Spor
Giriş Tarihi : 14-07-2021 23:07   Güncelleme : 15-07-2021 01:25

4 Büyük Kulübün Başkanı Bir Arada

Süper Lig'in 4 büyük kulübünün başkanları Ali Koç, Burak Elmas, Ahmet Ağaoğlu ve Ahmet Nur Çebi, HaberTürk canlı yayınına katıldı.

4 Büyük Kulübün Başkanı Bir Arada

Negatif hava algısının gerçeği yansıtmadığını belirten Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, "Biz aslında sahadaki rekabetin dışında arkadaşız ve dostuz. Abi, kardeşiz. Kurumların bunu bilmesini, görmesini istedik. Kendi camialarımıza da, taraftarımıza da bir mesaj vermiş olacağız. Biz sahada rakibiz, onun dışında birbirimizi kırmıyoruz" diye konuştu.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç da Ahmet Nur Çebi'nin açıklamalarını teyit ederek 4 kulübün başkanının bir arada ilk defa böyle bir programda bir araya gediğini belirterek "İçinde bulunduğumuz yapısal sorunları adresleyerek yapıcı şekilde hayata geçirebiliriz" dedi.

Galatasaray Başkanı Burak Elmas da dört kulübün toplam PasoLig kart adedinin yüzde 78'ini teşkil ettiğini hatırlatarak Süper Lig taraftarının "yüzde 78’i burada oturuyor şu an temsilen" dedi. Türk futbolunun kronikleşmiş problemlerinin kavga ederek çözülmeyeceğini belirten Elmas, saha dışındaki sorunların çözülmeden sahadaki sorunların çözülmesinin imkansız olduğunu vurguladı.

Başkan Burak Elmas'ın "yüzde 78" ifadesinin altını çizen Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, "Eğer ülke futbolunun yüzde 70’ini teşkil eden kulüpler bizlersek, ortada da sorun ve sıkıntı varsa, onun yüzde 78 sorumlusu olan kulüplerin başkanları olarak oturuyoruz burada. Tabii ki rakibiz sahada. Rekabetin de fair-play kuralları çerçevesinde olması gerekliliğini düşünürsek, sahaya yansıması için yüklenmiş olduğumuz sorumluluğun da gereğini yerine getirmek zorundayız" diye konuştu.

Birbirimizin Çıkarlarını Savunuyoruz

Kulüplerin tek başlarına çıkarlarını etkilemese de diğer kulüplerin çıkarlarını etkileyen konularda birbirlerine destek olduğunu, diğer başkanların da bu tavrını sürdürdüğünü belirten Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, "Bu birlik, beraberliğin mesajı önemli. Bakanlıkla sorun olabilir, hükümetten talepler olabilir ama daha önemli olan TFF var. Biz oraya bağlıyız. Bizim federasyonla ilgili olan taleplerimiz, bazen ısrarlı olmamız, üstüne üstüne gitmemiz o kuruma saygısızlık içerisinde olduğumuz şeklinde algılanmamalı. Ama bunu yapmamızın bir negatif hava yaratmasını doğru bulmuyoruz" dedi.

"O kapıyı 40 defa çalabiliriz" diyen Çebi, "Bunun bir kavgaymış gibi algılatmasını doğru bulmuyorum. Sanki biz TFF’ye gidip bir şey söylediğimizde kavga ediyormuşuz gibi hava yaratılıyor. Bizim konuştuklarımız medyaya yansısa sorun yok. Konuşmadıklarımız da olmadığı şekilde yansıyor. Bu da bizi üzüyor. Bazı istihbaratları tam yapmıyorlar ve ertesi gün yazılanlar üst kurulu da incetebiliyor. Kulüplerin en büyük derdi para ve yapılan fedakarlıklar hududu aşınca bizi üzüyor ve yoruyor" ifadelerini kullandı.

