasına seyirci kalacağımızı ummasın!
ifadelerini kullandı.
Gençler İtiraz Ediyor, Geleceklerinin Hesabını Soruyor!
Türk gençliğinin itirazına değinen Dervişoğlu,
"Ülkelerinde gelecek hayalleri kurmak istiyorlar. Gençleri azarlıyorsun, cezaevlerine gönderiyorsun. Gösteri ve protesto da anayasal bir haktır. Gençleri özgür bırak, elini tutan mı var? Basın özgürlüğü, siyaset yapma hakkı, protesto hakkı anayasal güvence altındadır. Sizin çiğnediğiniz Anayasa’nın güvencesi altındadır.
Bu memleketin mahvına ortak olmayın. Bu suça ortak olmayın! Türkiye’nin bu tarz tartışmalara hiç ihtiyacı yok. Sadece Anayasa’ya uyan bir iktidara ihtiyacı var.
Türkiye’nin paralel bir meclise ihtiyacı yok, Türkiye’nin güçlü bir parlamentoya ihtiyacı var. Oradan buradan alınan akılları, devlet aklı diye yutturmaya değil, Bu ülkeyi yönetenlerin devlet aklına ihtiyacı var.
Biz kimlikçi ajandaların değil şahsiyet sahibi bir Cumhuriyet yurttaşlığının neferiyiz. Vaad edilmiş toprakların değil, muhayyel ülkelerin değil, Hak edilmiş vatan olan Türkiye’nin neferleriyiz.
Ve bu ortak vatanda, cumhuriyet paydasında, milli kimliğimiz ve milli varlığımızla yolcu değil, hancılarız! Biz Türkiye’yiz!..
Yaşasın büyük Türk milleti,
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!"
ifadeleriyle sözlerine son verdi.