Sinan Ateş Davasında Dördüncü Gün | Sinan Ateş'in Annesi: Oğlum Defalarca Devlet Bahçeli'ye Ulaşmaya Çalıştı, Hiç Ulaşamadı

TAKİP ET

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş'in öldürülmesine ilişkin davanın duruşması başladı. Bugün Ayşe Ateş, müşteki sıfatıyla duruşmada ilk kez konuşacak. Duruşmaya, Sinan Ateş'in annesi Saniye Ateş'in konuşurken fenalaşması üzerine ara verildi. Verilen aranın ardından duruşma 10.50 itibariyle tekrar başladı.

Anne Saniye Ateş, Sinan Ateş'in kendisine 'kalemimi kırdılar, bana suikast düzenleyecekler' dediğini ifade etti. Sinan Ateş'in defalarca MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye ulaşmaya çalıştığını söyleyen anne Ateş, "Benim oğlumu öldürmek için mi Ülkü Ocakları başkanı yaptılar?" şeklinde konuştu.

Duruşma öncesi açıklama yapan Ayşe Ateş, suikastın nasıl gerçekleştirildiğini bir kez daha anlattı. Ayşe Ateş, "Saçma sapan zırvalarla bizi üç gündür oyalıyorlar. Bugün canilerin bize yaşattıklarını anlatacağım. Bildiğim hiçbir şeyin sır kalmasını istemiyorum, ölürsem de benimle gitmesini istemiyorum" dedi.

Mahkeme başkanı, dünkü duruşmada sanıklardan Doğukan Çep'in tuvalet ihtiyacı için salondan çıkarıldığı sırada müştekilerin bulunduğu tarafta oturan izleyicilere dönerek tehdit anlamına gelecek şekilde başını salladığının üye hakim tarafından görüldüğünü ve kendisine durumun aktarıldığını bildirerek, Çep'i uyardı.

Mahkeme başkanının, "Doğukan anladın mı?" diye sorduğu Çep, konuşmak için söz istedi ancak buna izin verilmedi. 

Saniye Ateş Konuştu

"18 aydır öldüm öldüm dirildim ben yaşayan bir ölüydüm ama burada 22 kez daha öldüm" diyerek sözlerine başlayan Saniye Ateş "Sanki herkes masum benim oğlum kendini vurmuş. Oğlum geldi bana dedi ki anne benim kalemimi kırdılar bana suikast düzenleyecekler. Bir gün beni ziyaret etti çelik yelekle. Belki korular dedim ama korumadılar. Benim oğlum 12 yıl İsmet Büyükataman’ın danışmanlığını yaptı. İsmet Ataman bizzat benim evime geldi. Ana babam duymasın dedi. Babası dayanamadı öldü ben ne kadar dayanırım bilmiyorum. Cezaevinde olanların çocukları yüzüne hasretmiş benim torunlarım yüzlerini hiç görmeyecek" dedi.

Saniye Ateş sözlerine şöyle devam etti:

"Mersin’deki Çağrı Ünel olayından sonra bir telefon geldi. Ölen çocuğun abisi aradı benim oğlumu tehdit etti. Oğlum, “Bana değil abileri Olcay Kılavuz, Ahmet Yiğit Yıldırım, İzzet Ulvi Yönter’e Semih Yalçın‘a soracaksın. Senin kardeşinin kanı benim elimde değil” dedi.

Dedim ki oğlum git Devlet Bahçeli’ye söyle defalarca ona ulaşmaya çalıştı. Hiç ulaşamadı ona.

Benim oğlumu öldürmek için mi Ülkü Ocakları başkanı yaptılar? O plaka (34 AT plakasını kast ediyor.) benim oğlumun döneminde alındı. O araca kimse binemiyordu o zaman Devlet Bahçeli’den izinsiz bir çay içilmiyordu. Benim oğlumun katilini çıkarsınlar ben de bu davadan vazgeçeyim. Devletin üstünde devlet mi bunlar?

Benim torunlarım akşam yatarken kapıları kapatıyor ki bir şey olmasın diye. İnsan öldürmek bu kadar basit mi o zaman ben de kısasa kısas isterim madem ki bu kadar basit.

Benim oğlumu defalarca takip ettiler. Yurtdışına gitti Olcay Kılavuz’un samimi olduğu bir hanımla görüştü. Dönüşte benim oğluma pusu kurdular. Hala benim kapıma gelebiliyorlar. Bizi öldürmekle mi korkutacaklar? Ben zaten ölüyüm. Bugünü ben 18 ay bekledim benim yavrumun katilleri çıksın diye. Niye insanlar bu kadar zalim oldu? Ankara’nın göbeğinde kime gözdağı veriyorlar? Biz zengin bir aile değiliz. Benim çocuğumu ne zorlu şartlarda yetişirdim. Ben onların vicdanına bırakıyorum.

