Müsavat Dervişoğlu'ndan Cumhur Koalisyonu Sıralarına: 'Türk Milleti Diyorum, Rahatsız Olmadınız İnşallah!'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bugün, 29 Ağustos'ta TBMM'de "Gazze'de Yaşanan Son Gelişmelerle İlgili Olağanüstü Toplantı" başlıklı oturumda konuştu.
Gazze'de yaşananların yalnızca "vicdansızlık, ahlaksızlık, barbarlık, canavarlık, katliam, soykırım, trajedi" gibi kelimelerle tanımlamak ve bununla yetinmenin hiç kimseyi sorumluluktan kurtarmayacağını kaydeden Dervişoğlu, Gazze’nin acıları üzerinden ucuz bir hamasete yaslanılmaması gerektiğini kaydetti.
Dünya siyasetindeki günümüzün liderlik anlayışının demokrasiden ve ortak vicdani değerlerden gün ve gün uzaklaştığını belirten Dervişoğlu, söz konusu liderlik anlayışının cam duvarlı saraylarda ikamet ettiğinin altını çizerek,
"Ve bu camdan saraylar içerisinde, her bir lider, diğerini kollamaktadır. Bu sebepledir ki kimse, Netanyahu’nun camına, o vicdan taşını atmamakta, atamamaktadır. Milletlerin vicdanı, en çok da Türk milletinin vicdanı o fanustan kurtulmadıkça, bu yaşanan katliamlar bitmeyecek, Gazze’nin Filistin’in, Doğu Türkistan’ın, Kırım’ın, Türkmeneli’nin ve zulüm altında yaşayan nice milletin makus talihi değişmeyecektir."
ifadelerini kullandı.
"Türk Dedim Ama Rahatsız Olmadınız İnşallah!"
Dervişoğlu'nun konuşmasının devamında,
"Bizi yönetenler değilse de biz, tıpkı 1918’in işgal ve izmihlal şartlarına, tek başımıza itiraz ederken bunu ispat etmiş bir milletiz.
Nice milletlerin bağımsızlıklarına ilham kaynağı olan Türk Milleti her zaman böyle bir millettir."
sözlerinden hemen sonra Cumhur Koalisyonu sıralarına bakarak,
"Bu arada, Türk dedim ama, rahatsız olmadınız inşallah!"
ifadelerini kullanması Türk kamuoyunda büyük takdir topladı. Gazze'de yaşanan drama karşı en çok sesi çıkanın Cumhur Koalisyonu olduğunu belirten Dervişoğlu konuşmasının devamında,
"Ama aynı koalisyonun başındaki kişi, Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanlığıyla övündüğü geçmişini unutmamızı bekliyor.
Aynı eş başkanın yaklaşık çeyrek asırdır yönettiği Türkiye’nin dış politikası da ortadadır. 2011 yılından beri, Suriye’de Nazi hayat sahası misali gün be gün genişleyen İsrail’dir.
Bugün Suriye’nin başkenti Şam’ı, basit bir topun menzilinden tehdit eden İsrail’dir. Canı istediği gibi nokta operasyonları düzenleyen yine İsrail’dir.
Bu yaşananlar, başka bir hükumet zamanında olmadı arkadaşlar, 25 yıldır devam eden Erdoğan hükümetleri zamanında, 8 yıldır devam eden Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi ve Cumhur Koalisyonu zamanında oldu. Başta iktidar sıraları, kimse başını kuma gömmesin. Kimse tarihte ve vicdanlarda, yaptıkları “ümmet” propagandasının onları aklayacağını düşünmesin.
Bir şey yapabilecekken yapmamanın, engelleyebilecekken engellememenin, bir çocuğu dahi kurtarabilecekken, kurtarmamanın, İsrail’in savaş makinasına çomak sokacakken sokmamanın, Ahirette yakalarına yapışmayacağı zannına kapılmasın. "
satırlarına yer verdi. Bugün yaşananların Sevr'den Büyük Ortadoğu Projesi'ne uzanan stratejilerin sonucu olduğunun altını çizen Dervişoğlu,
"Sorarım size, bu insanlık suçuna sebep olan Büyük Ortadoğu Projesi’ni sahiplenenlerin, bu konuda söz etmeye yüzleri ya da hakları olabilir mi?
