İYİ Parti Lideri Dervişoğlu: 'Mustafa Kemal, Cumhuriyet ve Milli Birlikle Uğraşanlar Mutlak Surette Bunun Hesabını Verecek'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bugün, 9 Kasım tarihinde partisinin İzmir İl Kongresi’nde önemli açıklamalarda bulundu.
Kocaeli Valiliği’nin 10 Kasım’da “Atatürk'e mevlit” kararından sonra bazı kesimlerin buna tepki göstermesiyle başlayan tartışmalara değinen Dervişoğlu,
“Türkiye’de, Mustafa Kemal Atatürk’e rahmet okumayı külfet diye tarif eden bir hainler topluluğu var. Allah'tan sayıları çok fazla değil. Neredeyse 100 yıldır onun ismini ve masmavi bakışlarını unutturmaya çalışıyorlar ama hâlâ bu ülkede ondan büyük kimse yok. Hâlâ onun ayak izlerine basarak, hâlâ onun fikirlerini takip ederek Cumhuriyeti yaşatma iradesini sergiliyoruz.
Kim ne yaparsa yapsın, Mustafa Kemal Atatürk'ü bu büyük milletin vicdanından sökmeye asla muvaffak olamayacaklar. Kocaeli Valiliği, Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 87’nci yıldönümünde, kentin bütün ilçelerinde Atatürk'ün ruhuna Kur’an tilavetinde bulunulması ve mevlidi şerif okutulması yönünde bir genelge yayımlandı. Buna karşı çıktılar. Biz de dedik ki, madem bu ülkede buna karşı olanlar var, başta İzmir ve ilçeleri olmak üzere Türkiye'nin her yerinde ikindi namazının öncesinde Mustafa Kemal Atatürk'ün ruhuna Mevlid-i Şerif ve. Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulunalım.
Ayrıca biliyorsunuz İzmir'in geleneğidir, lokma hayrı yapalım. İzmir’in geleneğini Ankara’da yaşatmak gerekiyor. İzmir geleneği olan lokma hayrını, Anıtkabir'e çıkan bütün caddeler üzerinde herkese gösterelim. İzmir'in adına hayırda bulunacağım ve Mustafa Kemal için Anıtkabir'in çevresinde lokma döktüreceğim”
dedi.
“Ara tatil verecek başka zaman mı bulamadınız?”
Atatürk’ün sadece anılmayacağını, O’nun anlamaya çalışılması gerektiğini de vurgulayan Dervişoğlu,
“Eskiden 10 Kasım Atatürk'ü anma günüydü ama o hafta Atatürk Haftası ilan edilirdi ve konferanslar verilirdi. Okullarda şiir yarışmaları tertip edilirdi. Mustafa Kemal anlaşılsın diye, anlatılırdı. Oysa Türkiye'de ne var şimdi? Bizim, ilkokullarda ortaokullarda yaşadıklarımızı çocuklarımız yaşayabiliyor mu? 10 Kasım’la 14 Kasım arası Mustafa Kemal anlatılmasın ve bu millet tarafından anlaşılmasın diye ara tatil koydular. Düşünebiliyor musunuz? Yarın okullar kapalı. Çocukları Mustafa Kemal'i anamayacak, 1 hafta boyunca da anlayamayacak.
Bunu yapan kim varsa bu memleketin ruhuna ve kaderine ihanet ediyordur. Ara tatil verecek başka zaman mı bulamadınız?”
diye sordu.
Andımızı okuyan öğrencilere müdahale
İzmir’in Buca ilçesindeki bir okulda Andımızı okumak isteyen öğrencilere müdürün verdiği tepkiye değinen Dervişoğlu
“Bu hükümet Andımızı kaldırdı ama Danıştay bir karar vererek Andımızın kaldırılması kararını iptal etti. Dolayısıyla Andımız her yerde okunabilir. 10 Kasım'ın arifesinde buna hiç kimse müdahale edemez. Ben burada okul müdürünü kınamakla yetinmeyeceğim.
Andımız kaldırıldığında ‘Andımızı, Tayyip Erdoğan'ın evinin önünde okutturmazsam namerdim’ diyen adam gibi de söylemeyeceğim. Ama siz beni tanıyorsunuz, verdiğim her sözün arkasında dururum. Gün gelecek Allah iktidar olmayı nasip ederse, İstiklal Marşı ve Andımızı onun kapısının önünde okutmak boynumun borcu olsun. Bu bir İzmirli sözüdür. Herkes aklını başına alsın”
ifadelerini kullandı.
Anıtkabir’deki Erdoğan sloganları
“Bir şey söylediğimizde bunu salt siyasi amaçla yapılmış eleştiri gibi değerlendirip, sosyal medyada bize cevap verenler oluyor” diyen Dervişoğlu,
“Bazı konular var ki tevili kabil değil. Cevap verirseniz küçük düşersiniz. Örneğin 10 Kasım'da okulları kapatırsanız, biz bunu eleştirdiğimizde siyasi değil milli bir konu olur. İktidar bu konuya bu pencereden yaklaşmaktadır. 10 Kasım günü okulları tatil ettirip ama Atatürk'ün anıt kabrini ziyaret esnasında çocukları oraya doldurup, Recep Tayyip Erdoğan sloganı atıyorsanız; işte o zaman niyetinizin kötü olduğunu, yüzünüze karşı haykırmak zorunda kalırım. Burada da hiç kimse bizi eleştiremez.
