Haberler
Giriş Tarihi : 08-09-2021 20:55   Güncelleme : 08-09-2021 20:55

"İstanbul 7,2-7,6 Büyüklükte Deprem Bekliyor, Yapı Stoku Büyük Ölçüde Depreme Dirençli Değil"

Jeolog Prof. Dr. Naci Görür, beklenen İstanbul depremine ilişkin açıklama yaptı.

Beklenen İstanbul depremine ilişkin Twitter hesabı üzerinden açıklama yapan Prof. Dr. Naci Görür, "Arkadaşlar bir seri tweet ile İstanbul’un depreme hazırlanması konusunda görüşlerimi özetleyeceğim. Devamlı sorup duruyorlar.

1-DEPREM ÖNCESİ DURUM SAPTAMA: Kent 7,2-7,6 büyüklükte deprem bekliyor. Yapı stoku büyük ölçüde deprem dirençli değil. Halk deprem konusunda yeterince bilinçli değil. Kentsel dönüşüm çalışmaları genellikle deprem odaklı değil ve operasyonda halk da pek yok. Çevre, koşulları itibariyle depreme hazır değil"  dedi.

Kentin Altyapısı Depreme Dirençli Hale Getirilmeli

"2-DEPREME HAZIRLIK: Bunun için tüm kent bileşenlerinde hazırlık yapılmalıdır. Kent bileşenleri yönetim, halk, altyapı yapı stoku, çevre ve ekonomidir. Deprem öncesinde yönetim deprem tehlike analizini, risk yönetimi analizini ve afet yönetimi çalışmalarını yaparak hazır olmalıdır. Deprem sonrasında da afeti en etkin şekilde yönetmelidir. Halk depremi nasıl karşılaması konusunda bilinçlendirilmelidir" diyen Görür, "Kentin tüm altyapısı (yol, köprü, tünel, baraj, kanalizasyon, su, doğal gaz şenekeleri, vb. deprem öncesi elden geçirilmeli ve deprem dirençli hale getirilmelidir. Deprem sonrası bu yapılar hızla kontrol edilip tamir edilmelidir. Kentteki yapı stoku en riskli yerlerden başlayarak elden geçirilmeli, deprem dirençsiz olanlar güvenli hale getirilmelidir. Bu işin içinde halk da olmalı, onlara uzun süreli ve düşük faizli kredi sağlanarak teşvik edilmelidir. Benzer tarama deprem sonrası yapılmalı ve binalar güçlendirilmelidir" ifadelerini kullandı.

Depremin Aynı Zamanda Bir Çevre Felaketine Dönüşmemesi İçin...

Depremin bir çevre felaketine dönüşmemesi için depremde oluşacak molozların döküleceği yerlerin de planlanması gerektiğini belirten Görür, "Bunların bertarafı için akarsu, göl ve denizler asla düşünülmemelidir. Tehlikeli atıkların depremde çevreye saçılmaması için deprem öncesi önlem alınmalıdır. Beklenen deprem Marmara Bölgesini ekonomik açıdan devre dışı bırakabilir. Bu da tüm ülkenin krize girmesi demektir. Tüm iş dünyası ekip ve ekipmanlarını deprem güvenli hale getirmeli ve devre dışı kalmamak için önlem almalıdır. Sevgiyle" ifadelerini kullandı.