Rusların Enerji İhracatı Kısıtlaması Türkistan'ın Moskova'ya Bağımlılığını Azaltabilir

TAKİP ET

Rusların yabancı ülkelere enerji ihracatını kısıtlamasının ardından Türkistan'daki soydaş ülkelerin Moskova'ya bağımlılığı bir kez daha gözler önüne serildi. Hakikî mânâda hür ve müstakil bir Türkistan için İsmail Bey Gaspıralı'nın "İşte Birlik" ilkesinin ehemmiyeti yeniden öne çıkıyor.

Ukrayna'nın işgalci Rusya'ya direnişi, Rusların enerji altyapısını hedef alan taktik saldırılarla yeni bir sayfa açtı. Öyle ki arka arkaya gelen saldırıların ardından Rusya'nın petrol rafineri kapasitesi yüzde 20'lik bir kayıp yaşadı.

Ukrayna'nını Uzun Menzilli İHA Saldırıları, İşgalci Rusya'nın Rafineri Kapasitesine Büyük Darbe Vurdu

Bunun ardından Rusya, enerji ihracatında kısıtlamaya gitti. 

RFE'nin haberine göre Rusya'nın kısıtlama kararından en çok etkilenen ülkelerin başında Türkistan'daki soydaş ülkelerimiz ve Tacikistan geliyor. Zor durumun fırsat olarak görülerek İsmail Bey Gaspıralı'nın "İşte Birlik" ilkesini hakikate dönüştürmenin tam sırası...

Türkistan'ın Acı Yönü: Kırgızların Moskova'ya Bağımlılığı

Soydaşlarımız arasında Rusya'nın ihracat kısıtlamasına karşı en savunmasız konumda olan ülke, Kırgızistan. Rusların etkisi altındaki Avrasya Ekonomik Birliği'ne üye olduğu için ihracat kısıtlamasından doğrudan etkilenmiyor gibi görünse de yaz başından bu yana fiyat artışları, arzda gecikmeler ve geçici de olsa yakıt kıtlığı ile karşı karşıya aldı. Benzin ve mazot ihtiyacının yüzde 90'ını Rusya'dan ithal eden Kırgızistan Rus yakıtlarına neredeyse tamamen bağımlı durumda ve bu nedenle Moskova'ya karşı tümüyle savunmasız. Uzmanlar Kırgızistan'ın alternatif yakıt kaynakları oluşturmak için ciddi altyapı yatırımları yapması gerektiğini belirtiyor.

Özbekler İthalatta Rotayı Moskova'dan Türkistan'a Çevirdi

Özbekler de yılbaşına kadar Rusya'dan ciddi miktarda yakıt ithal ediyordu. Fakat Ukrayna'nın Rusların enerji altyapısını hedef alan saldırıları Özbekleri başka kaynaklar aramaya sevk ediyor. Rusların kısıtlamasının ardından Özbekler, Kazakistan ve Türkmenistan'dan yakıt ithalatını artırma kararı aldı.

Esasen Özbekistan geniş petrol rezervlerine sahip bir ülke. Fakat 2024 yılında günde yalnızca 63 bin varil üretim yapıldı ve Özbekistan üretimi artıracak altyapıya malik değil. Bu nedenle Taşkent yönetimi yabancı yatırımla birlikte enerji altyapısını yenileyerek petrol üretimini artırmayı hedefliyor. Avrupa ülkelerinin Türkistan'a stratejik bir yakınlık gösterdiği günümüzde Türkiye, Özbekistan'ın enerji bağımsızlığını tesis edecek yatırımlarda bir rol oynayabilir.

Kazakistan Kendine Yetiyor

-Kızılordu Bölgesindeki Bir Petrol Kuyusunda Kazak İşçiler Çalışıyor

Özbeklerin ve Kırgızların Rusya'ya bağımlılığının aksine Kazaklar enerjide kendilerine yetiyor. Enerji rezervlerinin bol olmasının yanı sıra bu rezervleri rafine edecek altyapıyı da haiz. Kazakistan yılda yaklaşık 14 milyon ton petrol rafine ediyor. Buna karşılık Rusya'dan yaptığı ithalat 1,2 milyon seviyesinde. Rusya'nın ihracatını kısıtlaması Kazakistan'ın yalnızca 6 aylık bir ihracat kısıtlaması kararı almasına yol açtı. Kazakistan'ın altyapı yatırımları ve uzun vadeli çalışmaları, ülkeyi enerjide ihracatçı konumuna getirmeye yönelik. Astana yönetimi, Kazakistan'ı 2040 yılında Çin'e ve Hindistan'a enerji ihraç eder hale getirmeyi hedefliyor.

Türkmenistan: "Türkistan'ın Kuzey Koresi" Bu Meselede de Yalnız

Her meselede dışarıya kapalı bir tutum izleyerek halkıyla dünyanın irtibatını tümüyle kesmeye çalışan Serdar Berdimuhammedov istibdadı, ülke içindeki petrol üretimi ve yakıt tüketimi üzerinde tam kontrole sahip. Ülkenin geniş petrol ve gaz rezervleri iç piyasada sübvansiyonlu şekilde satılıyor. 

Her meselede dışarı kapalı bir tutum izleyen Türkmen diktatörü Berdimuhammedov, Rusya'nın enerji ihracatını kısıtlamasını takiben soydaş ülkelere ve Afganistan'a ihracatını artırdı. 

-Türkmenbaşı Petrol Rafinerisi

Türk Devletleri Teşkilatı Ne İşe Yarıyor?

Türk Dünyası, Rusların kendi derdine düşüp Türkistan üzerindeki sultasını hafifletmek zorunda kaldığı, Türkler için belki de bir daha yıllarca ele geçmeyecek fırsatların doğduğu günlerden geçiyor.

Peki, her yıl cumhurbaşkanları düzeyinde toplanan ve âlây-ı vâlâ ile diktatörlerin birbirlerine yeni nişanlar, ünvanlar, ödüller takdim ettiği Türk Devletleri Teşkilatı isimli örgüt ne işe yarıyor?

TDT'nin neye yaradığını tam olarak bilmiyoruz fakat müstebidlerin en son düşündükleri şeyin, milletlerinin saadeti olduğundan hiçbir şüphemiz yok.