Katliamcı Netanyahu Yönetiminden 'Vakit Kazanma' Hamlesi: Refah Sınır Kapısı Kısıtlı Geçişlere Açıldı
ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğuyla sağlanan ateşkes planı kapsamında, İsrail işgali altındaki Gazze ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı, Tel Aviv'in iki yıllık tam blokajının ardından yayalar için yeniden açıldı.
Katliamcı Netanyahu yönetimindeki İsrail, Mayıs 2024'ten işgal politikalarını sürdürdüğü Gazze'deki Refah sınır kapısını katı kontrolü altında tutuyordu.
Mayıs 2024’ten bu yana işgalci İsrail Ordusu'nun sıkı denetimi altında bulunan ve bölgenin dış dünyaya açılan tek nefes borusu olan sınır hattında, aylar süren bekleyişin yerini temkinli bir hareketlilik aldı.
Çatışmalar nedeniyle bölgeden ayrılmak zorunda kalan Filistinlilerin geri dönüşüne ve belirli kriterleri karşılayan sivillerin tahliyesine izin verilmeye başlanırken, sürecin her aşaması İsrail ve Mısır koordinasyonunda, Avrupa Birliği’nden gelen gözlemci ekiplerin denetiminde yürütülüyor.
20 Bin Hasta Tedavi Bekliyor
Söz konusu gelişme, Trump’ın barış planının ilk aşamasının somut bir sonucu olarak değerlendirilse de sahadaki insani tablonun ağırlığı Refah Sınır Kapısı'nın kısıtlı kapasitesini zorlamaya devam ediyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Gazze’de acil tıbbi müdahale ve ameliyat bekleyen yaklaşık 20 bin hasta bulunmasına rağmen, işgalci İsrail'in sözde güvenlik protokolleri nedeniyle her iki yönde de günlük sadece birkaç düzine kişinin geçişine müsaade ediliyor. Hasta transferleri, belirlenen güvenlik koridorları üzerinden yüksek güvenlikli otobüslerle gerçekleştirilirken, kapasitenin ihtiyacı karşılamaktan çok uzak olması bölgedeki insani krizin boyutlarını bir kez daha gözler önüne seriyor.
"Sert Müdahale" Uyarısı
Sınır hattındaki "askeri hassasiyetin" sürdüğünü belirten katliamcı Netanyahu yönetimi, olası ihlal durumunda sert şekilde müdahale edileceği uyarısını yinelerken, yabancı gazetecilerin Gazze’ye giriş yasağını sürdürerek sahadaki durumun bağımsız gözlemcilerce izlenmesini kısıtlıyor.
Ticari malların ve kapsamlı insani yardım konvoylarının geçişine dair henüz yeşil ışık yakılmamış olması ise yıkılan şehirlerin gölgesinde hayata tutunmaya çalışan iki milyon Filistinli için temel ihtiyaçlara erişimi büyük bir sorun olarak bırakıyor.
Bu kırılgan süreç, bölgedeki kalıcı barışın önündeki engellerin ne kadar derin olduğunu bir kez daha kanıtlarken, Refah’taki bu kısıtlı açılış şimdilik sadece sınırlı bir umut ışığı sunabiliyor.