Haberler
Giriş Tarihi : 26-05-2021 11:58   Güncelleme : 26-05-2021 13:07

İYİ Parti: 'Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem' Önerisini Sundu

Partisinin grup toplantısında konuşan Meral Akşener, ''Sosyal hayattan ekonomiye, adaletten diplomasiye, doğadan demokrasiye, hemen her alanda ülkemizin karşılaştığı sorunların anahtarıdır'' şeklinde tarif ettiği Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerisini sundu.

İYİ Parti: 'Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem' Önerisini Sundu

İYİ Parti'nin Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Toplantıda ''Yolsuzluğun, yoksulluğun ve yasakların sebebi olan, bu ucube sisteme son vereceğiz'' diyen Akşener, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'den söz etti. 

Akşener, ''Türkiye’nin, Partili Cumhurbaşkanlığı sistemiyle, içine düşürüldüğü sıkıntılardan çıkış yoludur. Adaleti, vicdanı, liyakati, ortak aklı, Türk Devlet geleneğine yakışanı gösteren, Milletten yana olanı tarif eden, devletle milleti yeniden buluşturan, bir sistem tasarımı, bir ilkesel çerçevedir'' şeklinde tanımladığı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem için ''Sosyal hayattan ekonomiye, adaletten diplomasiye, doğadan demokrasiye, hemen her alanda ülkemizin karşılaştığı sorunların anahtarıdır'' dedi.

Görevi Sona Eren Cumhurbaşkanı Aktif Siyaset Hayatına Geri Dönemeyecek

''Hukuksuzluğa, keyfiliğe, liyakatsizliğe, adaletsizliğe dur deyip, milletimizin huzur ve refahı, gençlerimizin geleceği için, iyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’i milletimizle birlikte inşa edeceğiz'' ifadelerini kullanan Akşener, sistemin ilkelerini şu şekilde açıkladı:

''Değerli dava arkadaşlarım; 'İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem İlkeleri' olarak belirlediğimiz ilkeler,  Demokratik Hukuk Devleti idealimizin özünü oluşturan, özgür birey, güçlü Sivil Toplum Kuruluşları, güçlü devlet ve bunlarla birlikte Güçlü Milli Ekonomi hedeflerimizin inşasını sağlayacak, temel yapıtaşlarıdır. Peki o ilkeler neler?

Birinci ilkemiz; Tarafsız Cumhurbaşkanı. İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de Türkiye Cumhuriyeti, Başbakan ve Bakanlar Kurulu tarafından yönetilecek. Cumhurbaşkanı’nın, hiçbir partiyle bağlantısı olmayacak.  Cumhurbaşkanlığı makamı, tarafsız ve partiler üstü bir şekilde devleti ve milletin birliğini temsil edecek. Çünkü partili bir Cumhurbaşkanı’nın, siyaseten taraf olacağı için, milletin birliğini temsil etmesi mümkün olamaz. Nitekim olamıyor da…

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetki alanı demokrasinin tıkandığı alanlarda, kurumlar arasından hakemlik vazifesini ifa eden, devletin en üst organı şeklinde düzenlenecek. Böylece, partili Cumhurbaşkanı’nın meclisimizi etkisiz hale getiren karar ve uygulamalarının önüne geçilecek. Keyfi uygulamalarla elinden alınan yasama gücü yeniden Milletin Evi’ne, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne devredilecek. Ancak tarafsız Cumhurbaşkanı sadece temsili görevler üstlenmeyecek.

Örneğin, Genelkurmay Başkanı, MİT Başkanı, Diyanet İşleri Başkanı, büyükelçiler ve valilerin atanmasında üçlü kararnameyle Cumhurbaşkanı söz sahibi olacak. Cumhurbaşkanı’nın birden fazla defa seçilmesi durumunda ikinci dönem yeniden seçilmek amacıyla, gündelik siyasete dahil olması kaçınılmazdır. O nedenle, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de Cumhurbaşkanı, yalnızca bir dönem görev yapabilecek ve görev süresi 6 yıl olacak. Görevi sona eren Cumhurbaşkanı, aktif siyasete dönemeyecek.''

Hükûmeti Kurma ve Hükûmet Etme Süresini TBMM Belirleyecek 

Sistemin ikinci ilkesinin 'Çoğulcu Demokrasi, Katılımcı Yönetim, Güçlü Meclis' olduğunu açıklayan Akşener, ''İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çoğulculuğa dayanacak. Uzlaşmacı ve kapsayıcı siyasetin yapılmasını sağlayarak, öncelikle demokrasimizi güçlendirecek. Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde koalisyon dönemlerinin biteceği iddia edildi ama maalesef işin pratiğinde bu iddialı söylemin aksine, Türkiye bir ittifaklar rejimine muhtaç hale geldi.

