Türk Dünyası
Giriş Tarihi : 07-10-2020 17:18   Güncelleme : 07-10-2020 17:36

Dışişleri Bakanlığı'ndan Utanç Verici Doğu Türkistan Açıklaması

Doğu Türkistan'daki zulme dur demek için onlarca ülkenin imzacı olduğu bir ortak mektuba dahi imza atmaktan çekinen Türkiye Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanlığı'ndan ilginç bir Doğu Türkistan açıklaması geldi. Sözcü Hami Aksoy'a ait olan metinde Uygur Türklerinden 'Uygurlu' diye bahsedildi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan Utanç Verici Doğu Türkistan Açıklaması

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri üyelerinin de aralarında bulunacağı uluslararası bağımsız uzmanlar heyetine Doğu Türkistan için “tam erişim” izni verilmesi talebiyle kaleme alınan ve 39 ülkenin temsilcisinin imzaladığı mektupta söz konusu ülkelerden birinin Türkiye olmaması büyük tepki toplamıştı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, bugün işgalcilerin adlandırdığı şekilde "Sincan Uygur Özerk Bölgesi" adını kullanarak Doğu Türkistan'a dair Türkiye Cumhuriyeti adına utanç vesikası olarak tanımlanabilecek bir açıklama yayımladı.

Aksoy, bir yandan gelişmeleri yakından takip ettiklerini kaydederken diğer yandan da Doğu Türkistan'daki Uygur Türklerinden 'Uygurlu' diye bahsederek konuya ne denli uzak olduğunu gözler önüne sermiş oldu. İşgalcilerin entegrasyon ve asimilasyon politikaları adı altında sistematik bir soykırıma maruz bıraktığı bölge Türklüğünün karşı karşıya kaldığı muamele için Sözcü Aksoy, sadece "Sincan’daki Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik insan hakları uygulamaları" ifadelerini kullanmakla yetindi.

Türk Hariciyesinin tarihine kara bir leke olarak geçecek açıklamanın tam metni şöyle:

"Etnik, kültürel ve dini bağlara sahip olduğumuz Uygur Türklerinin huzur, güvenlik, refah ve mutluluğuna özel önem atfediyoruz. Uygurlu kardeşlerimizle ilgili gelişmeleri her zaman yakından ve büyük hassasiyetle takip ediyoruz.

Gerek Çin'le ikili temaslarımızda gerek uluslararası platformlarda Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıkların durumuyla ilgili beklentilerimizi açık ve net olarak dile getirmekteyiz. Bu bağlamda Uygur Türklerinin ve Müslüman azınlıkların din ve inanç özgürlükleri başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerine saygı gösterilmesi gerektiğini sürekli olarak gündemde tutuyoruz.

Bu ilkesel tutumumuz, 6 Ekim tarihinde BM 75. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen Sosyal, Kültürel ve İnsani İşlerden sorumlu III. Komite toplantısında Daimi Temsilciliğimiz tarafından yapılan ulusal beyanda da ortaya konmuştur. Bu konuda ülkemizin milli bir çizgisi bulunmaktadır. Bu çerçevede kendi milli beyanını yapmıştır. Beyanımızda, son dönemde kamuoyuna yansıyan rapor ve haberlerde yer alan, Sincan’daki Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik insan hakları uygulamalarından duyduğumuz endişe ifade edilmiştir. Bunun yanısıra, Uygur Türklerinin ve diğer Müslüman azınlıkların Çin’in eşit vatandaşları olarak barış ve huzur içinde yaşamaları; ayrıca, kültürel ve dini kimliklerine saygı gösterilmesi ve bunların garanti altına alınması yönündeki beklentimiz bir kez daha güçlü bir biçimde vurgulanmıştır. Görüşlerimiz detaylı olarak milli beyanımızda mevcuttur."