Haberler
Giriş Tarihi : 24-03-2021 01:48   Güncelleme : 24-03-2021 02:26

Cumhurbaşkanı Adaylığına İlişkin Mansur Başkan: Türk Milleti, İşini Yapan Adama Hasret Kalmış

Mansur Başkan: Benim bir tane projem var, yatağa kimse aç girmeyecek. Eğitimde eşitliği sağlayacağım.

Cumhurbaşkanı Adaylığına İlişkin Mansur Başkan: Türk Milleti, İşini Yapan Adama Hasret Kalmış

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, KRT TV’de Gürkan Hacır’ın sunduğu Şimdiki Zaman adlı programa konuk oldu.

Ankara’daki yolsuzluk ve rantlar hakkında konuşan Mansur Başkan, şunları söyledi:

"BUNLARIN HESABINI SORMAMAK, OTURDUĞUM KOLTUĞU BANA HARAM EDER"

"Sadece Ankara’daki rant baronlarından değil, tüyü bitmemiş yetimin hakkına el uzatan herkesten bunun hesabını sormak benim boynumun borcu. Yıllarca herkesin bilip kimsenin üstüne gidemediği, sadece dedikodusunu yaptığı; kamuoyunda bilinen bazı hususların hepsini inceledik. Kamuoyunda herkesin duyduğu bazı yolsuzlukların üstüne gitmek gerekiyordu. Gerek imar yolsuzlukları, gerek diğer yolsuzluklar... Çünkü bir yandan, bir özelleştirmeyle bir insana anormal imkanlar sağlıyorsunuz belediye kaynaklarından ve bu kişi ayrıldığı eşine 6 milyon pound gibi tazminat, 150 bin pound aylık nafaka, 35 tane daire veriyor. Bunlar belediyeden kazanılan paralarla oluyor. Bu kişi müteahhit sayılabilir. Sonuç itibarıyla insanlar, bugün çıktığınız zaman çöpten yiyecek topluyor. Şimdi ufacık bir gıdaya ihtiyacı olan insanlar varken bunların hesabını sormamak benim oturduğum koltuğu bana haram eder."

MANSUR BAŞKAN'IN CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞI

Uğur Dündar’ın “Cumhurbaşkanı adayı olacak mısınız?” sorusuna Mansur Başkan şu yanıtı verdi:

"Ankara halkı beni Ankara'ya hizmet etsin diye seçti. Hatta böyle siyasî işlere karışmamı istemediği de belli ki sadece hizmet odaklı çalışınca şu konuşulmaya başlandı: ‘Adam işini yapıyor’. Demek ki Türk milleti, işini yapan adama hasret kalmış. İşini yaparken her şeye karışan insanı istemiyor. ‘Biz seni belediye başkanı olarak seçtik, belediye başkanlığını güzelce yap’ diyor. Ben de memnunum, inşallah daha güzel hizmetler yapacağız. Atatürk'ün bize emanet ettiği Başkent'i dünya başkentleriyle yarışır bir hâle getirmek için çalışacağız. Ondan sonra, yarın sokağa çıktığımda ‘Geldi, güzel de hizmet etti’ dendiği zaman benim için en büyük makam odur. Bunun haricinde bir şeye ne odaklıyım ne de düşünüyorum. Beni Ekrem Bey ile böyle zaman zaman yarıştırıyorlar ama şu kadarını söyleyeyim biz ancak hizmette yarışırız."

"İFTİRA ATILARAK GÖREVDEN ALDIRMAK İSTEDİLER"

Başkan, TOGO Kuleleri yüzünden davalık olduğu Sinan Aygün’ün rüşvet iftirasıyla kendisini görevden aldırtmak istediğini söyledi.

Kendisine tuzak kurulduğunu ifade eden Mansur Başkan, “Beni görevden aldırtmak istedi, ilk defa burada söylüyorum. Bir tezgah kurdular böyle. 'Büyükşehir Belediyesi, bizden rüşvet istiyor' deyip bir tezgah kurdular. İnşallah 'Böyle söyledi, bana iftira attı' diye iddia eder de onla mahkemede görüşürüz” diye konuştu.

Gazeteci Barış Yarkadaş’ın “Sinan Aygün kimle irtibat kurdu? Bu söylediğinize göre bilginiz de var mutlaka” sorusunu cevapsız bırakan Başkan, “İzin verin bunu zamanında açıklayalım. Ben diyorum ki gayet açık konuşuyorum. Versin beni mahkemeye, böyle bir niyetim yoktu, diye. Ben de ispat edebilirsem ederim; edemezsem de kendisine tazminatını veririm. Bu kadar net konuşuyorum” dedi.