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de ülke yönetimi tek bir kişinin değil, Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu’nun yetkisinde olacak. Hükûmeti kurma ve hükûmet etme süresi adil ve serbest seçimlerle oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından belirlenecek. Tek bir partinin milletvekili sayısının, hükûmet kurma yeterliliğine sahip olmaması hâlinde elbette koalisyon hükûmetleri kurulacak. 

Meclis dışından Bakan atanamayacak. Bakanlar, Başbakan tarafından milletvekilleri arasından seçilecek ve tek kişiye karşı değil, hem kurul olarak birlikte, hem de her bir bakan ayrı ayrı olmak üzere milletin seçtiği meclise karşı sorumlu olacak. 

Anayasa Mahkemesi’nin üyeleri, Hâkimler Savcılar Kurulu, Sayıştay, Yüksek Seçim Kurulu, YÖK’ün yerine kurulacak olan Türkiye Yükseköğretim Kurumu ve RTÜK üyelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, nitelikli çoğunluk ile seçilmeleri sağlanacak.

Merkezi yönetimle, yerel yönetimler arasındaki yetki dağılımı, iktidar ve muhalefet belediyesi ayrımı olmadan, milli iradeye saygı duyulacak şekilde düzenlenecek'' şeklinde konuştu.

Merkez Bankası Müdahalelere Kapatılacak

Akşener, üçüncü ilkenin 'Kuvvetler Ayrılığı ve Güçlü Denetim' olduğunu belirterek milletin hazinesinin nasıl kullanılacağına karar verecek tek mercinin TBMM olduğunu söyledi. Bu bağlamda bir sistem geliştirildiğini belirten Akşener, ''Merkez Bankası’nı müdahalelere kapatacağız. Merkez Bankası’nın bağımsızlığını zedeleyecek hiçbir uygulama ve düzenlemeye müsaade edilmeyecek. Politika araçlarını ve tüm enstrümanlarını bağımsız olarak kullanabilecek. Merkez Bankası Başkanı, Bakanlar Kurulu tarafından 5 yıllığına atanacak.

Ayrıca; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu,  Sermaye Piyasası Kurumu, Rekabet Kurumu,  Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Enerji Piyasası Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu gibi devlet işleyişinde kritik öneme sahip olan kurumlarımız idari ve mali özerkliğe sahip kurumlar olacak.  En az, yüzde 25 oranında kadın üyelerden oluşacak bu kurulların, başkan ve üyeleri en fazla iki defa olmak üzere, dört yıllığına Bakanlar Kurulu tarafından atanacak'' şeklinde konuştu.

'Ticari Sır' Saçmalığına Son Verilecek 

TBMM'nin bütçe denetiminde etkin rol oynaması gerektiğinin altını çizen Akşener, ''Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Milleti adına, bütçenin kabulü ve denetiminde etkin hale gelecek. Keyfiyetle yapılan ödenek üstü harcama uygulamasına son verilecek.  Ödenek üstü harcama ihtiyacının ortaya çıkması halinde Bakanlar Kurulu, meclise ek bütçe kanun tasarısı sunacak.  

Sayıştay’ın denetim yetkileri artırılacak. Hükûmetin bütün harcamaları istisnasız olarak Sayıştay denetimine açık olacak. 
Harcamaların nerelere ve ne miktarda yapıldığı, şeffaf bir şekilde Sayıştay tarafından incelenecek. Milletin parasını harcarken sığınılan, 'Ticari Sır' saçmalığına son verilecek.

Türk Denetim Yasası acilen hayata geçirilecek. Aynı zamanda, denetim birimlerinin ortak etik ilkelerinin, raporlama standartlarının, olaylara yaklaşımlarının, doğru ve yanlış algılamalarının, aynı düzleme oturtulacağı bir hukuki zemin oluşturulacak''
diyerek hükümetin harcalamalarının kontrol altına alınması gerektiğini açıkladı. 

Adli Kolluk Sistemi Kurulacak 

Dördüncü ilkeyi ''Hukukun Üstünlüğü ve Tam Bağımsız, Tarafsız Yargı'' olarak açıklayan Akşener, ''Geç gelen adalet, adalet değildir prensibi ışığında ceza yargılamasında soruşturma evresinin daha etkin, güvenilir ve hızlı olmasını sağlamak adına, 
yalnızca soruşturma evresinde görevli olmak üzere Adli Kolluk Sistemi kurulacak. 

