İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu: 'Türk Kimliğimize Sahip Çıkmak Zorundayız'

TAKİP ET

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bugün, 18 Şubat'ta partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, sürece bu sefer "Kürtleri Öcalan’a ve PKK’ya sabitlemek için elinizden geleni ardınıza koymuyorsunuz" sözleriyle tepki gösterdi.

"İmralı’daki Çakma Mandıra Filozofunun Peşindesiniz"

Dervişoğlu, AKP-MHP-DEM ortaklığıyla yürütülen İkinci İhanet Süreci'nde teröristbaşının muhatap alınmasına ve "umut hakkı" tanınması senaryolarına sert tepki gösterdi:

"Yahu memleketin tüm dertlerini, İmralı’daki katilin özgürlüğüne indiren sizsiniz. Kürtleri bu parantezin dışında tutun diye iki senedir anlatıyoruz. Ama siz, Kürtleri Öcalan’a ve PKK’ya sabitlemek için elinizden geleni ardınıza koymuyorsunuz. Çünkü siz, vatandaşların refaha kavuşmasını değil, bayiliğini yaptığınız İmralı’daki müebbetlik çakma mandıra filozofunun peşinde kendinize imtiyaz yaratma derdindesiniz."

"Kürtler, bu ülkede Afgan göçmeni mi ki sen onu entegre edeceksin?"

Süreç tartışmalarını yürüten aktörlerin "eşit yurttaşlık" ve "barış" söylemlerini sorgulayan Dervişoğlu, muhataplarına doğrudan sorular yöneltti:

"Eşit ve onurlu Türk vatandaşı Kürtler, bu ülkede Afgan göçmeni mi ki sen onu entegre edeceksin? 40 senedir 50 bin insan can vermiş, millet birbirine kenetlenmiş; sen şimdi kimle kimi barıştırıyorsun? Önce bir söyle bakalım: Sen Türkiye’yle barışık mısın? Sen Türk Milletiyle, Lozan’la, Mustafa Kemal Atatürk’le barışık mısın? Evvela bunların cevabını ver."

"Dış politikada öngörü yeteneğini kaybettik"

Münih Güvenlik Konferansı’nda PKK/YPG elebaşlarının Suriye resmi heyetinde yer almasını "uluslararası bir skandal" olarak niteleyen Dervişoğlu, hükümetin sessizliğini eleştirdi:

"Kırmızı bültenle aranan Mazlum Abdi ve İlham Ahmed, devlet temsili içerisinde yer alıyor. Bu çelişki önemsiz midir? Eğer suskunluğunuz devam ederse, bizim bundan çıkaracağımız sonuç; sizin artık PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmediğiniz olacaktır. Susarak, saklanarak, kuklalarınızı konuşturarak politika yapmayın!

"Bir devletin dış politikada ciddiye alınması, önce içeride kurumsal tutarlılık göstermesine bağlıdır. Kendi tanımladığı terör örgütü konusunda bile netlik sergileyemeyen bir yönetim, uluslararası masada nasıl mevzi kazanacaktır? Sorun sadece SDG’nin Münih’te boy göstermesi değildir. Sorun, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikada öngörü yeteneğini kaybetmesidir."

"Türk kimliğimize sahip çıkmak zorundayız"

İYİ Parti lideri, sözlerini sürdürürken Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu değerlerinin önemini vurguladı:

"Biz gücünü millet olmaktan alan bir ülkeyiz. Asgari, temel ve vazgeçilemez hukuk düzenini tahkim edebildiğimiz bir Cumhuriyete sahip olmaktan dolayı on yıllardır birçok badireyi atlatabildik. Bundan daha güçlü bir savunma sistemi yoktur. Tüm savunma sistemleri de ancak bunun üzerine bina edilirse gerçek bir işleve sahip olur.

Bu sebeple Cumhuriyetimize ve ulus devletimize, millet tanımımıza ve Türk Kimliğimize, ne pahasına olursa olsun sahip çıkmak zorundayız. Onu korumak, can ve mal güvenliğimizi, onu korumak, oy ve sandık güvenliğini, onu korumak, bugünü ve geleceğimizi korumaktır."

"Bu Bir Demokrasi Meselesi Değil, İktidar Mühendisliğidir"

Dervişoğlu, yürütülen sürecin asıl amacının toplumsal barış değil, iktidarın ömrünü uzatmak olduğunu iddia etti:

"Bu mesele ne sadece demokrasi ne de ulusal güvenlik meselesidir. Bu bir iktidar mühendisliğidir! Türkiye’nin geleceğini yeni bir anayasa ile bir aileye ipotek etmek isteyen üç partinin telaşını izliyoruz. Bir kantin-otopark anlaşması için, bir bürokrat ataması için harcamaya çalıştığınız şey bu ülkenin anayasasıdır, Cumhuriyetidir."

"Cumhuriyet söze riayet, milli sözleşmeye sadakat ister"

Konuşmasının sonunda "sosyal çürüme" ve "devlet ciddiyeti" vurgusu yapan İYİ Parti lideri, tehlikenin boyutuna dikkat çekti:

"Devlet ciddiyet ister. Ekonomi güven ister. Dış politika da tutarlılık… Çünkü Cumhuriyet söze riayet, milli sözleşmeye sadakat ister. Yani özü güvendir. Öyle elde sopa, dilde tehditle güven olmaz. Kuralla, ahlakla ve vicdanla olur. O güven kaybolduğunda ekonomi çöker. Ekonomi çöktüğünde kapasite zayıflar.

Kapasite zayıfladığında beka tehlikededir. Bizim mücadelemiz bu tehlikeyi bertaraf etmektir. Ve elbette bu mücadele çetindir. Ama sonuna kadar da haklıdır. Ve muhakkak kazanılacaktır.

Ne diyor Mehmet Akif? 'Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.'"

müsavat dervişoğlu iyi parti grup toplantısı tbmm meclis