Haberler
Giriş Tarihi : 23-09-2021 11:32   Güncelleme : 23-09-2021 11:32

Kadri Gürsel: Seçmenin Demokrasi Dayanışması, İktidarı ve Onun Kullanışlı Muhatabı 'İmralı'yı Aşmıştır

Kadri Gürsel, son günlerde yaşanan yeniden çözüm süreci tartışmalarında HDP'den gelen İmralı açıklamalarını değerlendirdi.

Kadri Gürsel: Seçmenin Demokrasi Dayanışması, İktidarı ve Onun Kullanışlı Muhatabı 'İmralı'yı Aşmıştır

Kadri Gürsel, Halk TV'deki köşesinde kaleme aldığı "Millet İttifakı'na İmralı aşısı" başlıklı yazısında son günlerde yaşanan "yeniden çözüm süreci ihtimalindeki İmralı'nın rolü" tartışmalarını değerlendirdi.

İmralı gerçeği ile Türkiye'nin tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminden üç gün önce tanıştığını belirten Gürsel, Öcalan'ın kamuoyuna hitaben yazdığı mektubu "HDP’yi ve seçmenini, Türkiye’de artık demokrasinin namus sınavı haline gelmiş olan İstanbul seçiminde tarafsız kalmaya çağırıyordu... Çıplak ifadesiyle, 'İmamoğlu’na oy vermeyin' diyordu 'İmralı'" ifadeleriyle hatırlattı.

Öcalan'ın mektubunda yer verdiği "HDP’de vücut bulan demokratik ittifak anlayışı güncel seçim tartışmalarına taraf ve payanda yapılmamalıdır. Demokratik ittifakın önemi ve anlamı mevcut ikilemlere kendini angaje etmemesi ve şimdiye kadar olduğu gibi seçimlerdeki tarafsız çizgisinde ısrar etmesidir" ifadelerini anımsatan Gürsel, mektuba Kürt seçmenin kulak asmayarak İmamoğlu'na oy verdiğini ve "demokrasinin şerefinin kurtarılmasında tarihsel bir rol oynadığını" belirtti.

HDP İmralı'yı Muhatap Alsa, Kürt Seçmen HDP'yi Muhatap Almayacaktı

"HDP o gün 'İmralı'yı muhatap alsa, Kürt seçmen HDP’yi muhatap almayacaktı. HDP’yi yönetenler de bunun pekâlâ farkında olmalıydı" diyen Gürsel, "Kim ve ne olursa olsun, hiçbir güç, hiçbir güçlü lider ya da simgesel şahsiyet, tarihin hükmünü icra edeceği kavşakta karar saati gelmişse halkın iradesi karşısında ilelebet duramaz, direnemez. Sonunda “gafil” diye anılmayı hak edenler, seçmeni emrinde ve cebinde sananlar olur" ifadelerini kullandı.

"23 Haziran 2019, bugün de üzerinde ilerlediğimiz sathı mailde, tabandaki demokrasi ittifakının bir seviye ve şuur sıçraması yaptığı tarihtir. Seçmenin demokrasi dayanışması, iktidarı ve onun kullanışlı muhatabı 'İmralı'yı aşmıştır o gün" diyen Gürsel yazısında, "İyi ki de böyle olmuştur, çünkü 'İmralı' kendisinden o müphem mektubu kağıda dökmesini isteyenlere 'Hayır' diyebilseydi, HDP ve Millet İttifakı, HDP’li Sezai Temelli’nin 'Kürt sorununda asıl muhatap İmralı’dır' diyerek yarattığı krizi bu kadar kolay aşamayacaktı. Ne iyi olmuştur ki 'İmralı' iki küsur yıl önce o mektubu yazarak kendi tabanı ve HDP nezdinde bir miktar itibar kaybına uğramıştır. Ve yine, ne iyi olmuştur ki Sezai Temelli, 'Kürt sorununun çözümünde muhatap HDP’dir' diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, 'Hayır, asıl muhatap İmralı’dır' şeklinde, saçma ve yersiz bir tepki göstermiştir" ifadelerine yer verdi.

Millet İttifakı İmralı Krizinden Güçlenerek Çıktı

Sezai Temelli'nin tepkisinin Millet İttifakı'nın 'İmralı Mektubu' benzeri manipülasyonlara karşı direncini ve bağışıklığını artıran bir aşıya benzeten Gürsel, Mithat Sancar'ın ve Demirtaş'ın HDP'nin Kürt sorununun çözümünde muhatap olduğuna ilişkin açıklamalarını adres gösterdi.

Gürsel Halk TV'de yayımlanan yazısını "Sözün özü, Millet İttifakı 'İmralı krizi'nden güçlenerek çıktı" ifadeleriyle bitirdi.