Özgür Özel'den Veda Konuşması: 'Yeni Partiyi Kuruyoruz'

TAKİP ET

CHP Genel Başkanı Özgür Özel,  Yargıtay'ın 38. Olağan Kurultay'a yönelik istinaf mahkemesinin 'mutlak butlan' kararıyla ilgili dosyayı eylül ayında görüşeceğinin öne sürülmesinden sonra partisinin bugünkü grup toplantısına "veda konuşması" yaparak başladı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel,  Yargıtay'ın 38. Olağan Kurultay'a yönelik istinaf mahkemesinin 'mutlak butlan' kararıyla ilgili dosyayı eylül ayında görüşeceğinin öne sürülmesinden sonra partisinin bugünkü grup toplantısına "veda konuşması" yaparak başladı.

Seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'e destek vermek adına grup salonuna 80'in üzerinde CHP milletvekili iştirak etti.

Partide vermiş olduğu hukuk mücadelesini haykıran Özel, CHP Grup Toplantısı'na, "Her son bir başlangıcı çağırır" diye giriş yaptı.

Özel, "vakti gelmiş bir vedanın hüznü" ile grup toplantısına katıldığını söyleyerek,

"Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım. Bugün buradan tarihi bir konuşma, çok sıralısı bir konuşma değil tarihe not düşen, hatırlatan ve emanet edilen cümleleri bırakan samimi bir konuşma yapmaya geldim. tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında yapmak üzere tarihe emanet ediyorum.

Bugün bu salonun atmosferinden de, uğradığımız o büyük haksızlıklardan sonra daralıp çıktığımız sokaklarda kurduğumuz diyaloglarla. Tüm il başkanlarımızın, ilçe başkanlarımızın mahallelerinden, ailelerimizin akşam sohbetlerinden bu memlekette bir şeylerin değiştiğini, bir şeylerin yeniden kurulduğunu görüyoruz.

Herşey bittiğinde hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutumlarımızdan, yaptıklarımızdan birileri 'gelir geçer', 'unutulur', yapanın yanına kar kalır', 'rüzgar alır sel alır' diye kimse düşünmesin. Zalimi zalim mazlumu mazlum olarak, dost olanı dost olmayanı bugünlerdeki tutumlarını unutmayarak anacağız. Tarih kaydediyor, herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak!"

açıklamalarında bulundu.

"Delege Sokağın Sesini Dinledi"

Özel, delege iradesinin parti içi değişimin belirleyici gücü olduğunu vurgulayarak,

"Tarihin doğru yerinde durmayı, buna ilk karar veren olmak değil, gerekirse ilk baştaki hatadan dönmenin de bu kadar büyük bir erdem olduğunu görüyorum. Önemli olan samimiyettir. Önemli olan doğru yerde durmaktır. Önemli olan bencillik yerine, kendin için bir şey istemek yerine, gerekirse kendini feda etmek, memleketin, partinin önünü açmaktır.

O günü hatırlayalım, o günü hatırlayalım. O gün Cumhuriyet Halk Partisi değişirse Türkiye değişir diyenler değişim kurultayına giderken bir yandan şöyle bir algı yerleşmiş, hak veriliyordu ve tartışılmıyordu: 'Bu delege yapısıyla bir değişim mümkün değil.'

'Türkiye'de değişim mi oldu? Bugüne kadar cumhuriyet tarihinde iki genel başkan adayı yarışıp da mevcut genel başkanın kaybettiği örnek mi var 100 yıldır? Mümkün değil, olmayacak' diyenlere hep şunu söyledim, hep söyledim. Dedim ki: 'Evet, zordur. Bu delegenin iradesini ben değiştiremem.' Dönüp baktılar, 'Genel başkan adayıyız, nasıl değiştiremezsin?' Biz değiştiremeyiz. Ama o delegeyi Ankara'ya gelmeden önce uğradığı berber kulağına fısıldadıklarıyla, evinin 4. katına asansörle çıkarken 3. katta oturan 16 yaşındaki kız öğrenci dönüp de komşusuna söyledikleriyle, sabahın 6'sında yolcu ederken eşi kendi hakkının helalliğini ortaya koyarak, torunu dedesine, evladı babasına bir şeyler söyleyerek bu değişimi gerçekleştirecek demiştim. Salona girdik, salonda 3 kişinin başlattığı ama on binlerin saatlerce sürdürdüğü bir slogan hakim oldu salona, hepiniz şahitsiniz: 'Delege sokağın sözünü dinle!' O gün, o gün o sandıklar açıldığında o delege sokağın sesini dinlediği için, seçilenlerin hiçbirisi bu partiye uzaydan gelmedi. Hiçbirimiz bu partinin dışarıdan gelmiş birileri değil, aksine öz be öz evlatlarıydık. Yarıştık, kazandık, tarihte ilk kez mevcut genel başkanı bir yarışmalı seçimle değiştirdik. İşte biz değişmeyen aktörleri millete dayatan düzenin tekerine ilk çomağı orada birlikte soktuk."

