İYİ Parti Lideri Dervişoğlu: 'Terörsüz Türkiye Adı Altında Türk Milletini 9 Bin Terörist İle Birlikte Yaşamaya Hazırlıyorlar'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bugün, 12 Kasım tarihinde partisinin TBMM grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
Sözlerine, Azerbaycan’dan Türkiye'ye dönerken Gürcistan-Azerbaycan sınırında Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) ait uçağın düşmesiyle şehit olan olan askerlerimize rahmet dileyerek başlayan Dervişoğlu, kederli aileleri başta olmak üzere tüm Türk milletine başsağlığı diledi.
10 Kasım tutumlarıyla ilgili olarak iktidar yönetimindeki kurumları sert şekilde eleştiren Dervişoğlu,
"Bir kısmı, O’nun üzerine titrediği milli eğitimi tarumar etmekle memurdurlar. Ara tatili 10 Kasım’a denk getirirler. Yeni paralel yapıların taşeronluğunu üstlenirler.
Bir de hepimizin zorla fonladığı ama hiçbirimizin izlemediği devlet kanalının hali var ki, 364 gün iktidar propagandası yapılır da 10 Kasım yayınında horon tepilir.
Ama bu Cumhuriyet’in, ehli namus müftüleri, imamları, kaymakamları, valileri de vardır. Halen kin ekip, nefret biçmeyi beyhude bekleyen tekinsiz bakanlarına inat, Mustafa Kemal Atatürk’ü her gün daha çok seven, okuyan, anlayan, Her fırsatta O’na koşan milyonlarca Cumhuriyet evladı vardır."
ifadelerini kullandı. Atatürk’ü sevmenin, Cumhuriyet’i sevmek olduğunun altını çizen Dervişoğlu, Cumhuriyet’in de Türk milletinin hürriyet ve istiklali için tek yol olduğunu belirtti.
"Kuralsızlık, denetimsizlik, sorumsuzluk!"
Kocaeli'nin Dilovası'nda yaşanan faciayla ilgili olarak AKP iktidarı boyunca kuralsızlık ve denetimsizliğin norm haline geldiğini ifade eden Dervişoğlu,
"Dahası kul hakkının çok acı bir örneğini daha Dilovası’nda yaşadık. 6 vatandaşımızı kaybettik, 7 vatandaşımız da yaralandı. Hepsi de kadın ve kız çocuklarıydı. Hepsi gariban emekçiler…
Güvencesiz, sigortasız, asgari ücret bile almadığı açık olan vatandaşlarımız. Haberlerden anlıyoruz ki, yaşadıkları evler, mahalleler, Nice şehidimizle yahut benzeri şekilde can veren nice masum vatandaşımızla aynı. Küflü duvarlar, doğru dürüst eşyası bile olmayan eski evler. Allah rahmet eylesin, acılı ailelerinin baş sağlığı diyorum. AKP idaresinde geçen yaklaşık çeyrek asırda bu felaketleri alt alta dizsek, Saymaya herhalde ömür yetmez.
Ve hepsinde tablo aynı: Kuralsızlık, denetimsizlik, sorumsuzluk! Potansiyel olarak rüşvet, kayırma, umursamazlık! Şikayet var, dinleyen yok. İhmal var, denetleyen yok. Her zamanki gibi önlenebilir can kayıpları var, Umursayan yok!"
şeklinde konuştu.
"Bakalım asrın lideri ne yapıyor?"
İktidarın enflasyonist politikalarını eleştiren Dervişoğlu, temel gıdaya erişimde büyük sıkıntılar yaşandığı aktarırken,
"Enflasyonun en büyük zulmü, temel gıdaya erişimde. Vatandaş aç, üretici sefil, Bakalım asrın lideri ne yapıyor? Erdoğan Türkiye’sinde arpa, mısır üretilebiliyor mu? 8 Kasım 2025 tarihli Resmi Gazete’de bizzat Erdoğan imzası ile yayımlanan kararla
1 milyon ton mısır ve 1 milyon ton arpa, SIFIR gümrükle İTHAL ediliyor. Yani Türk çiftçisi, emeğinin karşılığını alamaz, toprağını ekip biçemezken, kendi çiftçisine para vermeyen bu iktidar, vatandaşın parasını yine oluk oluk yabancı çiftçiye akıtıyor.
Kendi vatanında da milletimiz aç kalıyor. Atalarımız boşuna söylememiş: “Yalan ile yol alınmaz, yalancı ile yola çıkılmaz.” Uzayan bu yolculuk milletimizi sefalete mahkum ediyor. Ekonomik ve sosyal hayatta onarılmaz yaralar açıyor."
dedi.