"Yayıncı kuruluş rakamı indirdi gerekçe olarak da pandemi önümüze konuldu. İlk iki sene sorunsuz yürümüştü. Son iki sene pandemi gerekçe gösterilerek ortaya bir tablo çıkartıldı. Bu tablo bizi yoruyor" diyen Çebi, "Bu dönemde daha çok desteğe ihtiyacımız varken, yayıncı kuruluşu destekleyen taraftar olmak bizi iki kere darbeliyor. Federayonun bu konuda uğraştığını kabul ediyorum ama sonuç alınamaması bizi üzüyor. Sonuç alınamadığı zamanda yazıp çizmemiz, itirazda bulunmamız doğal bir süreç. Bu konuda taviz vermek istemediğimizi de ifade ettik. Çünkü bu mağduriyet. Aslında desteklenmemiz gereken bir dönemdeydik. Yayıncı kuruluş desteklemiyorsa, keşke federasyonun ve ya spor bakanlığınının elinde bir kaynak olsaydı da bize destek olsalardı. Pandemi başlayınca seyircisiz oynuyoruz, hükümet, devlet bize para versin kulüpleri ayakta tutalım sonra satılacak biletlerden mahsup edersiniz dedik. Fikir olarak beğenildi ama icraat yok tabii" şeklinde konuştu.

Federasyon Sorunların Özüne İnmiyor Dolayısıyla Çözüm de Üretmiyor

Bir ülkenin futbol federasyonunun görevinin o ülkenin futbolunun markasını geliştirmek olduğunu belirten Ali Koç, "Biz kulüpler olarak şunu düşünüyoruz. Federasyonumuz sorunların özüne inmiyor. Dolayısıyla çözüm de üretmiyor. Daha da acı veren unsur, aldıkları kararlarda yaptıklarında genellikle görüş ayrılıkları olduğunda kendi vicdanlarını ve birtakım çevrelerin nezdinde kararları meşrulaştırmaya çalışıyorlar" dedi.

Federasyonun kendilerini dinlemesi gerektiğini belirten Koç, "Geçen sene bir sürü kulüp mali genel kurula katılmadı. Çağırın bir sorun nedir derdiniz. Burada da açıklama yapıyorsunuz, gelin oturalım diyeceğine böl ve yönet yoluna gittiler. Belli başlı kulüpleri arayarak onlara baskı. Bir nebze tehdit. 19 kulübün imzasının olmasına rağmen, bu kararın benim tarafımdan aldırılmış bir konu olduğunu, futbolun tamamen dışına çıkarak devlete başkaldırmaya kadar gelen haberlere bence aracı olmaları, bununla beraber iki üç tane her zaman bildiğimiz gazetecilerle algı yaratmak, ya bizi bir çağırın" ifadelerini kullandı.

Yayıncı Kuruluş Sorunu

En önemli sorunlarının yayıncı kuruluş sorunu olduğunu belirten Koç, "Trabzonspor’un ciddi çalışmaları oldu, harcama limitinin hesaplanma şekli. Son 4 senede Avrupa’daki ilk 5 ligin yayıncı gelirleri yüzde 7 buçuk artmış. Türkiye’de ise yüzde 27 inmiş. Biz niye her sezon indirimle muhatap olmak zorundayız. Pandemiden önce başladı bu. 2016 yılında ihale yapılıyor 500 milyon Dolar. 5 sezon. Fakat seneler içinde bizim de kabul etmemiz zor olan kur sabitlemeleri derken direkt indirim almak üzere bu rakam küçülüyor.

Bu rakam 2017’de 465 milyon Dolar’a iniyor. Hiç 500 ödememişler. 2018’de 416 milyon Dolar’a, 2019’da 388 milyon Dolar’a, geçen sezon 337 milyon Dolar’a iniyor. Bu sezon da 337 milyon Dolar olduğunu varsayalım, 5 senede toplam indirim 564 milyon Dolar. Bir sezonun üstünde beş senede indirim sağlanıyor. Bize yaptıkları teklif, federasyondan söylenen rakam 2 milyar. Bu rakamı baz alırsak 5 senede indirim 679 milyon Dolar oluyor.

Hangi gerekçeyle bu oluyor? Nasıl oluyor? İhale şartları var. Normalde ihale şartlarına uymazsanız ne olur? Teminat paraya çevrilir. Ama burada teminat yok. Acz içinde olduklarını düşünüyorum yayıncı kuruluş karşısında. Niye? Pandemi gelmeden başladı. Başımıze geleceği bildiğimiz için bunu bir seferlik yapın. Seneye eski şartlardan başlayalım. Öyle olmadı. Her sene indirim oldu.