şeklinde konuştu.

"Devletle Anlaşacaksın, Öyle Gelip Genel Başkanlık Oynayacaksın"

Özel, kendisine "Devletle bir mutabakata vardınız mı?" diye soranlara şu cevabı verdi:

"Ama bu düzenle ilgili diyeceklerim var. Şudur: Seçim ilerlerken, seçim yaklaşırken hep sordular bize, hep sordular. 'Size gelip devletten konuşan var mı? Öyle bir yerlerden, derin yerlerden mesajlar geldi mi?' 'Bir mutabakata vardınız mı? Bir taahhütte uzlaştınız mı?' Ben hep 'yok' dedim. O zaman 'olmaz' dediler. 'Size ne partiyi ne bu düzeni vermezler' dediler. 'Buralarda bu işler böyle dönmez, pazarlığı yapacaksın, taahhütte bulunacaksın, zararsız, sistemin içinde olduğunu kanıtlayacaksın, ancak ondan sonra gelip genel başkanlık oynayacaksın' dediler."

"Her Şeyi Bozarlar Ama Birliğimizi Bozamazlar"

Özgür Özel, bir bütün olduklarını, 103 yıllık bir gelenekle birbirlerinden asla ayrılmadıklarını ifade ederek,

Partinin adı değişir, partinin logosu değişir, gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizi, bu birlikteliği bölemezler. Hele öyle söyledim ya, karpuz gibi yarıdan ikiye; 60'a 40, 30'a 70... Biz bir bütünüz. Bu bütünü asla bozamazlar çünkü bu bütün 103 yıllık bir gelenekle birbirinden ayrı durmayan, düşünmeyen bir bütündür. Ve değerli yol arkadaşlarım, hepiniz şahitsiniz ki kurultayımızın ardından ilk yerel seçimler için önümüzde sadece 4 ay vardı, sadece 4 ay. Zaman kısaydı, yol uzundu ve esas partideki değişimin Türkiye'yi değiştirip değiştirmeyeceği, burada yapılan işin millet tarafından bir özeleştiriye sayılıp sayılmayacağı, milletin yeni bir kredi verip vermeyeceği orada belli olacaktı. İşte o 4 ayda hepiniz şahitsiniz ki oradan buradan birçok iftira, odur budur... O 4 ayda kadınlara önem verildi, gençlere önem verildi, ölçme değerlendirmeye önem verildi. En yakınımız, en yakınımızda duran, başka adayı desteklemesine rağmen ankette çıkmayan o listeye konmadı. En yakınımızda duran bir şey istediğinde bir rasyonalitesi yoksa, hatta ve hatta, hatta ve hatta her şey eşitse, değişim görüntüsünü, umudunu, sözünü kim verecekse o adaylara yönelindi. İzmir gibi yerde cumhuriyet tarihinde bütün partiler 6 kadın belediye başkanı seçtirmişken, 9 aday gösterilip 8'i seçtirildi. 14 genç aday gösterilip 13'ü seçtirildi. 31'de 29 İzmir gibi yerde, hem de seçimden sonra 'İzmir'i kaybedeceksiniz' denilen yerde böyle bir mucize gerçekleştirildi. Eldekiler kazanıldı, Türkiye'nin yüzde 65'i kazanıldı. Ufak tefek hataların bedelleri ödendi; Kırklareli'nde ödendi, Hatay'da ödendi.

dedi.