İsmail Saymaz’ın, “Bu yasal eyleme geçti mi?” sorusuna Yavaş, “Savcılığa tabii bir dilekçe verdi ama sonra televizyonda ağzıyla itiraf edince olayın balon olduğu ortaya çıktı. Eğer öyle olmasaydı, verdiği dilekçe üzerine 'Sinan Aygün’den para istediler' diye bizleri görevden aldırmak, asıl gayesi oymuş. Tabii ki bu konuda tanıklık edecek bir sürü insan var, konuşmalar var. Beni mahkemeye verir, iftira attılar diye tazminat davası açarsa ben de orada ispat hakkımı kullanırım” cevabını verdi.

"BENİM BİR TEK PROJEM VAR, YATAĞA KİMSE AÇ GİRMEYECEK"

Çılgın projelerinin olmadığını söyleyen Mansur Başkan, şöyle konuştu:

"Benim bir tane projem var, yatağa kimse aç girmeyecek. Eğitimde eşitliği sağlayacağım. Bakın Türkiye’de 2,5 milyon öğrenci, internete erişememiş. Bizim Ankaramızda sosyal yardım alan 30 bin öğrenciye aylık 10 GB interneti yüklendi. 918 köyün tamamına internet sağlandı. Köyde yaşayan 15 bin öğrenci EBA’ya ulaşabildi. Bizim hizmet anlayışımız çok çok farklı."

MELİH'İN UCUBESİ: ANKA PARK

Uğur Dündar’ın “Ankara Parkı yerine Ankaralılar için yeni bir proje gündeme getirecek misiniz?” sorusuna ise Mansur Başkan şu cevabı verdi:

"Anka Park’ta hukuk savaşımız devam ediyor. Çok karmaşık bir protokol imzalanmış. Bir sürü sıkıntılı durumu var. Ben yaz aylarında oradaki hasarı tespit etmek için mahkemeye başvurdum. Mahkeme, sadece dış görünüşünde 111 milyon lira hasar olduğunu tespit etti. İşletmeciye, çık dedik süre bitince. Çıkaramadık. Yeni Mahalle Kaymakamlığına başvurduk. ‘Sizi mahkemeye vermişler’ dediler. Biz Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gittik ve hâkim maalesef orada 50 bin lira teminatla onların, oradaki statüsünü devam ettirdi."

"ANKA PARK’IN MALİYETİ 712 MİLYON 900 BİN DOLAR"

Başkan, Anka Park meselesine ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anka Park’ın maliyeti 712 milyon 900 bin dolar. Orada çalıştırılan işçilerin maaşı, belediye araçlarının giderlerini de hesap ettiğiniz zaman tespit edilenden daha fazla da olabilir. Gerçek rakam yaklaşık 713 milyon dolar... Kuruş kuruş nereye, ne kadar para verildiği buradan belli. Şimdi almaya çalışıyoruz. O para, kimsenin şahsî parası değil. Bu Ankara’nın cebinden çıktı. Elbette orayı kurtarmaya, çalıştığı kadarıyla çalıştırmaya ve oraya bazı etkinlikler ilave etmek suretiyle orayı Ankara halkının gittiği, çeşitli etkinlikler düzenlediği bir yer yapmak suretiyle kurtarmaya çalışıyoruz."

"1,5 LİRAYA ALINAN FİDANLAR, BELEDİYEYE 15 LİRADAN SATILDI"

Yolsuzluklarla mücadele etmeye devam edeceklerini belirten Mansur Başkan, “Bir firma Ankara Belediyesi’ne, 1,5 liraya aldığı fidanı aynı ay 15 liraya satıyor. Orman Genel Müdürlüğü de diyor ki ‘Bu kadar ağacı dikecek yer yok, biz bedava verirdik’ diyor. Ondan sonra buna takipsizlik çıktı ve itiraz edildi. Mustafa Tunu döneminde yapılmış bir şikayet... Bunun neyini kollayacağız biz? Bu para kimin parası, tüyü bitmemiş yetimin hakkı” dedi.

"PSİKOLOJİSİ YA DA RUH SAĞLIĞI BOZUK"

Mansur Başkan, AKP tarafından tasfiye edilen Melih Gökçek ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Psikolojisi ya da ruh sağlığı oldukça bozuk, sürekli tweet atıyor ve ben muhatap almıyorum. Neden görevden alındığı da belli değil, zaten kendisi de izah edemiyor. Baktı ki belediye hizmetlerinde bir aksama yok, işler yolunda; yapılan her işlemden sonra sürekli tweet atıyor 'çapsız şöyle, çapsız böyle' diyor. Şahsımı hedef aldığı için gidip Savcılığa şikayet ediyorum. Savcı ise 'Bir siyasetçi, AİHM kararları gereğince buna katlanmalıdır' diyerek takipsizlik veriyor. Herhangi bir şahıs, AKP'li bir belediye başkanına 'çapsız' dediği için aynı savcı hemen dava açıyor. Ben hukukçuyum, hukukla oynamasınlar; ben ayrıcalık istemiyorum."

