Milliyetçi Kongre Derneği, Baro Seçimlerinde Atılan PKK Sloganları Hakkında Suç Duyurusunda Bulunacak
Baro seçimlerine PKK gölgesi düştü.
Türkiye'deki tüm barolarda Ekim ayında seçim yapıldı. Ankara, İstanbul, İzmir ve Gaziantep barolarında seçimlere Kürtçü terör örgütü PKK sempatizanlarının attıkları sloganlar ve yaşanan olaylar damga vurdu.
Bilhassa İstanbul'da aralarında Kürtçü terör örgütü PKK'nın eli kanlı bebek katili elebaşı Abdullah Öcalan'ın avukatlarının da yer aldığı grubun seçimleri kazanmasıyla Kürtçülere gün doğdu.
Milliyetçi Kongre Derneği, baro seçimlerinde yaşanan bu görüntülere ilişkin basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında söz konusu olaylara dair suç duyurusunda bulunulacağı belirtildi.
Basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
Türkiye’deki tüm barolarda Genel Kurullar ve Baro Organı Seçimi Ekim ayı içerisinde yapılmıştır. Ankara, İstanbul, İzmir ve Gaziantep baroları hariç olmak üzere pek çok Baro Genel Kurulu ve Baro Organları Seçimi hiçbir olay gerçekleşmeksizin mesleki dayanışma ruhuyla yapılmıştır. Ancak yukarıda anılan barolardaki Baro Genel Kurul ve Baro Organı Seçimlerinde basına yansıdığı kadarıyla terör örgütü sempatizanı bir kısım avukatın cüretkarca kürsüleri işgal etmeleri, bölücü terör örgütünün sözde elebaşının bizzat kaleme aldığı ve terör örgütüne kadınları terörist olarak katılmaya ikna etmek ve kandırabilmek için ortaya çıkartılmış bir sloganın sanki kadın hakları için atılıyor kisvesi altında küstahça atıldığını üzülerek takip etmiş bulunuyoruz.
Türkiye Cumhuriyetinde, vatandaşların avukat olmak için taşıması gereken bir takım yasal şartların varlığının yanı sıra “Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağıma namusum ve vicdanım üzerine” şeklinde ant içmeleri de gerekmektedir.
Yukarıda anılan illerdeki baroların Baro Genel Kurulu ve Baro Organları Seçimi sırasında bölücü terör örgütünün sloganlarını atanlar da avukatlık ruhsatlarını alırken ant içmişlerdir. Ancak ve ne yazık ki bu yemini eda eden bir kısım avukatın sahte özgürlük, sahte demokrasi ve sahte adalet beklentilerini içeren sözler ile terör örgütünün propagandası ve güzellemesi yapması avukatlık mesleğinin şeref, namus ve saygınlığına kamuoyu nezdinde ağır bir zarar vermiştir.
Öncelikle hukuka uygun davranacağına namusları üzerine ant içenlerin hukuka, hatta sadece pozitif hukuka da değil pozitif hukuka içkin insan onuru kavramına da uygun davranmaları gerekmektedir.
Bu andı içmiş namus ve vicdan sahibi avukatların, insan onuru düşüncesinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan ve pozitif hukukta da formüle edilen insan haklarına aykırı faaliyetlerde bulunmayacaklarını beklemek gerekmektedir. Otobüs duraklarında bomba patlatıp halkı, etnik köken ayırt etmeksizin katleden, köylere saldırıp savunucusu olduğunu iddia ettiği etnik kökenden bebekleri vahşice öldüren yani yaşam hakkını hiçe saydığını her eylemiyle bir kez daha ortaya koyan bölücü terör örgütünün sloganlarını atan sözde avukatların insan haklarına ve bu haklardan en önemlisi yaşam hakkına yapılan terörist saldırıları yok sayacak şekilde yeminlerini bozduklarını üzülerek görmekteyiz. Zira binlerce vatan evladının kanını emen bölücü terör örgütünü ve örgütün sözde elebaşısını övmeye varan bu sloganları atan kişiler ve bu sloganları içeren yazılı çaputları sergileyen kişiler insan haklarına saygılı bir avukat değil, cübbe giyen bölücülerdir.
Nitekim atılan slogan ise özellikle kadınlara yönelik baskıların arttığı bu dönemde, kaçak göçmenlerin ve mürtecilerin kadınlara yönelik saldırılarının ve kadın cinayetlerinin arttığı ve kadının insan hakları mücadelesinin haklı bir şekilde ivme kazanmaya başladığı günlerde atılması ise ancak kendi feodal ajandaları ile açıklanabilir. Türkiye Cumhuriyeti içerisinde kadınların tam bir eşitliğe kavuşmasından rahatsız olacak iki ideolojinin olduğu ve bunlardan birisinin bölücü terör örgütünün ayrılıkçı ve feodal ideolojisi olduğu bilinen bir gerçektir.
Bizler, Cumhuriyeti korumaya ve muhafaza etmeye and içmiş Temiz Türkler olarak kadınların haklı mücadelelerinin terör ile anılmasının engellenmesi için, Türk insanının hukuk mücadelesinde en büyük yoldaşı olması gereken Baroların terör odağı ve terör yuvasıymış gibi algılanmasının önüne geçebilmek için bu açıklamayı yapma zaruretinde kaldık.
Türk milleti bilmelidir ki; Milliyet Kongre Derneği Hukuk Komisyonu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’na ayrı ayrı suç duyurusunda bulunacak ve terör/terörist propagandası yapan kişilerin hukuk önünde yargılanması ve sorumlularının en ağır şekilde cezalandırılması için tüm varlığıyla mücadele edecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Milliyetçi Kongre Derneği
Editör: Semir Yapıcı