Müsavat Dervişoğlu: Bastille Hapishanesi nasıl monarşinin sembolüyse bugün de Silivri tek adamlığın ve otokrasinin sembolüdür.

TAKİP ET

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, istibdadın sembolü haline gelen Silivri Cezaevi'ne (Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü) giderek, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nu ziyaret etti.

Anayasal haklarını kullandıkları gerekçesiyle tutuklanan Türk gençlerinin durumlarının takipçisi olduklarını belirten Dervişoğlu:

Bayram günleri küçükler büyükleri ziyaret ederdi, şimdi aile büyükleri evlatlarını cezaevinde ziyaret etmek mecburiyetinde bırakıldı. Bu bayramın ne kadar hüzünlü geçtiğinin de bir izahı olarak değerlendirilmelidir. Partimizde oluşturduğumuz bir hukuk kuruluyla dava ve gözaltı süreçlerini yakınen takip ediyoruz.

ifadelerini kullandı.

Teröristbaşı Öcalan'ın doğum gününü kutlamak için yürüyüş düzenleyen sempatizanlar hakkında da konuşan Dervişoğlu şu açıklamaları kaydetti:

Türkiye'nin bir vilayetinden başka bir vilayetine İmralı'daki canibaşının yaş gününü kutlamak üzere yol kateden insanlara devletin askerinin, polisinin refakat ettiği bir dönemde, ellerinde Türk bayrağı olan gençlerimizin hiç de hukuka uygun olmayan bir biçimde gözaltına alınmaları ve bayram tatilinde zulme tabi tutulmaları kabul edilebilir değildir. Öte yandan bunlar otokrasinin de doğal sonuçlarıdır.

Ekrem İmamoğlu'nun yalnızca siyasi gerekçelerle Silivri'de tutulduğunu ifade eden Dervişoğlu, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın da Silivri'de rehin alındığını, kendisinin ve dava arkadaşlarının bir kardeşi olarak hak ve hukukunun takipçisi olacaklarını belirterek şu açıklamaları yaptı:

Ekrem Bey'i ziyaret ettim. Açık ve net olarak söylüyorum ki: Sadece siyasi gerekçelerle planlanmış operasyonların kurbanı olarak içeride yatıyor.

Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ geçmiş dönemlerde İYİ Parti içinde kendisiyle beraber çalıştığımız ve ailece hukukumuz olan bir arkadaşımızdır, benim ve dava arkadaşlarımın kardeşidir. Siyasetteki yeri ve konumu önemli değil, o da vermiş olduğu siyasi mücadele çerçevesinde bugün Silivri'de rehin alınmıştır. Dolayısıyla hak ve hukukunun takipçisi olacağız.

Bugün Silivri'de inşa edilmiş düzeni, Bastille Hapishanesi'ne benzetiyorum. Bastille Hapishanesi nasıl monarşinin sembolüyse bugün de Silivri tek adamlığın ve otokrasinin sembolü haline dönüşmüştür. Her otokrasinin, her tek adamlığın mutlaka bir sonu olacaktır.

"Boykot Anayasal Haktır"

Alışveriş yapmak ya da yapmamak anayasal haktır. Boykot da bunlardan bir tanesidir. Ama hükümet buradan kendisine bir mesaj çıkarıyorsa vatandaşın verdiği mesajı almış olduğu kanaati bizde hakim.