Kızıl Çin Rejimi, Uygur Türklerinden 'Oruç Tutmadıklarına Dair' İspat Videosu İstiyor
Uygur Hareketi, Ramazan ayının başlaması vesilesiyle yayımladığı bildiride, Kızıl Çin yönetimi altında yaşayan Uygur Türklerinin maruz kaldığı baskılara dikkat çekerek uluslararası toplumu acil eyleme çağırdı.
Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP), oruç tutmayı da içeren her türlü ibadeti “dini aşırılık” olarak damgalayarak Uygurlar arasında yasakladığına dikkat çekilen bildiride, İslam’ın temel direklerinden biri olan orucun, artık Uygur bölgesinde gözaltına alınmayı gerektiren bir suç olarak kabul edildiği aktarıldı.
2021 yılında gözetleme şirketi Hikvision'ın, öğrencilerin “oruç tuttuğundan şüphelenilmesi” durumunda yöneticilere otomatik uyarı veren bir sistem için 9 milyon dolarlık bir sözleşme kazandığı hatırlatılırken, 2025 Ramazan ayında polis memurlarından gelen raporlara göre, Çinli yetkililer Uygurlardan oruç tutmadıklarına dair her gün video kanıtı göndermelerini istendiği belirtildi.
Açıklamada ayrıca, yine raporlara göre geçtiğimiz yıl yıl bölgeye seyahat eden bazı Uygurlar, video kanıtı göndermeyenlerin (hatta sadece unutmuş olsalar bile) tutuklandığını ve “İslami aşırıcılık” ile suçlandığını doğrulayan veriler olduğu da aktarıldı.
Ruşen Abbas: "Bu Devam Eden Bir Soykırım"
Uygur Hareketi İcra Direktörü Ruşen Abbas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Dünya genelindeki Müslüman topluluklar Ramazan’ı dua ve manevi bağlılıkla karşılarken, Uygur Müslümanları gözaltı, zorla çalıştırma programlarında kölelik ve yaygın devlet gözetimiyle karşı karşıya kalıyor. Bu, Uygurların İslam ile bağını koparmayı ve yerine komünist ideolojiyi yerleştirmeyi amaçlayan tam anlamıyla aktif bir soykırımın parçasıdır."
Abbas, küresel Müslüman topluluğunu ve insan hakları savunucularını, Çin’in İslam’a yönelik saldırılarına karşı somut adımlar atmaya çağırdı.
Uygur çocuklarının ailelerinden koparılarak devlet yatılı okullarına gönderilmesinin Soykırım Sözleşmesi’nin II(e) maddesini ihlal ettiği belirtilen açıklamada, ayrıca, dini metinlerin yeniden yazılması ve kültürel temellerin "Çinlileştirme" adı altında yok edilmesi çalışmalarının sistematik bir şekilde sürdüğü vurgulandı.
Acil Eylem Çağrısı
Uygur Hareketi, uluslararası kamuoyuna ve hükümetlere şu dört maddelik eylem planını sundu:
Uygur halkının sesinin duyurulması,
Zorla çalıştırma ile bağlantılı ürünlerin boykot edilmesi,
Hükümetlerin Çin yönetimi üzerinde diplomatik baskı kurması,
Soykırımı durdurmak için çalışan sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi.
Açıklama, Uygur Türklerinin haklarını savunmak ve ihlalleri belgelemek adına yürütülen çalışmalara destek çağrısıyla sona erdi.