Anayasaya, hâkim ve savcıların coğrafi teminatını sağlayan hüküm konulacak. Aynı zamanda, Hâkim ve Savcılar Kurulu'nun yapısı ve üye atama sistemi de değiştirilecek. 

Hâkim ve Savcılar Kurulu, en az 5’i kadın olmak üzere, 15 üyeden oluşacak. Adaylar, yargı kurumlarımız, barolar, üniversiteler tarafından önerilecek ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından üye tam sayısının en az 3’te ikisinin oyuyla seçilecek. HSK üyeleri bir kez seçilecek ve görev süreleri 5 yıl olacak. Adalet Bakanı ya da onun adına Adalet Bakanı Müsteşarı, kurulun gözlemci üyesi olarak toplantılara katılabilecek. HSK Başkanı, kurul tarafından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğunun oyuyla seçilecek'' ifadelerini kullandı. 

Askerî Liseler ve Harp Akademileri Yeniden Açılacak

Akşener, 5’inci ilke olarak 'Devlette Liyakat' ilkesininin benimsendiği sistemde yer alacak özellikleri şu şekilde sıraladı:

''Askerî Liseler ve Harp Akademileri yeniden açılacak. GATA’nın yapısı yeniden düzenlenerek Askerî hekimlik alanında eğitim vermesi ve ordumuzun ihtiyaçları doğrultusunda sağlık çalışanları yetiştirmesi sağlanacak. Kamu Denetçiliği Kurumu çatısı altında, 'Devlet Liyakat Kurulu' oluşturulacak. Liyakat Kurulu’nun üye sayısı, üye seçimi, çalışma usul ve işleyişiyle görevleri, kanunla belirlenecek.''

''Üniversiteler hem idari, hem de akademik olarak özerk hale getirilecek. Üniversitelerimize, kurucu rektör atamalarının haricinde o üniversitenin akademik terbiyesi ve liyakatiyle yetişmeyen kurum dışından rektör atanmasına son verilecek. Öğretim üyeleri, kendi üniversitelerinin rektörünü aday olan öğretim üyeleri arasından, kendileri seçecek. En fazla oyu alan rektör adayı, Türkiye Yükseköğretim Kurulu’na bildirilecek. Nihai atama, Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu tarafından yapılacak. Fakültelereyse, o fakültenin uzmanlığı dışından dekanlar atanmayacak. Dekan, fakültenin öğretim üyelerinin oylarıyla belirlenecek ve rektör tarafından atanacak.''

Kadın Cinayetlerinde Ceza İndirimi Olmayacak

Sistemin 6'ıncı ilkesi 'İnsan Hakları ve Bireysel Özgürlükler, Güçlü Sosyal Devlet, Güçlü Sivil Toplum, Güçlü Gençler.' Bu ilke öncülüğünde partiye yönelik eleştiriler, Cumhurbaşkanı’na hitaben kabul görmeyecek. Cumhurbaşkanı, kişilik hakları itibarıyla, diğer vatandaşlarımız ve kamu görevlileri gibi genel hakaret suçuna ilişkin düzenleme kapsamında korunacak.

Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nda, 'kadın cinayeti ve kadına karşı şiddet suçu' düzenlenecek. Öldürme, şiddet, tecavüz, tehdit, hürriyetten yoksun bırakma, hakaret, müessir fiil gibi çeşitli suçlarda, eğer mağdur kadınsa, en ağır cezalar düzenlenecek. Bu suçlarda, failin indirim sebeplerinden faydalanması mümkün olmayacak.

Medyadaki Güçler Denetlenecek

7'inci ilkeyle beraber 'Basın Özgürlüğü'ne değinen Akşener, ''Basının özgür olmadığı bir ülkede, siyasetin, muhalefetin ve seçimlerin eşit şartlarda yapılabilmesi mümkün değildir. Medya patronlarının diğer iş kollarındaki yatırımları çok sıkı denetlenecek. Medyadaki güçlerini, diğer alanlarda avantaj olarak kullanmaları engellenecek. Gerektiğinde, denetlemek için Rekabet Kurumu devreye sokulacak'' dedi.

Seçim Barajı Yüzde 5'e İndirilecek 

Akşener, şu ana kadar bahsettiği ilkelerin kilit noktasında 8'inci ilkenin olduğunu belirterek 8'inci ilkeyi 'Adil ve Özgür Seçimler' olarak açıkladı. Akşener, ''Seçim barajı yüzde 5’e indirilecek. YSK’nın yapısı ve işleyişi ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılacak. Yüksek Seçim Kurulu’nun, seçime ilişkin kararlarına karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvurulabilecek'' şeklinde konuştu.