"Kararın Verildiği Gün Bugündür"

Özgür Özel, yol ayrımının bugün yapıldığını beyan ederek,

"Bu arada o derin devlet dedikleri bir daha geliyor. İşte bu arada 'Bizimle uzlaşacak mı yoksa biz onunla uğraşalım mı?' diyenler tekrar geliyorlar. Açık açık konuşmaya geldim, açık açık. Geliyor diyor ki, geliyor diyor ki sana: 'Ankara merkezli siyaset yap. Otobüsün üstünden in' diyor. 'Ekrem'i bırak" diyor. 'Onu AK Parti yargı kolları parçalayacak. Gel burada çimento var, kum var, harç var; karalım, eline verelim, arkadaşlarının üstüne betonu sen dök. Daha yaşın genç, 50 yaşındasın, 80'e kadar 30 yıl partinin başında oturursun' diyorlar. İşte bugün, bugün yol ayrımındayız. 

Yol ayrımı burasıdır. Yol ayrımı; AK Parti'nin kadın kollarıyla yenemediği, gençlik kollarıyla yenemediği, ana kademesinden umudunun olmadığı, siyasetçileri dışlayıp bürokratları getirdiği yeni düzen, kara düzen siyasetine bu memleketin namuslu, temiz evlatlarını, kardeşlerini teslim edip onların üstüne beton döküp o betonun üstünde parti içi iktidarda mı oturacağım, kardeşlerim için mücadele mi edeceğim? Onun kararının verildiği gündür."

diye konuştu.

"Yok Öyle Yağma"

İfadelerinde sarayın CHP'yi bölmek istediğini söyleyen Özel,

Sonra diyor ki: 'Arkadaşlar gitmeyin partiden, durun burada, oturun burada, bakın yakında eylülün sonunda kurultay başlatacağım, seneye nisana doğru sonlandıracağım'. 7 ay boyunca bizim birbirimizi yememizi, mahallelerde kavga etmemizi, bilmem neyi izlemek istiyor saray. Ben teşneyim bana verilen role, gel sen de geç karşıma, tutuşalım parti içi güreşe, AK Parti bir dönem daha seçtirmek için Erdoğan'ı, baksın kendi işine. Yok öyle yağma! Yok öyle yağma! Herkes şunu bilsin ki, herkes şunu bilsin ki CHP binalarına... Örneğin, partiye genel sekreter yardımcısı atayacaksın; son yerel seçimde Adana'da aday olamayınca karşımızda başka partiden aday olmuş, Zeydan Karalar'a ağzına geleni söylemiş birisi şimdi gelecek partide yönetime geçecek. Bilecik'e il başkanı atayacaksın; Bilecik'in kadın belediye başkanına her iftirasıyla burnundan getiren birisi olacak. İllere il başkanları atayacaksın; seçimde karşımızda olmuş, mücadele etmiş, başka partiye gitmiş, başka adaya destek vermiş, partiyi teslim almaya pavyon fedaileriyle gelmiş... Sonra bunlar... Mahallelerden seçim başlatacakmış. Ben bu partinin gencecik evlatlarını mahalle seçimlerinde onların belirlediği belirsiz adreslerde delege yazacakları yere 'Gidin orada delege olmaya çalışın, dövmezlerse, vurmazlarsa, kırmazlarsa mücadele edin, 7 ay boyunca uğraşalım, Türkiye'ye rezil olalım.' Buradan geçen hafta söyledim, ne söylediğimi bilerek söyledim. Bir kez daha söylüyorum, 'partiliyim' diyene söylüyorum, 'CHP'liyim' diyebilene söylüyorum..."

 ifadelerini kullandı.

"Yeni Partiyi Kuruyoruz"

Kurulması beklenen yeni partinin de kurulacağını söyleyen Özel, konuşmasını şu sözlerle bitirdi:

"Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş Parti Meclisimiz, MYK'mızla, ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekilleriyle ilk adımını atarak kuruyoruz. Hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla TBMM’nin ana muhalefet partisi oluyoruz. Bugün CHP grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz ancak iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz.”

 

 

chpli yeni parti CHP özgür özel mutlak butlan kemal kılıçdaroğlu grup toplantısı milletvekili akp saray devlet mutabakat muhalefet 6 ok