Dikkat ederseniz bildiriye cevap verirken ‘kulüplerin bilgisi dahilinde’ ifadesi kullanılıyor. Bilgi alışveirşi yapılması karara ortak olduğumuzu ifade etmez. Bunları yabancı kuruluş yaşadı. Biz de pandemiyi yaşadık. Euro deli gibi artıyor. Son 5 sezonda Dolar yüzde 129, Euro yüzde 50 artmış TL’ye karşı. Kur sorunuyla karşı karşıyayız. Yayıncı kuruluş pastayı küçültüyor, bilet satamıyoruz. Düşme kalktığı için pasta 21 takıma bölündü. Bir de bunun üstüne vergiler yüzde 40’a çıktı.

Siz yayıncı kuruluşun haklarını savunurken, medya yoluyla paylaştınız mı? Bizim haklarımızı savunacak ziyaretler yaptınız mı? Yapsaydınız anlatırdınız. Yayıncı kuruluşu bu kadar sahiplenirken bizim haklarımız niye savunulmuyor? Her sene aynı şeyi yapıyoruz. Bıçak kemiğe dayanana kadar ödemeler durduruluyor. Geçen seneden kalan ödemeler var, önümüzdeki sezonun ödemesi yüzde 25 ödenmesi gerekiyordu rakamda anlaşılmadığı için ödenmiyor. Geçen sezon paraları alamadık, ligler başladı sus payı gibi ödeme aldık ve liglerin 5. 10. haftasında hala o sezonun yayıncı bedelinin müzakereleri devam ediyordu. Biz bunu ciddiyetten uzak bir tavır olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.

Yatırım Yapan, Risk Alan, Tepki Gören Biziz: Federasyon Kulüplere Rağmen Yönetiyor

Türk futbolunun sahiplerinin kulüpler olduğunu, federasyonu kendilerinin seçtiğini belirten Galatasaray Başkanı Burak Elmas, "Ama gelinen noktada federasyon kulüplere rağmen yönetiyor. Biz burada seyirci olmayacağız, kaptan olacağız. Türk futbolunu geliştirmek için yatırım yapan, risk alan bazen de tepki gören kulüpler bizleriz. Konulara değinildi. Bir garip anlaşılamaz yayıncı kuruluş ilişkisi var.

Biz zorla ihaleye sokmadık, şartnameyi biz belirlemedik. Yayıncı kuruluş bu şartnameyi inceleyip hesabını kitabını yapıp bu ihaleye girdiyse bunun bedelini ödemek zorunda anlaştığı üzere. Yayıncı kuruluşun sahibinden daha zengin değiliz.

Niye biz onları idare edelim? Böyle bir yükümlülüğümüz yok. Biz aslında 5 senelik bir ihale yapmadık. Her sene ihale yapıyoruz. Oyuncuların kontratlarını 3-4 sene yapıyoruz, ama yayıncı kuruluş ihalemiz her sene gerçekleşiyor. O zaman her sene ihale yapalım" diye konuştu.

Kurullar Sorunu

Türk futbolundaki ikinci en büyük sorunun kurullar olduğunu, kurullar konusunda memnun olan kimsenin olmadığını belirten Elmas, "Bu ne demek? Sistem çalışmıyor. Bizler bozuk sistemin başına insanları değiştirerek sistemi düzeltmeye çalışıyoruz. Ama sistemiz düzeltmezseniz istediğiniz kadar başındakini değiştirin. Tahkim Kurulu, futbolun yargı organı.

Mevcut yapıda birbiriyle ortak iş yapan iki başkan var. Biri disiplin kurulu, diğeri tahkim kurulu başkanı. Beraber kitap yazmışlar. Şunu da biliyoruz ki, disiplin kurulundan verilen cezalara siz tahkime götürün oradan indirecekler. Böyle bir yargı sistemi olur mu?