Bu ülkenin sahip çıkılması icap eden değerlerine, sahip çıkma sorumluluğuyla hareket etmek durumundayız. Biz İYİ Parti’yiz, biz cesurlar hareketiyiz. Birisi bir yanlışlık yaparsa, birisi bir haksızlık yaparsa adı gibi emin olsun ki karşısında Müsavat Dervişoğlu’nu ve İYİ Partilileri görür. Ama Sayın Cumhurbaşkanı laf söylediğimizde; Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı şapkasıyla saldırıyor, kendisine cevap verildiği zaman da biliyorsunuz Cumhurbaşkanı kalkanıyla kendini savunmaya kalkıyor. Öyle yağma yok. Herkes bu ülkede ettiğini bulacaktır.
Bunu buradan ilan ediyorum. Kim ki Mustafa Kemal ile uğraşıyor, kim ki onun Cumhuriyeti'yle uğraşıyor, kim ki onun inşa ettiği milli birlikle uğraşıyor mutlak surette bunun hesabını verecektir”
şeklinde konuştu.
“Hepsi bir, biz tekiz! Sonuna kadar da hep beraberiz”
Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen sürece değinen Dervişoğlu,
“Okyanusun ötesinden bir senaryo yazıldı ve ev ödevi olarak Türkiye'de bazı insanların eline verildi. Şimdi o ev ödeviyle meşgul oluyorlar. En başından itibaren uyardık. ‘Bu konuyla ilgili Türkiye'nin tecrübeleri var’ dedik. ‘Türkiye'nin tartışılmazlarının tartışma masasına yatırmak için bir komisyonun kurulması isteniyor ve bu komisyonun kurulmasını en çok İmralı'daki cani başı Abdullah Öcalan denen hain istiyor’ dedik. ‘Bu tuzağa düşmeyin’ dedik. ‘Sonra yolunuzu şaşırıp onu İmralı’da komisyon heyetine ziyaret ettirip, Abdullah Öcalan canisiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni eşitlemeyin’ dedik. ‘Bu melun bir örgüttür. Bu örgütün amellerini ve hedeflerini değiştirdiğine dair herhangi bir emare rastlayamadık bu zamana kadar. Hâlâ Türkiye'yle ilgili ihanetlerini sürdürmeye devam ediyorlar’ dedik. ‘Bir kere bile milli birliğimizden, üniter devlet yapımızdan bahsetmiyorlar. Hâlâ federasyondan, konfederasyondan, anadilde eğitim diyerek milli birliğimizin zaafa uğratılmasından, merkezi otoriteden ayrılacak birtakım yapılanmaların inşasından bahsediyorlar.
Örgütlerini güya fes ederken bile Cumhuriyet’in tapu senedi olan Lozan'a saldırıyorlar. Bunları Sevr’e uşaklık yapmaya devam ediyorlar. Bunların tuzağına düşmeyin’ dedik. ‘İki parlak laf atıyorlar diye dilindeki zehir azalmış yılan saymayın bunu, deri değiştiren yılana inanmayın’ dedik. ‘Bunların bir üst çatı örgütü var, adı KCK. Onun yanında bir demokratik toplum kongreleri var. Bunlar zehir kusmaya devam ediyorlar. Bu komisyonun kurulması sadece ve sadece PKK’lı teröristlerin bir kısmının affına ve Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünü sağlamaya yönelik işler ve adımlardır’ dedi. Ayrıca ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı’nın bütün bunlara yapmaya yetkisi yoktur’ dedik. Bunu bir tek biz söyledik, biz! Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu olan siyasi partilerin içinde bir tek biz söyledi.
Yani son kaleyi biz savunduk. Son siperi biz kazdık. Onun için diyorum ki; hepsi bir, biz tekiz. Sonuna kadar da hep beraberiz”
dedi.
"İhanete Tek Başımıza Direniyoruz"
Emperyalist tuzağa karşı siyaseten TBMM'de ve yurt sathında müdahale ve mücadelede bulunduklarının altını çizen Dervişoğlu,
“Bu ülkenin düşmanları bize ihanet etmenin hayalini görebilirler. Daha önceden yedi düvelle geldiler ama biliyorsunuz geldikleri gibi gittiler. Yine geldikleri gibi gideceklerdir. Türkiye'deki bütün bu olumsuzluklara karşı tek başına direniyoruz ya, bize olan düşmanlığın eskisinden daha fazla olacağını ve artan bir şekilde kendini hissettireceğini mutlaka zihnen ve vicdanen kabullenin. İhanete tek başına direniyoruz. Bu emperyalist tuzağa tek başına karşı çıkıyoruz.
Bu emperyalist tuzağa ayaktaş olanlara karşı siyaseten Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ve yurt sathında müdahale mücadelede bulunuyoruz. Hattı müdafaa yoktur, sattı müdafaa vardır diye yollara düşüyoruz. O sebeple bu zamana kadar olanların çok üzerinde bir planlamayla, üzerimize geleceklerinden emin olabilirsiniz.
Geçmiş dönemlerde bizi yeteri kadar aşındırdıklarına inanmışlardı. Ve toparlanamayacağımızı zannediyorlardı. Ben hiçbir şey yapmadım, hepsini siz yaptınız. Çünkü bu hareketin kökü sizsiniz. Ben sadece bu hareketin kökünü suladım. Şimdi gövdesini inşa ettiğinizi gördüler. Dalların uzadığını gördüler. Yaprakların yeşerdiğini gördüler. Biliyorlar ki, yarın çiçekler açacağız ve iktidar meyvesine kavuşacağız. ‘Bunları rahat bırakmayalım’ diye vaziyet alarak şimdi bizi zaafa düşürmeye kalkışabilirler.
Her zamankinden daha uyanık olmak mecburiyetindesiniz. Bakın söylüyorum. Her zamankinden daha dikkatli olmak mecburiyetindesiniz”
değerlendirmesini yaptı.