İYİ Parti'nin Çağrısıyla Yüce Türk Milleti 'İkinci Çözüm Süreci'ne Karşı Bursa'da Ayağa Kalktı

TAKİP ET

İYİ Parti tarafından düzenlenen "Birinci Vazifen" mitingi bugün, 3 Ağustos'ta Bursa Osmangazi Meydanı'nda yoğun katılımla gerçekleştirildi.

AKP-MHP-DEM ortaklığı tarafından yürütülen "İkinci Çözüm Süreci"ne karşı İYİ Parti tarafından yapılan çağrıya yüce Türk milleti Osmangazi Meydanı'nı doldurarak cevap verdi.

Mitinge başta İYİ Parti, Zafer Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi ve Liberal Demokrat Partililer olmak üzere siyaseten geniş bir yelpazeden Türk vatandaşlarının katıldığı görüldü.

Dervişoğlu “Üniter yapımızı hedef alan, milli birliğimizi yaralayacak bir plan” olarak tanımladığı süreçte, Meclis’te kurulan komisyona katılmayı da reddetmişti. Kararını, “Türk Milleti’nin geleceğine kurulan tuzakta komisyonculuk yapmayacağız” diyerek duyuran Dervişoğlu, Bursa konuşmasında Türk milletine önemli mesajlar verdi.

"Sizlerin Başını Yere Eğdirmeyeceğim"

Konuşmasının başlangıcında parti ayrımı yapmaksızın tüm Türk milletini selamlayan Dervişoğlu, 

"Başka pencerelerden de baksak; aynı gözle baktık. Aslında tek bir şey istedik. Tek bir manzara istedik! Güzel bir Türkiye istedik. Abad bir memleketi, mutlu insanları, sağlıklı çocuklarımızı görmek istedik. Yeşili istedik dört bir yanımızda,  Maviliği istedik göz alabildiğince, Elbette al bayrağı istedik üzerimizde. Ne mutlu Türk’üm diyene sözlerindeki Türklük kadar mutluluğu da istedik.

İşte bize çok gördükleri budur! Bizden esirgedikleri budur! Biliyorum! Ama sen de bil ki suçlusu ne o seçmen ne bu seçmendir. Bize bunu çok gören Yanındaki değildir, arkandaki de karşındaki de değildir! Bir vakitler, güvendiklerin, inandıkların, Oy verip, makam emanet ettiklerindir. Makama oturup, sana selamı sabahı kesenlerdir."

ifadelerini kullandı. Birilerinin "Terörsüz Türkiye" adı altında güya "her derde deva" ilaç sattıklarını ve meclise kaçak eczane kurduklarını belirten Dervişoğlu, 

"Bu ilacın özü zehirdir. Zehrin yapacağı da bellidir: Yoksul, yoksula düşman, mazlum, mazluma düşman, dertlerinde bile bölünmüş, parçalanmış bir vatan, Benim itirazım bunadır!  İsyanım bunadır!  Yüreğimdeki sönmeyen yangın da, Bu kapkara düzeni yıkmaya ettiğim yeminim de bundandır!"

şeklinde konuştu. Bursa mitinginin sebeplerinin tarihe karşı yüklenen yüksek sorumluluk olduğunun altını çizen Dervişoğlu şunları söyledi:

"Allah hepinizden razı olsun. Bu milletin sahipsiz olmadığını, güce değil, Hak’ka taptığını, hürriyet ve istiklal sevdalısı olduğunu, cümle aleme ispat ettiniz. İyi ki varsınız. İyi ki benim büyük ailemsiniz. Sizlerle iftihar ediyorum. Başımı bir kere yere eğdirmediniz. Allah şahit olsun ki, ben de sizlerin başını yere eğdirmeyeceğim!"

"Yel Değirmenlerine Karşı Mı Yoksa Zalimlere Karşı Mı Dövüşeceğiz"

Koltuğunu vatan belleyenlere, Türklüğünü unutup makamını şahsiyet zannedenlere karşı sert tepki gösteren Dervişoğlu, 

"Milletinden kopmuş, hayatı ona zehir edenler getirdi bizi hallere. Peki çare nedir? Sen ne yapacaksın diyorsunuz?

Diyorum ki; Her ne yapacaksak beraber yapacağız! Başımıza her ne gelecekse beraber gelecek! Siyaset; sen, ben, biziz! Mücadele; sen, ben, biziz! Muzaffer olacaksak beraber olacağız! O yüzden sen karar vereceksin kardeşim! Yel değirmenlerine karşı mı dövüşeceğiz? Yoksa, zalimlere karşı mı?