Eski hakemler her hafta hakemlik camiasının içinin ne kadar çürümüş olduğunu anlatıyorlar. Ben açılmış bir dava görmedim. Hakemler kendileri anlatıyorlar. Böyle giderse biz yine sistemi düzeltmeden konuları şahıslara zimmetleyip birbirimizle kavga edip orada oturanlar oturacak, biz de toplumu germeye devam edeceğiz.

Bizim tahkim kuruluna dair önerilerimiz var. Adaletli bir yapıya dönecek. Bunu biz teklif edeceğiz. Merkez Hakem Kurulu da çalışmıyor. Oyunu hakeme rağmen güzelleştiremezsiniz. O sistem çalışmadığı zaman oyun güzelleşmiyor. Orada da bağımsız bir sistem olması gerekiyor. Kendi atadıkları kendi yargı kararlarını denetliyor. Böyle bir sistem olmaz.

Çok enteresan bir şey anlatacağım. Tereddütlüydüm ama anlatacağım. Bizim bir oyuncumuzun transferi konusunda başka bir kulüple davamız var. İtiraz ettik ve mahkemede görülüyor. UEFA bunu devam eden problemli alacaklar statüsünde görüp bize transfer izni ve oyuncumuza izin verdi. Federasyon bize Avrupa kupasında oynatmamız gereken oyuncu için izin vermedi. Gerekçe yok. Neden vermedi biliyor musunuz? Bu akşam ne diyeceğiz onu bekliyorlar. Galatasaray nasıl bir tutum sergileyecek anlayamadılar hala.

Konuyu halletmekle yükümlü olan federasyon. Federasyon konuyu delege ediyor. Ben bakanlığa gidip Türk futbolunun sorununu halletmek zorundaysam federasyona ne ihtiyaç var? Sayın başkanlarla yaptığımız toplantıda şunu sordum. Bu problemlerde mutabık mıyız? Bunun en uç çözümü nedir? Bu sorunlar çözülmezse oyunun devam etmemesi. Bu şartlarda bizim oynama ve mücadele etme şansımız yok. Devamlılığı tehlike altında Türk futbolunun. En son raddeye gitmeye hazır mıyız sorusuna mutabık kaldıktan sonra bunu açıkladık. Bizim niyetimiz üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Ama şu anda üzüm yok, bağcı ortada dolaşıyor. Böyle bir sıkıntımız var" ifadelerini kullandı.

Yayın Gelirlerimizin Dörtte Birini Kaybettik

"Bugün itibarıyla baktığınızda 4 büyük kulübün naklen yayından elde ettiği gelir yüzde 20-40’lık paydayı teşkil ederken, Anadolu kulüpleri özelinde yüzde 60-90 bir paydayı temsil ediyor. Yıllık bütçeleri oranladığımızda. Bizi bu kadar rahatsız eden bir konu, Anadolu kulüpleri ciddi biçimde ekonomik çıkmaza sürüklüyor. Yayıncı kuruluş işin bu tarafında olmadığını gördük.

Anadolu’da herhangi bir kulüp, kulüplerin özelinde profesyonel harcamaların bir bölümü yabancı para cinsinden. Gelirlerdeki düşüşü de göz önüne aldığımızda 2018’de 3 puan karşılığı aldığımız para 3 milyon Lira’nın biraz üzerindeydi. Euro’ya çevirdiğimizde 800 bin Euro gibi bir para giriyordu. Anadolu kulüplerinin de bizim de kasamıza. Bugün 3 puan karşılığında elde ettiğimiz gelir 2 milyon 20 bin Lira. Aşağı yukarı 190 bin Euro falan" diyen Başkan Ahmet Ağaoğlu, "Kurdan etkilendik diyor yayıncı kuruluş, pandemiden etkilendik diyor, enflasyondan etkilendik diyor indirim talep ediyor. Aslında enflasyondan etkileniyorsa kulüpler etkileniyor. E biz yabancı oyunculara Euro ödüyoruz. Şimdi hem kurdan, enflasyondan, gelirlerimizden kaybımı var. Hala burada bunları konuşuyorsak, peki Anadolu kulüpleri ne yapacak?" diye sordu.

