İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu: 'Bu İttifak, Abdullah Öcalan İttifakı Olarak Tarihe Geçecek'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bugün, 26 Kasım'da gerçekleştirilen partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasının başlangıcını 24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle öğretmenlere ayıran Dervişoğlu, "Yılda bir defa anılan, geri kalan 364 gün ise gadre uğrayan kesimlerin en başındasınız" ifadelerini kullandı.
Kürtçü terör örgütü PKK tarafından şehit edilen öğretmenlerimizi de rahmetle yad eden Dervişoğlu,
"24 Kasım gününü öğretmenlerimizin katilleriyle pazarlık yaparak idrak edenlerin, iktidarıyla, ittifakıyla, koalisyonuyla yönetildiğimiz için ancak utanıyoruz. Bu utanmazlara, bu arsızlara inat, onlar adına utanıyoruz. Utanmak da unutturmamak da bir şeref meselesi! Şenol AKAR’ı, Ertan SEVİM’ı, Elif İLVAN’ı, hatırlamak, Ali YILDIZ’ı, Neşe ALTEN’i, Kemal GÖÇER’i, unutmamak, Aybike YALÇIN’ı, Necmettin YILMAZ’ı ve Ayşenur ALKAN’ı, unutturmamak.
Cehle karşı, bölücüye karşı duran, bu neferlerin, kalleşlerce neden kara toprağa düşürüldüğünü, gencecik bedenlerinin, neden al bayrağımıza sarıldığını hatırlamak bir namus meselesi. hatırlatmak da haysiyet meselesi. Adını anmayacağım o zat diyor ya,
mesele bayrağa nasıl bakıldığıymış. Sen artık nereye bakarsan bak, İmralı’yı görüyorsun, teröristbaşını görüyorsun.Oysa ben o bayrağa baktığımda, 1988 yılının Mart ayında okulunun önündeki Türk bayrağını indirmek isteyen hainlere direndiği için, o bayrağı indiremezsiniz dediği için, PKK’lı teröristlerce; bayrak direğine asılarak şehit edilen, 24 yaşında gencecik bedenini bayrak eden Kırşehirli Öğretmen Hüseyin Aydemir’i görüyorum!"
şeklinde konuştu.
Kadına yönelik şiddetle mücadele gününe de dikkat çeken Dervişoğlu, iktidarın Türk milletini hayatın her alanında yoksulluk ve sefalete zincirlediğini ve şiddeti, baskıyı ve hatta ölümü olağan işlermiş gibi ezberletmeye çalıştığını ve tüm bu yaşananlarının başlıca hedefinin ise kadınlar olduğunun altını çizdi. Dervişoğlu konuşmasına,
"Okuyamayan, iş bulamayan, bulsa bile emeğinin karşılığını alamayan, çocuğunu istediği gibi okutamayan, istediğiyle evlenemeyen, gülemeyen, eğlenemeyen hatta sokakta yürüyemeyen. Kısaca yaşamdan mahrum edilen kadınlar!..
Dün, “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele” günüydü. Bu vesileyle Genel Başkan Yardımcılarım, Sn. Kevser Ofluoğlu, Sn. Ayyüce Türkeş Taş, Sn. Selcan Taşçı ve Manisa Milletvekilimiz Sn. Şenol Sunat şahsında, İYİ Parti’nin tüm kadın il ve ilçe başkanlarına ve kadın yöneticilerine, iyi ve cesur kadınlarına teşekkür ediyorum.
"Kara Bir Gün"
Dervişoğlu, AKP-MHP-DEM ortaklığında yürütülen "ikinci çözüm süreci" kapsamında oluşturulan komisyon heyetinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını çektiği İmralı Cezaevi'ne teröristbaşı Öcalan'ın ayağına giderek görüşmesiyle ilgili olarak sert eleştirilerde bulundu.
Devleti yönetenlerin o devleti İmralı'yla eşitlediğini belirten Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"AKP-MHP-İMRALI ittifakının resmileştiği gündür. Bana kimse Cumhur İttifakı’ndan bahsetmesin. Bu ittifak, Abdullah Öcalan ittifakı olarak tarihe geçecektir.
