Yatırım Sözüyle Gümrük Vergisi Muafiyeti Alan Çinli BYD'nin Sessizliği Sürüyor
Çinli otomobil üreticisi BYD’nin Türkiye operasyonlarına ilişkin ortaya atılan iddialar, kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattı.
Manisa'da fabrika kurma vaadiyle gümrük vergisi muafiyetinden yararlanan fakat Macaristan'daki tesisini üretime hazır hale getirmiş olmasına rağmen Manisa'daki fabrikasına çivi bile çakmayan BYD’nin, son dönemde gümrükte sorun yaşamaya başladığı öne sürülüyor.
Sektör çevrelerinde dile getirilen değerlendirmeler, yaşanan bu durumun basit bir lojistik aksaklıkla açıklanamayacağı yönünde.
BYD’nin Manisa’da kuracağını ilan ettiği fabrikanın sahasında uzun süredir somut bir ilerleme görülmemesi, gümrükte yaşanan sıkıntıların “yatırım şartlarının fiilen yerine getirilmemesi” gerekçesiyle gündeme gelmiş olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Ancak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı cephesinden de BYD yönetiminden de kamuoyunu tatmin edecek net bir açıklama yapılmış değil.
1 Milyar Dolarlık Yatırım Sözü, Sahada Sessizlik
Hatırlanacağı üzere 2024 yılının Temmuz ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Çinli BYD firması arasında Türkiye’de yatırıma yönelik büyük bir anlaşma imzalanmıştı. Bu anlaşmaya göre BYD, Manisa’da yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırımla yıllık 150 bin araç kapasiteli elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil üretim tesisi kuracaktı.
Bununla birlikte sürdürülebilir mobilite teknolojilerine yönelik bir AR-GE merkezi açılması ve 2026 yılı sonunda üretime başlanması planlanıyordu. Projenin 5 bin kişiye kadar doğrudan istihdam yaratacağı da kamuoyuna açıklanan vaatler arasındaydı.
Ancak aradan geçen süreye rağmen fabrika sahasında bu iddialı hedefleri doğrulayacak bir tablo ortaya çıkmadı. Bugün gelinen noktada Manisa’daki arazide ne hızla yükselen bir tesis ne de üretim hazırlıklarına dair kalıcı bir iz bulunuyor.
Çin Oyunu: Yatırım Sözüyle Gümrük Muafiyeti Aldılar
Asıl tepki çeken nokta ise BYD’nin Türkiye’de fabrika kurma vaadi sayesinde elde ettiği ticari avantajlar. Yatırım vaadiyle gümrük vergisi muafiyeti alan Çinli şirket, şimdiye kadar bu muafiyetle sattığı araçlardan büyük karlar elde etti.
Kamuoyunda yükselen eleştiriler, devletin stratejik sanayi ve otomotiv politikalarının, küresel şirketlerin muğlak vaatlerine teslim edilmemesi gerektiği yönünde yoğunlaşıyor.
Yatırım takvimi işlemeyen, sahada karşılığı olmayan sözler karşısında hâlâ sessiz kalınması, yalnızca tüketiciyi değil, Türkiye’nin sanayi ciddiyetini de zedeleyen bir tablo olarak görülüyor.
Çin’in İlk Vakası Değil: Varyag
Yaşananlar, Çin’in geçmişte verdiği tartışmalı sözleri de yeniden hatırlattı. Özellikle “Varyag” olayı, bugün BYD tartışmalarında anılması gereken bir vaka olarak ön plana çıkıyor.
Sovyetler Birliği’nden kalan Varyag uçak gemisini “yüzer eğlence merkezi yapacağız” iddiasıyla satın alan Çin, gemiyi ticari amaçlarla kullanacağını ve Türkiye'ye yılda 1 milyon Çinli turist göndereceği sözleriyle Boğazlar'dan geçirmişti.
Modernize ettiği Varyag'ı yine uçak gemisi olarak Liaoning adıyla donanmasına katan Çin, Türkiye'ye göndermeyi vadettiği turistler konusunda da hiçbir adım atmamıştı.