Milli Parklarda Asırlık Rant Dönemi Başlıyor: Yeni Kanunun İlk Beş Maddesi Meclis'te Kabul Edildi
TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yeni kanun teklifi, Türkiye’nin en hassas ekosistemleri olan milli parklar ve korunan alanlarda yapılaşma ve işletme sürelerine dair tartışmalı düzenlemeleri beraberinde getiriyor.
"Milli Parklar Kanunu"nda yapılan değişiklikle, korunan alanlar üzerindeki denetim mekanizmaları esnetilirken, özel sektöre tanınan 99 yıllık kullanım hakkı dikkat çekiyor.
Koruma Kalkanı mı, Rant Alanı mı?
Kabul edilen ilk 5 maddeye göre, artık sadece milli parklar değil; tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları da benzer bir planlama sürecine dahil edilecek. Kağıt üzerinde "planlı yönetim" gibi görünen bu hamle, aslında imar mevzuatının bu hassas alanlara girişini kolaylaştırıyor.
Özellikle yerleşim ve yapılaşmaya konu olacak alanların, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı onayıyla imara açılacak olması, doğa koruma önceliğinin yerini "şehircilik" ve "inşaat" odaklı bir anlayışa bırakabileceği endişesini doğuruyor.
99 Yıllık "Mülkiyet" Benzeri İmtiyaz
Yeni düzenlemenin en can alıcı noktası, özel hukuk tüzel kişilerine (şirketlere) tanınan kullanım sürelerinde yatıyor:
Turistik tesisler için şirketlere 49 yıllığına intifa hakkı verilebilecek. İşletmesi "başarılı" bulunan (başarı kriterinin muğlaklığına rağmen) hak sahiplerinin süresi 99 yıla kadar uzatılabilecek.
Bir asra yaklaşan bu süreler, kamuya ait olan doğa miraslarının fiilen özel mülkiyete devredilmesi ve ekosistemin geri dönüşü olmayan zararlar görmesi riskini barındırıyor.
Altyapı Adı Altında Müdahale Meşrulaşıyor
Düzenleme sadece turistik tesislerle sınırlı kalmıyor. Milli park ve tabiat parklarında; petrol ve doğalgaz hatlarından elektrik iletim hatlarına, trafolardan termal su tesislerine kadar geniş bir yelpazede "kamu yararı ve zaruret" kılıfıyla izin verilebilecek.
Bu durum, Türkiye’nin en bakir kalmış bölgelerinin sanayi ve enerji altyapılarıyla bölünmesinin yolunu açıyor.
Turizm Bakanlığı’nın Gölgesi
Kültür ve Turizm Koruma bölgeleriyle kesişen milli park alanlarında, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün yetkisi "görüş bildirme" düzeyine indirgenirken, asıl karar verici mekanizmanın Turizmi Teşvik Kanunu çerçevesinde şekillenecek olması, koruma-kullanma dengesinde ibrenin tamamen "kullanım" ve "kâr" tarafına kaydığını tescilliyor.
Genel Kurul 24 Şubat’ta Toplanacak
Teklifin ilk beş maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşim kapatıldı. TBMM Genel Kurulu, görüşmelere 24 Şubat Salı günü devam edecek.
Kabul edilen maddeler, korunan alanların planlama rejimini yeniden şekillendirirken, turizm ve altyapı yatırımlarına daha uzun vadeli ve esnek kullanım imkanları tanıması nedeniyle çevre koruma ilkeleri açısından yeni bir tartışma başlattı.
Düzenlemenin ilerleyen maddeleriyle birlikte bu tartışmanın Meclis’te daha da sertleşmesi bekleniyor.