İşte, daha haftası dolmadı! Peygamber ocağında evlatlarımızı, susuzluktan yitirdik. Susuzluktan! İşte, daha 40’ı çıkmadı.  Terörist ininde 12 şehit verdik. 500 liralık aleti çok görmüşler evlatlarımıza!  Senin, benim dışında kimsenin umurunda olmadı.  Ortakları PKK incinmesin diye, şehitlerimize kim kıydı, diyemediler.  Daha kaç gün oldu;  Yangında 10 kahramanımızı kaybettik.  Dünya lideriyiz diye caka satan bu zihniyet,  100 liralık fosforlu yeleklerle ateşe yürüttü evlatlarımızı! Daha 6 ay önce,  Kartalkaya’da diri diri yandı insanlarımız." 

ifadelerini kullandı.

İstibdat mutlaka yıkılacaktır diyen Dervişoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Gerçekler karartılsın diye, ekranlar karartılmaktadır. Gerçeği sessizliğe gömmeye çalışıyorlar. Oysa gerçek, hiç kimsenin alkışına ihtiyaç duymaz.  O sebeple buradayız ve gerçeklerle kol kolayız. Yalanlarla, iftiralarla, şantajlarla bina edilen istibdadı, gerçeğin yanında durarak yıkacağız! Sanıyorlar ki, solacak bu milletin içindeki cevahir!

Bu istibdat mutlaka yıkılacaktır! Üniversitesine sahip çıkan genç kardeşlerim yıkacak! Emeğinin, alın terinin peşindeki bu emekçiler yıkacak! Toprağına ektiği her tohumda, sabır ya rabbim diyen köylü, yıkacak! Kaynattığı çorbaya,  “sen evlatlarımın bahtını yolunu açık et ya rab” diye duasını katan analar yıkacak! Bu ülkenin aydın insanları yıkacak!

Unutmayın, istibdat, itilmeden yıkılmaz! Hürriyet, hepimizin izzet-i nefsidir, şerefidir!
Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!"

İktidarın güçten gözlerinin döndüğünü kaydeden Dervişoğlu, 

"Şaşırmış, efsunlanmışlar. Namık Kemal’den mülhem söyleyeyim: Sen ne efsunkar imişsin ey makam-ı saltanat! 

O makam-ı saltanat için;
-    Mitinglerde Kur’an mı sallamadı. 
-    Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına mı alınmadı. 
-    Şehitlerimize “Kelle” mi denmedi? 
-    Türk Milletinin vatanına ortaklar mı yazılmadı. 

Şimdi sıra milli kimliğimize geldi! 
25 yıldır Cumhuriyeti, yaktılar, yıktılar, çürüttüler.
FETÖ’yle, İsrail’le, ABD ile, 
Faiz baronlarıyla, istihbarat ağalarıyla yol yürüdüler. 
Teröristlerle ortaklık yaptılar, 
IŞID, HTŞ, FETÖ, PKK, PYD ya da bir başkası! Hiç vazgeçmediler! 

Tam 25 yıldır,  Türk milletine ödetmedikleri bedel kalmadı. Ama kendileri hiçbir bedel ödemediler. Her seferinde ellerini yıkayıp çıktılar.  İşledikleri her günahı, ortaklarının üzerine bıraktılar. 

Sınavlarda yolsuzluk yapılıyor, liyakat ayaklar altına alınıyor, hak yeniyor, hukuk çiğneniyor diyoruz. Kılını kıpırdatan yok! Kadınlar hunharca öldürülüyor. Şehirler çetelere teslim edilmiş, Sokak güvenliği kalmamış, Bebeklerin hayatları, yenidoğan çetelerinin elinde satılıyor diyoruz Meclis yine umurlarında olmuyor.

İYİ Parti olarak 28. dönemde 128 kanun teklifi, 533 araştırma önergesi vermişiz. Ya gündeme almamışlar ya da reddetmişler. Ama İmralı’daki teröristbaşı katil Abdullah Öcalan önerince Meclis’te hemen bir komisyon kuruyorlar. Sonra da bize neden katılmadığımızı soruyorlar.

Anayasa’yı tanımayıp, Yeni Anayasa’dan bahsediyorlar. Türkiye’yi kayyumla yönetip, Demokrasi ve uzlaşma diyorlar. Hele bir de o ortak akıl lafları yok mu?"

şeklinde konuştu.

"Yaşasın Büyük Türk Milleti"

Cumhuriyet'in tasfiyesi için kurulan sözde komisyonda düzenek kurulduğunu, kendilerinin de komisyonculuğa çağrıldığını belirten Dervişoğlu, 

"Yok öyle yağma! Biz komisyoncu değiliz! Türkiye’yi ganimet diye yağmalayanların suçuna ortak değiliz! Bizim ortağımız işte burada bu meydandadır!  Komisyonumuz Türk milletidir!

