Haberler
Giriş Tarihi : 23-03-2021 13:31   Güncelleme : 23-03-2021 13:42

İyi Partili Özkan: Gezi Parkı Kararı 23 Haziran'ın Hesaplaşması

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İYİ Parti Grup Başkan Vekili İbrahim Özkan, Gezi Parkı'nın İBB'nin mülkiyetinden alınması kararına "Yaptıkları işler tamamen hukuksuz ve uygunsuz, bu tamamen 23 Haziran'ın hesaplaşması” şeklinde tepki gösterdi.

İyi Partili Özkan: Gezi Parkı Kararı 23 Haziran'ın Hesaplaşması

Mülkiyet hakkı Büyükşehir Belediyesi'nde bulunan Taksim Gezi Parkı'nın 'Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı'na geçmesine tepki gösteren İYİ Parti'li İbrahim Özkan, iktidarın belediyeye yönelik ilk tasarrufu olmadığını söyledi. Özkan, şunları kaydetti.

"Galata Kulesi, 150 senedir İBB kontrolündeyken, maalesef şimdi Kültür Bakanlığı'na geçti. İBB Binası Saraçhane'deki mevcut binayla ilgili de aynı durum yapıldı biliyorsunuz. 2. kategorideyken 1. kategoriye getirildi.  Ayasofya ne ise İBB binası da aynı hale getirildi. Bir sene beklediler. O belgeyi istediler, bu belgeyi istediler. Ortaya çıkan sonuç, sadece boya ve badana yapabilirsiniz şeklinde. Bu Gezi Parkı meselesi de aynı şekilde. Bu yapılanların tamamen rövanşist duygular olduğu kanaatindeyiz.

İBB'nin mülkiyetinde olan Gezi Parkı meselesiyle ilgili, ülkede ciddi çalkantılar oldu, halk oranın mevcut halinin korunması için mücadele etti. Gezi’yle bir hesaplaşma bu aslında... Sayın İmamoğlu başkanlığındaki İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Taksim'de bulunan meydan için bir mimari tasarım yarışması düzenledi. Yeni yılın ilk haftasında da kazanan Mimarlık firmalarına ödülleri verildi. Bu ödülleri vermeye ilçe belediye başkanları da davet edildi. Taksim, Beyoğlu'na bağlı olmasına rağmen, Beyoğlu Belediye Başkanı toplantıya gelemedi. Orada yapılmak istenen şey neydi? O meydanın daha güzel bir hale gelmesiydi.

Taksim Meydanı bugün bir betondan ibaret, güzelleştirilmesi adına böyle bir yarışma yapıldı. 350 bin İstanbul halkı buraya oy verdi. Ve tamamen bağımsız otoriteler tarafından bir tercih yapıldı. Tam imalat yapılacaktı ki bu kararla karşılaştık. Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı diye ilk defa duyduğumuz bir vakfa devredildi. Tamamen engellemeye yönelik ve tamamen hukuksuz. Ülkede her şey için gece istihareye yatıyorlar; bu gece hangi kararnameyi çıkaralım, nereye el koyalım, derdi hasıl olmuş durumda. 

Çok üzücü bir durum bu. Gezi Parkı meselesi, bizim perspektifimizde tamamen Millet İttifakı belediyelerini durdurmak, yaptıkları hizmetleri göstermemek adına yapılan çalışmalar... Gezi Parkı'nı İBB'den almak için İstanbul Büyükşehir Belediyesiyle bir istişare yapmak bile yok. 2 sene dolmak üzere. Sayın Cumhurbaşkanı İBB Başkanına daha randevu vermedi"

İYİ Parti'li İbrahim Özkan, Büyükşehir Belediyesi'nin konuyu yargıya taşıyacağını ve dolayısıyla yargılama sonucunun beklenmesi gerektiğini belirtirken, "Bu konular maalesef sürekli yaşadığımız konular. En son Divanhane Karakolu'nda da aynı durum yaşandı. Koruma Kurulu diye bir kurul var, bu koruma kurulu aslında Korumama Kurulu! Gelişmiş ülkelerde tarihi yapıların etrafına şehirler konumlandırılır. Bizde de şehri büyütmek veyahut bir otopark yapmak için orada tarihi bir bina varsa o yıkılır" dedi.

"Bu kadar tarihi tahribat yapan bir anlayış olamaz. Sürekli bir vakıf üretiliyor. Bu vakfı da ilk defa duyduk. İBB kontrolündendir park ve bahçeler, bu meydanlar. Bu meydanlardaki tasarruf hakkı da büyükşehir belediyesindedir. Dolayısıyla yaptıkları işler hukuksuz ve kanunsuz. İBB konuyla ilgili gerekli itirazlarını yapıp konuyu idari yargıya mutlaka götürecektir, biz de konuyu halka duyurmak için elimizden geleni yapacağız. Bu konunun hukuksuz olduğunu, İstanbul halkının lehine olmadığını her yerde anlatacağız."

"Avrupa'da düştüğümüz durum belli. İstanbul Sözleşmesi'yle ilgili TBMM'de oy birliğiyle alınmış olan bir kararı, bir gece hukuksuz bir şekilde Cumhurbaşkanı bir kararnameyle tamamen iptal edebiliyor. Uluslararası arenayı takip etsinler. Neler yazıyorlar ülkemiz hakkında?

Ülkenin durumu belli, Asya Borsaları açıldı gece yarısı baktınız, dövizdeki hareketlilik, perişan esnaf. Mesele tamamen gündemi değiştirmek. Bu nasıl bir düşünsel yapının ürünüdür. Söyleyecek fazla bir şey yok. Ülkeyi bir kişi yönetiyor; o ne derse o oluyor. Ülkede TBMM'nin hiçbir geçerliliği yok. 600 milletvekili boş yere maaş alıyor. Onların almış oldukları kararların hiçbir anlamı yok. Artık yeni adet, gece yarısı bir kararname çıkartılıyor ve bakıyorsunuz ülkede bir çok şey değişmiş durumda"