Olsa olsa, alet oldukları bu emperyal plan ve onun doğurduğu sonuçlardan mahcubiyet duyuyor olmaları gerekir."
dedi.
"Mehmetçik Gazze'ye Sloganı Atacak Değilim"
"Merak etmeyin Mehmetçik Gazze'ye sloganı atacak değilim diyen Dervişoğlu, Türk evlatlarının canını kelle hesabıyla değerlendirebilecek bir akla ve ruha sahip olmadığının altını çizdi.
Türk milletinin tarihe hiçbir vicdan borcu bulunmadığını belirten Dervişoğlu,
"Elinden gelenin fazlasıyla mazlumların yanında olmayı en zor anlarında dahi bilmiş şerefli Türk Milletinin sıradan bir ferdiyim. Bu sebeple, “Önce Türk çocuklarının canı” diyebilecek kadar da şuur ve idrak sahibiyim.
Görüyorum ki, akıp giden hayata camdan sarayından, Vahdettin Köşkü'nden donanma selamlayarak bakan liderin vizyonu ile Türk milleti'ne bir Türk olarak bakmayı unutmuş haldesiniz.
Bugün burada Gazze’yi konuşurken, karşımda Sözde Terörsüz Türkiye komisyonu üyeleri var. Sözde iç cephenin mensupları var.
Ve onlar arasında, “Türkiye Gazze’ye döner” diyen Netanyahu’nun dilinden konuşan ve Türkiye’yi tehdit edenler var. Bu coğrafyada 1000 yıllık varlığımızı sürdürmemizin yegane dayanağının milli kimliğimiz olduğunu bile bile, onu aşındırmak için vatandaşlık tanımı üzerinden tartışılmazlarımızı tartışma masasına yatırmak isteyenler var.
Bunları unutmadığımızı ve unutmayacağımızı bilin istiyorum."
şeklinde konuştu. Bu meşum zihniyetle Türkiye’ye “birlik, dayanışma ve demokrasi” getirileceğini zannetmenin büyük aymazlık olduğunu belirten İYİ Parti lideri Dervişoğlu,
50 yıldır bu vatanın 40 bin evladının canına mal olmuş terörün, bütün Ortadoğu’nun Gazzeleşmesi projesinin bir aparatı olduğunu biliyoruz. Bunu unutmanız ne büyük bir aymazlıktır! Bugün bu oturuma ön ayak olanlara da bir kere daha şunu hatırlatmak isterim:
Terör örgütü ve onların uzantılarının “Barış” gibi güzel bir kelime ile maskelemeye çalıştıkları şey aslında “ihanet”leridir.
Yaşama geçirmek istedikleri ikinci Sevr Süreci'dir. Sevr’in tam ismi nedir? Sevr BARIŞ antlaşması! 100 yıl evvel yırtıp parçaladığımız buydu.
Bugün “barış” adı altında bir kez daha dayatılan “ihanet” 100 yıl evvelki ihanetin yeniden sahneye konmasıdır. Milletimizin 100 yıl evvel Kuvva ruhuyla söylediğini, milletimizle birlikte bugün biz söylüyoruz: Barış soysuz bir güvercin değildir ki her dala konsun! B
Parçalanma, yok edilme projelerinizi bize barış diye süsleyip sunamazsınız diyoruz. Ben, gerçek ve tek efendi’nin Türk milleti olduğunu öğreneceğiniz günün çok ama çok yakın olduğunu hatırlatmak istiyorum.
Ben, Türk Milletinin tarihi ve insani vasıflarıyla, bu büyük insanlık rezaletini sona erdirecek süreci başlatacak güce ve iradeye sahip olduğunu biliyorum.
103 yıl önce Büyük Taarruz emrini veren işte o iradeydi. O iradenin karargahı da bu Meclisti. Bunu unutmayan Türk Milletinin Zafer Bayramı kutlu olsun. Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum."
sözleriyle konuşmasına son verdi.