İYİ Parti Lideri Dervişoğlu: 'Türk Milletini Provoke Ederek Varacağınız Menzilde Sizi Bekleyen İyi Bir Gelecek Yoktur'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bugün, 22 Ekim tarihinde düzenlenen TBMM grup toplantısındaki konuşmasına KKTC'deki seçimlerde cumhurbaşkanı olarak seçilen Tufan Erhürman'ı tebrik ederek başladı.
KKTC'deki seçimleri etkilemeye yönelik münasebetsiz açıklamaları tek tek not aldığımızı bilmenizi isterim. Kıbrıs Türk halkının hür iradesiyle yaptığı seçimlerin sonuçlarının KKTC'nin bağımsızlığını perçinlediğini herkes kabul etmelidir. KKTC bağımsız bir Türk Devleti'dir.
şeklinde konuşan Dervişoğlu, KKTC'de yapılan seçimlerin federasyon ile bağımsız devlet arasında bir referandum gibi sunmanın düşmanlarını sevindireceğini kaydetti.
Menfaatleri bozulanların maksatları aşan cümleler kurduğunu belirten Dervişoğlu,
Kıbrıs Türk halkının bir devleti vardır ve garantörü de Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bu hakikat öylesine köklü, öylesine güçlüdür ki; Ne tek bir seçimle değişir ne de değiştirmeye kimsenin gücü yetebilir. Devlet aklı ve ahlakı olanlar bunu bilir ve buna dikkat ederek söylem üretirler.
dedi. Beka kavramını her mecrada bozuk para gibi kullanmaya alışkın zihniyeti eleştiren Dervişoğlu,
En kirli ve karanlık şahsi ilişkilerini, onunla yıkayıp aklayacağına o kadar inanmış ki, Beka diye sattıkları cakaları ve bundan elde ettikleri menfaatleri bozulduğunda maksadı aşan cümleler kurmaktan geri durmuyorlar.
ifadelerini kullandı.
"Yönetim Zafiyeti, Saray Çürümüşlüğü"
Merkez Bankası yolsuzluğu ile ilgili olarak sert eleştirilerde bulunan Dervişoğlu,
"Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın iştiraki olan Bankalararası Kart Merkezi’nde yapılan “Çipli Kart Alımı” ve “TROY Yazılım Geliştirme” ihalelerinde, ciddi usulsüzlükler tespit edilmiş ve devletimiz milyonlarca lira zarara uğratılmıştır.
Hiç kimse ağzını eğip bükmesin, bu, basit bir ihale tartışması yahut bir usul hatasından kaynaklanan bir zarar değildir. Bu mesele, devletin en güvenilir kurumu sayılan ve öyle de olması gereken Merkez Bankası’nın gölgesinde doğmuş bir yönetim zafiyeti, saray çürümüşlüğünün en açık özetidir.
Çünkü ortada bir rabıta vardır. İş takibi ve komisyon rabıtası vardır.Merkez Bankası görevlilerinden, kayyum rektör olarak adlandırılan Boğaziçi Üniversitesi’ndeki görevlilere,
sendika başkanının oğlundan, farklı kurumlardaki üst düzey kamu görevlilerine kadar, büyük bir şebekenin işin içerisinde olduğu görülmektedir. eğer bir mucize olup derinlemesine incelenebilse, bu işin nereye ve kimlere uzanacağını da hepimiz biliyoruz.
dedi. Ekonomideki bitmek tükenmek bilmeyen sıkıntıların temel nedeninin iktidar tarafından kurulan düzen olduğunu kaydeden Dervişoğlu,
"Seçime kadar vatandaşı sağalım, hazineyi boşaltalım, Seçim zamanı gelince de gelecek 4 yılı ipotek edip dağıtalım. 25 senedir durum böyledir. Bugün halkın alın teri, faiz kuyusunda kaybolup gitmektedir. 2025’te geçen seneye göre faiz giderleri, 1.662 milyar TL’ye yani 40 milyar dolara yükselmiştir. Artış, yüzde 82‘dir.
Çocukların öğlen yemeğinden kesmişsin, emeklinin hak ettiği maaşına el koymuşsun, ödediğimiz onca vergi, damga, ötv, kdv toplamışsın. Türk insanını değil, üreticimizi, çiftçimizi, işçimizi, değil, faiz baronlarını abad etmişsin."
ifadelerini kullandı. AKP-MHP-DEM ortaklığında yürütülen "ikinci çözüm süreci"ne değinen Dervişoğlu,
"Sözde Terörsüz Türkiye Komisyonu. Barış, kardeşlik, dayanışma, demokrasi, milli birlik… Ne güzel laflar!
Peki, Sonuç? Teröristbaşı Öcalan’a özgürlük yürüyüşleri.
Sonuç? Polise “ey düşman” diye megafonla seslenen terör sempatizanları.Sonuç? Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret eden post-modern siyaset feodalleri.
Sonuç? Türkiye’nin tartışılmazlarının, tartışma masasına yatırılıp, tartışmaya açılması.
Sonuç? Siyasetteki varlığını, Türk milleti tanımıyla, Cumhuriyetin nitelikleriyle yaptığı çekişmeye adamış, anadil kılıfıyla, Ayrışma taleplerini meşrulaştıran sözde bir meclis başkanı. Her yeni gün, bir başka birinin yaptığı bu şımarıklıkların sonu, bizi içinden çıkılmaz belalara götürüyor."
ifadelerini kullandı. İktidarı yeniden uyaran Dervişoğlu,
"İktidara, ne yapıyorsunuz o komisyonda diyorlar? Bekamız söz konusu diyor. Ana muhalefete ne yapıyorsunuz diyorlar? Dinliyoruz diyor…
PKK ve İmralı’nın sözcüsü ve temsilciliğine soyunmuş, Kürtleri de oraya hapsetmekle görevli partiye soruyorlar, bu sloganlar nedir diye? Barış diyor, demokrasi diyor...
Buradan bir kez daha uyarıyorum. Ey Yanlış yolun şaşkın yolcuları! Bu ülkeyi, Türk Milletini provoke ederek varacağınız menzilde sizi bekleyen hiç ama hiç iyi bir gelecek yoktur. Kimse için yoktur."
şeklinde konuştu.