Haberler
Giriş Tarihi : 28-02-2021 16:49   Güncelleme : 28-02-2021 17:17

Esnafın Yüzde 20'si Battı, Yüzde 20'si de Batmak Üzere

"Çünkü biz zaten bugün açılsak, önümüzdeki iki yılı bu süreçte aldığımız borçları ödemekle geçireceğiz. Var olan işletmelerin yüzde 20’si kapandı, yüzde 20’si de kapanmak üzere."

Esnafın Yüzde 20'si Battı, Yüzde 20'si de Batmak Üzere

Çin virüsüne karşı mücadele kapsamında kısıtlamalar son bulacak. Türkiye’de 1 Mart'tan itibaren aşamalı normalleşmenin başlaması bekleniyor. Şehirleri günlük ve haftalık vaka sayılarına göre kırmızı, turuncu, sarı ve mavi olmak üzere 4 gruba ayıran Sağlık Bakanlığı, bu sınıflandırmayı dikkate alarak normalleşme adımlarını atacak.

Ülkemizin 81 ilini kapsayan haftalık ve günlük vaka ortalamalarına göre hazırlanan listelerde, kırmızı ve turuncu kategoride yer alan illerde kısıtlama devam edecek. Sarı listedeki iller için kısmî kısıtlama beklenirken mavi listedeki illerde ise normalleşme adımları atılacak.

1 Mart’ta başlatılacak normalleşme adımları kapsamında vaka sayısı düşük olan illerde kafe ve restoranların açılması gündemde. İşletmelerin açılmasına ilişkin kapalı mekânlarda 45 dakikadan fazla oturulmaması ve kapasitenin yüzde 30 ile sınırlı tutulması gibi öneriler sunuluyor.  

Gazete Duvar'ın haberine göre, Kafe-Bar-Restoran Çalışanları ve İşletmecileri Dayanışma Platformu (KABARE) Sözcüsü Oğul Aşkın, küçük esnafın ağzına bir parmak bal çalındığını ifade ederek özellikle restoranların açılmasına ilişkin getirilen kapasite ve saat sınırlamasını kabul etmediklerini söyledi:

“Kafe ve restoranları, bizleri susturmak için açmaya çalıştıklarını düşünüyoruz. Aynı zamanda bu tür açıklamaları, oluşturduğumuz muhalefeti ve kamuoyunun tepkisini kırmaya dönük hareketler olarak değerlendiriyoruz. Ya en erken nisan, en geç Ramazan ayı sonrasına kadar kafe, bar ve restoranları açmayacaklarını düşünüyoruz. Ya da yapacakları potansiyel yardım destek açıklamasıyla susturmaya çalışacaklar. Yok, '45 dakika oturulacak', yok 'saat 21.00'e kadar açık kalacak' gibi şartları kabul etmiyoruz. Biz yine pandemi şartlarına uyarak, mekânı ona göre düzenleriz ama bu tarz kısıtlamaları kabul etmiyoruz.”  

"Mekânlar arası ayrımcı politikaya da tamamen karşıyız"

İktidar tarafından özellikle bar, içkili lokanta gibi mekânların gözden çıkarıldığını belirten Aşkın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ankara nezdinde içkili lokanta ve barlar, var olan esnaf sayısının yüzde 10’u... Bin 101 içkili mekân var; bunun 832 tanesi Çankaya bölgesinde. Sırf Çankaya bölgesinde kapatılan 832 mekânı göz önüne alırsak aileleri ile birlikte yaklaşık 100 bin kişi bu süreçten etkileniyor. Alkolsüz mekânların durumu da çok feci. Açılma yapılırken mekânlar arası ayrımcı politikaya da tamamen karşıyız. Otel barlarının açık olduğu, kayak merkezlerinde partilerin yapıldığı, spor salonlarının dolu olduğu ve siyasî parti kongrelerinin yapıldığı bir ortamda mesajımız şu: Ya bizi de açın ya da haklarımızı verin!”

"Var olan işletmelerin yüzde 20’si kapandı, yüzde 20’si de kapanmak üzere"

Kafe, bar, içkili lokantalar ve restoranların toplu halde açılmaması hâlinde var olan vergi borçlarının, SGK prim borçlarının ve kredi borçlarının bir yıllık yapılandırmalarla ertelenmesini istediklerini bildiren Aşkın:

“Çünkü biz zaten bugün açılsak, önümüzdeki iki yılı bu süreçte aldığımız borçları ödemekle geçireceğiz. Var olan işletmelerin yüzde 20’si kapandı, yüzde 20’si de kapanmak üzere. Bunun önüne geçilebilmesi için öncelikle salgının 'mücbir' sebep haline getirilmesi gerekiyor. Benim işletmem şu an tahliyelik oldu, dava açtım. Oysa bu süreçte başımıza bir şey gelmeyecekti, tahliye edilmeyecektik! Tüm mekânların gereken tedbirlerin alınması koşullarıyla açılmasını istiyoruz” dedi.