Uğur Dündar'ın "Hiç 'Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmeseydim' dediğiniz bir an oldu mu?" sorusu üzerinden Melih Gökçek'in 'çapsız' sözüne de yanıt veren Mansur Başkan şöyle konuştu:

"Tam tersine; işte bunları halletmek, bu kirli siyaseti ortadan kaldırmak için ben oradayım. 'Çalıyor ama çalışıyor' dedirtmemek için oradayım. İşte çapsızlığım orada, onlar gibi beceremiyorum. Çoluğuma çocuğuma televizyon hediye edemiyorum, spor kulübü hediye edemiyorum. Benim dönemimde zengin olan insanlar yok. Ankara'nın kısa zamanda zengin olan insanlarına bakın, hep aynı dönemde zengin olmuş insanlar. İftira atmakta, yolsuzluk yapmakta çapsızım; çapsızlık buysa. Ben bunlarla mücadele etmek için oradayım. Birileri iyi örnek olmayı insanlara göstermeli; Türkiye'de bu tür insanlardan başka insanlar da olduğunu mutlaka göstermeli. Ben, bugüne kadar sosyal medya üzerinden hiçbir kimseye ne iftira attım, ne hakaret ettim. Ben, şehrin belediye başkanıyım."

DANIŞTAY KARARLARI HAKKINDA BAŞKAN'IN YORUMU: ZORLAMAYIN HUKUKU

Danıştay’ın, belediyelerin iştiraki olduğu şirketlerdeki belediye tüzel kişiliğindeki temsilcilerinin değiştirilmesi yetkisini belediye başkanlarından alarak belediye meclisine vermesi hakkında da konuşan Mansur Başkan, şunları belirtti:

"Zorlamayın hukuku, bunun hesabını çocuklarınıza veremezsiniz. Topluma izah edemezsiniz. Başka bir yolu var. Kanun değiştirsinler, o daha vahim sonuçlar doğurur ama hukuku zorlamak yerine açıkça kanunda hükmü alınan şeyi değiştirip farklı yollar arayıp hukuku katletmek yerine bence kanun değiştirsinler. Yargıtay, Sayıştay herkes bu konuda belediye başkanının yetkili olduğunu söylerken her nasılsa idarî davalar genel kurulundan böyle bir karar çıkardılar. Dolayısıyla bu kararlar zorlama kararlardır."

BELEDİYELERİN BAĞIŞ TOPLAMASININ ENGELLENMESİ HAKKINDA

"Toplanan yardım paraları devlette duruyor. O kararın da ben yanlış olduğuna inanıyorum. İçişleri Bakanı, ‘Gidip belediyeye para yatırmak isteyene bir engel yok’ dedi. İyi de pandemi dönemindeyiz. Bu yüzden belediyemize insanlarımızın gelmesini istemiyoruz ki... Vatandaşlar, belediyeye ödeyeceği bütün paraları online ödüyor. Bu devirde bağış yapacaksa da belediyeye gelip yatırması gibi söz konusu bir şey olmaz. Bizim ilan ettiğimiz hesaplar da belediyenin kendi hesabı, yardım hesabı diye ayrı bir hesap açmadık. Bizim hesabımızdaki paralara el konulmuş oldu. Bu kararı da yanlış buluyorum."

MANSUR BAŞKAN'IN ERDOĞAN'LA YAPTIĞI GÖRÜŞME

Mansur Başkan, AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la 20 Eylül'de yaptığı görüşmeye ilişkin şunları ifade etti:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Ankaragücü'nün transfer yasağının kaldırılması konusunda konuştum. Metro çalışmalarımızı anlattım. Otobüslerimiz sıkıntılı, otobüs almak için krediye başvurdum ama imzadan çıkmıyordu bir türlü. Berat Albayrak’ın imzalaması gerekiyordu. Sonra Lütfi Elvan Bey gelince imzalandı. Şu anda Ankara’ya 300 otobüs kazandırıyoruz. 20-25 kadar hayatî konu vardı. Onları anlattım. Belediyenin 600 milyon TL alacağı vardı devletten. Büyük çoğunluğu yapıldı."

“20 BİN METREKAREYE, 120 BİN METREKARE İNŞAAT”

İsmail Saymaz’ın TOGO Kuleleriyle ilgili, kaçak yapılaşmayla elde edilen miktarın ne kadar olduğu sorusuna Mansur Başkan, şu yanıtı verdi:

"500 milyondan aşağı değildir, çünkü bize kendisi 800 milyon liralık tazminat davası açacağını söylüyormuş. Herkes, her türlü hakkını kullanabilir. 20 bin metrekare inşaata 120 bin metrekare inşaat yapıyorsunuz. Tabii bunlar nasıl belediye meclisinde, kim tarafından getirildiği bilinmiyor. Tabana girmezseniz, diyelim ki 6 katla bitiyor. Ama araya AVM sıkıştırılmış. Bu kocaman AVM metrekareye sayılmıyor. 6 kattan, 21-22 kat fazla çıkılmış olabilir."