Aklımız onun aklı, vicdanımız onun vicdanı, sinemiz onun sinesidir! Egemenliğin sahibi Türk milleti olarak,  bu ihanet sürecine hayır demek için, bu ihanet sürecine dur demek için buradayız! Birinci vazifemizi ifa için buradayız!"

dedi.  Bu deliliğe karşı çıkan milyonlarca insan da temsil edilsin sesi duyulsun diyen Dervişoğlu, 

Sesi duyulsun, ses çıksın!  “Ne mutlu ki Türk’üm, ne mutlu ki Cumhuriyet’in vatandaşıyım. Kendim için istediğim adaleti, herkes için istiyorum, imtiyaza gerek yok.” diyen ehli namuslar da konuşabilsin.

Bırakın da, “Kendime ne eşitlik istiyorsam başkasına da onu istiyorum” diyenler de konuşsun.

Bırakın da, “Cumhuriyeti, ulus devleti,  bir terörist, bir delirmiş, bir de kendini padişah zannedenin hezeyanları uğruna peşkeş çektirmeyiz” diyenler de konuşsun!

Muhalefete muhalefet eden filan yok. Bu ceberrut sistemden elbirliği ile kurtulmak mecburiyetindeyiz. Ama artık herkes anlasın ki, Türkiye’nin güçlü bir İYİ Parti’ye ihtiyacı var.

İsminde adalet ve kalkınma olanın bize yaşattıkları malumdur. Adalet arıyoruz…

İsminde milliyetçilik olanın da bize yaşattıkları bilinen bir gerçektir. Düşürüldüğümüz hal ortada ve elem vericidir.

İsminde Cumhuriyet olanı uyarmak da benim görevimdir. Sütten ağzımız yandı yoğurdu üfleyerek yemek istemiyorum.

Cumhuriyeti, bildiğim ve anladığım gibi yorumlamaktan vazgeçemem. Savunmaktan da vazgeçmem! Emin olun siz de vazgeçmezsiniz!

Ben, Türk’üm, Cumhuriyetçiyim.  Ben kimliklere bağlı imtiyazlar değil, vatandaşlığa bağlı eşitlik isterim! Benim Atatürk’ten öğrendiğim budur.

Koltuklarına tutunmak için, Türk-Kürt-Alevi-Sünni-Müslüman-Gayrimüslim ayırt etmeden Türk milletine silah doğrultanları, insanlığa düşman PKK’nın ve onun elebaşı terörist Apo’yu  Kürt’e temsilci atamaya kalkıyorlar. Bu zihniyet, kime ne hakkı verecek, kimin hakkını kime verecektir?

Cumhuriyet olmadan, demokrasi mi gelecektir? Herkesin aklını başına devşirip, bunu düşünmesini isterim."

Türklük, Atatürk ve cumhuriyete karşı rahatsızlığı olanlara rahat vermeyeceklerini vurgulayan Dervişoğlu sözlerine şöyle son verdi: 

"Cumhuriyet, bölgesel çatışmaların, emperyal planların bu topraklardaki tek panzehiridir. Milli kimlik ve üniter devlet çatısı, milletimizi bu ateş çemberinde koruyabilecek tek kalkandır. O yüzden:

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti Devleti,
Yaşasın büyük Türk milleti.

Büyük Türkiye’den, Misak-ı Milli’den bahsedenlerin, Türkmeneli’nde, Doğu Türkistan’da yok edilen kardeşlerimizin katline ferman verdikleri, bir an bile akıllardan çıkmasın istiyorum! Ben artık, Türk ordusunun şerefli subayı Ebru teğmenin yanında olanlarla
terörist bese hozattan yana olanlar açığa çıksın istiyorum!

Ben artık, Teröristbaşı APO’ya önder diyebilecek kadar gözü dönmüşlerin, Mustafa Kemal’e edilen hakaretlerden gizli gizli keyif alan alçakların, devletle terör örgütünü eşitleyecek kadar şuursuzlaşanların, Amerikan Büyükelçisinin talimatlarını, bize devlet aklı diye satanların, “Terörsüz Türkiye” ambalajıyla bizi yok etmesine dur demek istiyorum!
 
Türkiye’yi Türksüzleştirmeyeceğiz,
Türk vatanını böldürmeyeceğiz!
Cumhuriyeti yıktırmayacağız!

Ne mutlu Türk'üm diyecek ve bu ihanete geçit vermeyeceğiz.

Ne mutlu Türk'üm diyene!"

iyi parti bursa müsavat dervişoğlu