Biliyorsunuz, uzun süre isim koyamadılar bu komisyona. Bugün komisyoncuların medar-ı iftiharı olarak, haini de ziyaret etmekten gurur duyan at pazarlıkçıları, bırakın fotoğraf vermeyi, “gittim” bile diyemiyorlar.Suçlarının telaşı, yaşadıkları korkuyla birleşiyor. Evet, haftalarca debelenip durdular. Türk milletinin egemenliğini, dalaveralarla ele geçirmiş bir yapı, “milli dayanışma”; üç otuz oy uğruna, 10 senedir, 7’den 77’yi terörist diye yaftalayıp, meydan meydan linç ettiren bir vicdan, “kardeşlik”; sandığı, kayyımla iğfal etmeyi alışkanlık etmiş bir zihniyet, “demokrasi” diyordu.
Sözcüleri İmralı feneri, müebbetlik caniye övgüler düzüyor, 40 yıllık kaniler, bir anda yani oluyordu. Bilmesek inanacak, görmesek kanacaktık. İlk andan itibaren karşı durduk, marifet değildi bu, milletimizin, tarihimizin, hepimizin iffetiydi mesele.
Ve TBMM buna alet ediliyor dedik. Meşruiyet pazarındaki al-ver’i görmüyor musunuz dedik! Öcalan canisinin önerisiyle, direktifiyle bir delik daha açılıyordu. O delikten, Bilderberg toplantılarından, CIA’nın enstitülerinden geçenler tanıdıktı. Bu delik, egemenliğimizin, milletimizin ve vatanımızın tam ortasına düşüyordu.
Önemli olan, vatanın, milletin harim-i ismetidir. Ekmeğimizi de vatanımızı da elbet savunacağız. Ekmeğimizi de vatanımızı da evvel Allah, Türkiye düşmanlarına ellettirmeyeceğiz.
Aziz milletim! Türkiye Cumhuriyeti, küresel hokkabazların “eşit vatandaşlık” tanımıyla değil, yurttaş eşitliği anlayışıyla kuruldu. Kürtler ile PKK’lı teröristler arasına her zaman kalın duvarlar çekti. Bu duvarlardır ki, ne kadar zorlanırsa zorlansın, Türkiye’de bir iç çatışmayı her zaman engelledi. İmralı süreci ve Öcalan’ın doğrudan muhatap alınması ise evvela bu anlatıyı yıkmış, Kürtleri, Öcalan’ın vesayeti altına almanın yolunu açmıştır.
Şimdiyse, Kürtler ile PKK’yı birbirinden ayırmaya çalışan “Devlet Aklı” gitmiş, yerine Öcalan’ı Kürtlerin ulusal lideri yapmaya çalışan Devlet Bahçeli aklı gelmiştir.
Bizi, 100 yıllık Cumhuriyet rüyamızdan ilelebet men etmek isteyenler kimlerdir? Tarihte Türk adıyla kurulmuş bu ikinci devletimizi bize çok görenler kimlerdir? Genel Başkan doğmadım, bir al bayrakla öleceğim! O yüzden, vatandaş Müsavat Dervişoğlu olarak konuşuyorum!
CHP başta olmak üzere tüm partilere, derneklere, vakıflara bu süreçte “ne şiş yansın ne kebap diyenlere” sesleniyorum! Arkalarındaki motivasyon, siyasi taktiklerden ibaret olmayan bu güruha karşı, siyasi taktiklerle yanıt vermek, tıpkı o komisyona desteğiniz gibi, bu meşrulaştırma oyununa, yani Türkiye için çatılan bu odunlara yenilerini eklemektir. Bu yankı odasından çıkın! Bu oy hayalinden uyanın artık!
Türkiye, sandıkla süslenmiş bir tiranlığa, tek adam maskeli bir hanedancılığa, federalizm maskesi takmış feodalliğe sürüklendiğinde hepimiz o girdapta boğuluruz.
Teröristi muhatap alan teröristbaşı 50 bin insanın katilini en ciddi muhatap bilenler, artık ne derlerse desinler, bizim muhatabımız değillerdir.
Yaşınızı başınız almış olsanız da az ötede oynayın. Oynayabildiğiniz vakte kadar. Her an şu ses kulağınızda çınlasın!
İHANETİN ZAMANAŞIMI YOKTUR!
İHANETİN YAŞI DA YOKTUR;
ZAMANAŞIMI DA YOKTUR!
HER GEÇEN GÜN HESAP VERMEYE BİR GÜN DAHA YAKLAŞACAKSINIZ!"