"Aklını saraydan, fikrini İmralı’dan alanlar..."
AKP-MHP-DEM ortaklığında yürütülen "ikinci çözüm süreci"yle ilgili olarak uyarılarını yineleyen Dervişoğlu, gelinen noktada pazarlığın ayrıntılarının ortaya saçıldığını belirtti. Dervişoğlu, söz konusu pazarlık dahilinde PKK'lı teröristlerin şehirlerimize ve mahallelerimize gireceğini belirtirken,
"Sözüm ona silah bırakan PKK’nın, 1000’i siyasi, 8000 silahlı militanı çıkartılacak bir kanun ile ülkeye gelecek ve hayata karışacak. Haberler yalanlanmadığına göre, meselenin aslı astarı olduğunu kabul ediyoruz. Örgütün orta ve üst düzey 1000 militanı ise başka ülkelere transfer edilecek. Şimdi, size büyük bir barış projesi olarak sunulacak olan bu planın ne anlama geldiğini kısaca özetleyeyim:
İktidar, Büyük Ortadoğu Projesi’nin son etaplarından biri olan Terörsüz Türkiye isimli PR kampanyasıyla, Türk milletini 9 bin terörist ile birlikte yaşamaya hazırlamaktadır.
Çatışma ve silah kullanma tecrübesi olan, dağa çıkacak kadar radikal; askerimize, polisimize silah sıkmak, şehirlerde bomba patlatmak üzerine eğitim almış, birçoğu da bu eylemleri bir şekilde uygulamış olan, 9 bin terörist şehirlerimize, mahallelerimize gelecek.
Aynı otobüse bineceğiz, aynı çarşı da gezeceğiz, öyle mi? Bu ülkede tweet attığı için, bir espriye güldüğü için, bu kadar haksızlığa, yolsuzluğa itiraz ettiği için, protesto gösterilerine katıldığı için pırıl pırıl gençlerimiz tutuklanırken, belediye başkanları ve gazeteciler Silivri’ye atılırken, 9 bin terörist elini kolunu sallaya sallaya aramızda dolaşacak öyle mi?
Bu sorularımın muhatapları terörist başının beklediği umut treninin yolcularıdır. Aklını saraydan, fikrini İmralı’dan alanlardır. Denize düşüp, yılana sarılanı duydum da, yılana sarılıp, denize atlayanını ilk defa görüyorum. Bunların hepsini uyarıyorum. Sözlerime faklı anlamlar yüklemeye çalışıp, bunun üzerinden şahsıma hakarete yeltenmeye hiç kalkışmasınlar.
Yanlışlarını yüzlerine yüzlerine söylüyorum bu yanlıştan dönün. “Hayırlı günler, komşum, derdin derdimdir” diye kapısını çalacağını söylediğiniz Türk milletine bir sorun bakalım. Mahallelerinde Kandil zebanilerini görmek istiyorlar mıymış?
Türk Devleti’nin, iktidarınız uğruna, Federasyon çukuruna itilmesine rızaları var mıymış? Abdullah Öcalan denen caninin, TBMM’ye talimat vermesini, bu kürsülerde konuşmasını destekliyorlar mıymış? Doğrudur; engizisyon dünyayı tepsi diye yutturmaya kalktı, bazıları da cani başını barış güvercini diye yutturmaya çalışıyor."
şeklinde konuştu. AKP'li Numan Kurtulmuş'u sert şekilde eleştiren Dervişoğlu,
"Bir de Sayın Numan Kurtulmuş var. Meclis Başkanı sıfatıyla, sınırlarını zorlamaya devam ediyor. Sözlerinden, Meclis Başkanlığından, İmralı başvekilliğine terfi etme çabasını utanarak izliyoruz. Artık PKK’ya iktidarlarında ve kafalarındaki Neo-Sevr Türkiye’sinde nasıl bir rol vereceklerini şaşırdılar.
Diyor ki muhterem; Milli Güvenlik Kurulu, PKK’yı terör örgütü olmaktan çıkartsın. Vay be! Alın size terörsüz Türkiye. PKK’yı terör örgütü olmaktan çıkarırsanız, mesele ortadan kalkıyor! Süleyman Demirel’in söylediği gibi: ‘Meseleleri mesele yapmazsanız ortada mesele kalmaz’ diyor adam. Bununla da kalmayın, PKK’ya kamuya yararlı dernek statüsü verin bari!"
ifadelerini kullandı.