MHP'li Feti Yıldız: '50 Bin Çıktı, Bir 50-60 Bin Daha Çıkacak'
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız’ın infaz düzenlemelerine ilişkin sözleri, Türkiye’de ceza adaleti sisteminin hangi mantıkla yürütüldüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Yıldız’ın,
“Aslında biz infaz düzenlemesi yaptık değil mi? Yani 50 bin kişi çıkıyor, 6 ay içinde 50-60 bin kişi daha çıkacak”
ifadeleri, infaz yasalarının ilkesel bir hukuk anlayışıyla değil, sayısal pazarlıklar ve geçici çözümler üzerinden şekillendiğini açıkça ortaya koydu.
"Yamalı Bohça"
Yıldız’ın açıklamalarında kullandığı dil, kamuoyunda uzun süredir dile getirilen “yamalı bohça” eleştirisini bizzat doğrular nitelikte oldu. İnfaz düzenlemelerinin bir bütüncül reform çerçevesinde değil, parça parça ve ihtiyaç oldukça çıkarıldığını kabul eden Yıldız, bu tabloyu adeta normalleştirdi.
Ceza hukukunun temel amacı olan adalet, caydırıcılık ve eşitlik ilkeleri yerine, kaç kişinin tahliye edileceğinin konuşulması ise eleştirilerin odağına yerleşti.
Yıldız'ın açıklamasının en dikkat çekici bölümlerinden biri de “Anayasadaki eşitlik ilkesine uygun bir infaz yasasını elbirliğiyle çıkarırız. Anlaşırız onlarla. Anlaşamayacağımız tek şey oranlar” sözleri oldu. Bu ifadeler, infaz yasasının bir hukuk metni olmaktan çok, siyasi aktörler arasında pazarlık konusu edilen bir düzenleme olarak ele alındığı izlenimini güçlendirdi. Hukukun evrensel ilkelerinin, “oran” tartışmalarına indirgenmesi, ceza adaletinin matematiksel bir hesap işine dönüştürüldüğü yönündeki kaygıları derinleştirdi.
Kaç Kişi Çıktı-Çıkacak Tartışmaları
Öte yandan, infaz düzenlemelerinin sürekli olarak “kaç kişi çıkacak” sorusu üzerinden ele alınması, kamuoyunda güvenlik ve adalet dengesine ilişkin endişeleri de artırıyor. Suçun niteliği, mağdurun durumu ve toplumsal etkiler geri plana itilirken, rakamların öne çıkarılması, ceza hukukunun toplumsal sözleşme niteliğini zedeliyor.
Hukukçular, infaz yasalarının kısa vadeli siyasi uzlaşılarla değil, uzun vadeli ve ilkesel bir reform anlayışıyla ele alınması gerektiğini vurguluyor.
MHP’li Yıldız’ın açıklamaları, iktidar blokunun infaz politikalarına bakışını açık biçimde yansıtması bakımından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Ortaya çıkan tablo, hukukun üstünlüğü yerine siyasi mutabakatların, adalet yerine sayısal hesapların belirleyici olduğu bir infaz rejimini işaret ediyor.