YSK'dan CHP Kararına İlişkin Açıklama: 'Denetim Mercii Biz Değiliz, Yargıtay'dır'
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP’nin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen "mutlak butlan" kararına karşı yaptığı itirazı reddederken, kararın gerekçesini kamuoyuyla paylaştı.
Kurul, seçim kurullarının siyasi parti kongrelerindeki yetkisinin sadece "seçim günü" ve "seçim sonrası" işlemleriyle sınırlı olduğunu vurguladı. Seçim kurullarının, kongre öncesinde gerçekleşen olaylar veya delege listelerinin onaylanması dışındaki maddi hukuk konularında bir görev ve yetkisinin bulunmadığı belirtildi. Adli yargı mercilerince Medeni Kanun ve Dernekler Kanunu çerçevesinde verilen kararların Anayasa'nın 138. maddesi uyarınca bir "yetki gasbı" olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi.
YSK: "Denetim Mercii Biz Değiliz, Yargıtay’dır"
YSK’nın gerekçesinde, BAM tarafından verilen kararların inceleme mercisinin Yargıtay olduğu ve Yüksek Seçim Kurulu'nun hukuk mahkemelerinin kararlarını denetleyen bir temyiz mercii olmadığı hatırlatıldı. Kurul, seçim hukukunun öngördüğü "tam kanunsuzluk" incelemesinin sadece il ve ilçe seçim kurulları kararlarıyla sınırlı olduğuna işaret etti.
Ayrıca YSK Başkanı Serdar Mutta, hukuk mahkemelerinin kararlarının icrası konusunda kurulun bir görevi olmadığını, bu yetkinin icra dairelerinde bulunduğunu belirterek mahkemeden gelen yazıyı işlem yapmaksızın iade etti.
Öte yandan, CHP’nin YSK temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu’nun görevden alınmadan hemen önce yaptığı itiraz başvurusu, zamanlama itibarıyla geçerli kabul edilse de esastan reddedildi.
İYİ Parti YSK Temsilcisinden "Hukuki Güvenlik" Uyarısı
İYİ Parti YSK Temsilcisi Avukat Mustafa Tolga Öztürk, meselenin sadece CHP’yi ilgilendiren bir uyuşmazlık olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Öztürk, seçim yargısının denetiminden geçerek kesinleşmiş bir sürecin genel görevli mahkemelerce yeniden tartışmaya açılmasının, Türkiye'deki tüm siyasi partilerin kurultay süreçlerini hukuki bir belirsizliğe sürükleyebileceğini ifade etti.
Kararın dayandığı yaklaşımın genel kabul görmesi halinde, seçim hukukunun sınırlarının aşılacağını ve siyasi parti seçimlerinin meşruiyetinin her zaman sorgulanabilir hale geleceği uyarısında bulundu.
Mutlak Butlan ve Seçime Katılma Yeterliliği Tartışması
Avukat Mustafa Tolga Öztürk, siyasi parti seçimlerinde "mutlak butlan" hükümlerinin uygulanabileceğine dair açık bir yasal düzenleme bulunmadığının altını çizdi.
Siyasi partilere ilişkin özel hükümler varken genel hükümlere başvurulmasının hukuki güvenlik ilkesini zedeleyebileceğini savunan Öztürk, bu kararın sonuçları itibarıyla CHP’nin seçime katılma yeterliliği konusunda da tartışmalar doğurabileceğine işaret etti.
Ancak Öztürk, bu aşamada kesin bir sonuca varmanın mümkün olmadığını, kurultayların hukuki statüsüne ilişkin tartışmanın kesinleşmesi gerektiğini dile getirdi. Hem YSK’nın gerekçesi hem de Öztürk’ün analizi, seçim yargısının yetki alanının korunmasının Türk siyasi hayatı için belirleyici olacağını ortaya koydu.