Bıçak Kemiğe Dayandı

Federasyonun istişaresiz olarak aldığı oldu-bitti kararlarını eleştiren Başkan Ali Koç, "Geçen sene, Kasım başındayız hala geçen sezonun yayıncı ödemesi ne olacak pazarlığı yapılıyor. Yine bir toplantıda federasyon, bizler. Biz kabul etmiyoruz diyoruz önerilen rakamı. Son anda sayın başkan artık irrite mi oldu, ne oldu. Şu tarihe kadar olmazsa ben yapacağım, devlet büyüklerimizin talimatı var dedi. Var mı, yok mu bilmiyoruz. Herhalde devlet büyüklerimizin daha önemli işleri var bunla ilgilenene kadar.

Biz çok garipsiyoruz bu durumu. Paydaş biziz, oturup çözelim. Niye kapalı kapılar arkasında isimler veriliyor. Bugünkü açıklamaya bakarsak. Güya biz geçen senede 1 sefer mahsus ertelemişiz. O zaman bizi niye çağırıyorsunuz? Siz buna kararınızı verdiyseniz biz niye bu muhabbeti yapıyoruz. Karar bu diyin, hazmetmeye çalışalım. 8+6 ne demek? Altı yabancının tribünde oturuyor demesi demek. Türk futbolunun maddi açıdan böyle lüksü yok. 

Madem ki, U21 ligini kaldırdılar yerine hiçbir şey koymadılar. İki sene koyacaklar diye bekledik. Siz bu kararı vermişseniz, niye bizimle hala Haziran ayında nasıl olsun muhabbetini yapıyorsunuz? Dolayısıyla süreç yönetimi kabul edileblir değil. Sezon ortasında 14’ten 16’ya çıktı. Madem bu kararı vermiştiniz, dediniz mi kulüplere +2’yi alacaksanız yarım sezonluk mukavele yapın. Demediniz.

Tüm kulüplerin mutabakatı olan konuda, 'yok hükmündesiniz' yaklaşımını kabul edemiyoruz. Artık yeter, bıçak kemiğe dayandı. Bu arkadaşların işin ciddiyetinin farkında olması lazım. Bizleri aramızda kızıştırarak, bazı kulüpleri tehdit ederek… Federasyonun bir yöneticisi bazı kulüpleri arayıp ‘niye Ali Koç’un suyundan gidiyorsunuz’ diyor. Bu cüreti gösteriyor. Ya Ali Koç diye bir hakem atandı diye atayan adamı işten aldılar. Böyle bir Ali Koç antipatisi var. Ama biz bu iradeyi koyarsak yaparız.

Bilsinler ki, bizimle inatlaştıkça -güvenilirlikleri zaten düşük- düşmeye de devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin futbol endüstirisinde çok büyük bir güven sorunu var. Bu sorunu minimize edebilmek için yol açık. MHK, hakem atamaları… Akıl akıldan üstündür. Ama irade yok karşı tarafta. İyi niyet, olumlu adımlar bunların hepsi 3 haftada çözülecek değil. Ama dönüşü olmayan yola sokulabilir. Bu sorunları çözmek için atacağımız adımlar, geri dönüşü olmayan noktaya getirilebilir.

Birinci konu yayıncı krizinin çözülmesi. Biz hukuki muhattap değiliz. Bundan sonra olacağız. Bir sonraki yayıncı ihalesinde federasyonumuzla beraber, kağıtta bizi yetkilendirerek pazarlıklar içinde Kulüpler Birliği olmalı. O çok överek baktığımız yabancı liglerde böyle. Avrupa Kulüpler Birliği ile UEFA anlaşma imzaladı. Bütün ticari hakların ortak yönetilmesi konusunda bir adım attı UEFA. Biz dümende olsaydık Kulüpler Birliği’ne her sene bu indirim talepleri gelemezdi. Pandemiden yayıncı kuruluştan gördüğü tüm etkileri sayıyorlar. Peki bizim yaşadıklarımız? PCR testlerini bile karşılamadılar. Kulüp başına 4 milyon Lira ödedik” ifadelerini kullandı.