"Daha ne kadar Sinan öldürülecek?" diyen Saniye Ateş,"Bir tanesi diyor ki para. Benim oğlum eve gelen bir kutu lokumu eve sokmaz dışarıda dağıtıp gelirdi. Ben çocuğuma bir lokma haram yedirmedim. Çocuğum zalimlere yem oldu. Gelinim çelik yelekle, korumayla geziyor. Niye? Eşini savunduğu için bu devletin üstünde devlet mi var ben kime gideyim? Ben Türk’üm, Müslümanım, ülkücüyüm, vatanseverim ama bunların inandığı ülkücülükten değilim ben. Bunlar maşa kimler yönlendirdiyse bunları onlar ortaya çıkacak." ifadelerini kullandı.

Saniye Ateş konuşurken fenalaştı, salona sağlık görevlileri çağrıldı. Bunun üzerine Ayşe Ateş sanıklara dönerek "Bu kadın burada ölürse hesabını hepinize sorarım" diye seslendi.

Özgür Özel'den Açıklama

Duruşmayı takip eden Özgür Özel, duruşmaya ara verilmesinin ardından açıklama yaptı. Özel, özetle şunları söyledi:

"Biraz önce Saniye Anne konuştu. 22 sanık ve sanık avukatının saatlerce süren savunmaları ifadeleri hepsi bir yana Saniye Ateş konuştu ve aslında bence orada söylenebilecek bunun üzerine bir kelime kalmadı. Oğlunu nasıl yetiştirdiğini anlattı. Oğlunu vuranların değil vurdurtanların ipini çekenlerin dosyadaki ifadeyle kalemi kıranların kim olduğunu öğrenmek istediğini söyledi. Dedi ki, 'oğlum öldü, babasının kalbi dayanmadı öldü. Ben zaten ölüyüm, bana bunu nasıl yaparsınız' dedi. Gerçekten kimin azmettirdiğini öğrenmek istediğini söyledi. Siyasilerin isimlerini söyledi. Sinan Ateş'in öldürüleceğini kendisinin söylediğini kendisinin kalemini kırdıklarını söyledi. Sözlerini bitiremeden de baygınlık geçirerek salondan sağlık sebebiyle çıkarılmak zorunda kaldı. Birazdan Ayşe Hanım konuşacak. Muhakkak o da çok kritik şeyler söyleyecek. Artık bu salonda mızrak çuvala sığmıyor. Ezberletilmiş ifadeler daha önceki ilk ifadelerini hatırlamayan hepsini geri alan suçu üstüne alan ve meseleyi adi cinayet olarak göstermeye çalışanların neye çabaladıkları kimleri korudukları ve bu siyasi cinayetin nasıl bir basit bir cinayete dönüştürülmeye çalışıldığını hep birlikte görüyoruz."

Ayşe Ateş Konuşuyor

Davada Ayşe Ateş ilk kez konuşuyor. Ayşe Ateş'in konuşması şöyle: 

“Şu an bunları ilk defa anlatacağım çünkü beni de öldürürler diye korktum. Ölürsem bunlar mezara gitmesin benimle.

Sinan bu tehditler başladığında bana ‘Ayşe, İzzet Ulvi Yönter ve Semih Yalçın, Ahmet Yiğit Yıldırım ile Olcay Kılavuz’a talimat vermiş ve beni öldürmek için kapı kapı gezip kiralık katil arıyorlarmış' dedi.

Evet, Sinan birilerini dövdürdü. Karşıma alıp, 'Sen akademisyensin, yakışıyor mu?' dedim. 'Ben MHP genel merkezinden gelen talimatları yapıyorum. Yapmazsam bana da ceza keserler.' karşılığını verdi. 

Asıl failler dışarıda ki, devlet bana koruma verme gereği duydu. Bu devlet namusunu temizleyecek, bana borcu var."

Ayşe Ateş isim vermeden, 'Bizim de bildiklerimiz var.' diyen Bahçeli için de, "Beyefendinin bildiği ne var? 18 aydır ağzını açmadı." dedi.

Ayşe Ateş son olarak ayrılan 17 kişilik dosyanın bu dosya ile birleştirilmesini ve bugün ismini verdiği tüm şüphelilerin de ifadesinin alınmasını istedi.
 

sinan ateş sinan ateş davası sinan ateş cinayeti devlet bahçeli