Türk Dünyası
Giriş Tarihi : 24-03-2021 10:48   Güncelleme : 24-03-2021 10:48

Kırım Reentegrasyon Birliği, BM İnsan Hakları Kuruluşlarına 'Kırım' Raporu Gönderdi

Kırım Reentegrasyon Birliği, Kırım'daki hak ihlallerine dair bir rapor hazırlayarak BM insan hakları kuruluşlarına gönderdi.

Kırım Reentegrasyon Birliği, BM İnsan Hakları Kuruluşlarına 'Kırım' Raporu Gönderdi

Bir sivil toplum kuruluşu olan Kırım Reentegrasyon Birliği, hazırladığı raporla Rusya tarafından işgal altında bulunan Kırım'daki hak ihlallerini bildirdi. Kırım’daki durumu izleyen kuruluşlara yarımadadaki insan hakları ihlalleri ile ilgili bilgi sunulan raporda, 7 yıldır Rus işgali altında bulunan Kırım’daki insan hakları ihlallerine dikkat çekilip Ukrayna’ya karşı düşmanlığın körüklendiği belirtildi.

BM İnsan Hakları Konseyinde Sunum Yapılacak

Kırım Reentegrasyon Birliği uzmanı Boris Babin, birliğin, Paris ve Kiev’de ofisleri bulunan uluslararası sivil toplum kuruluşu olarak diğer kuruluşlarla iş birliğine önem verildiğini belirtti. Babin, Birleşmiş Milletler’in Çağdaş Kölelik Biçimleri Özel Raportörü Dr. Tomoya Obokata’ya sunduğu bilgilerde, birliğin, BM İnsan Hakları Konseyi’nin 48. oturumunda Obakata’nın sunacağı rapor için zorla yerinden edilme ile çağdaş kölelik biçimleri arasındaki bağlantıyı anlattığını açıkladı.

Rusya Yarımadayı Ayrıştırmaya Çalışıyor

Birlik tarafından yayımlanan raporda, Rusya'nın Kırım yarımadasını sözde kendi toprağı olarak ilan ettiği 2014’ten sonra sözde Rus vatandaşlığını reddeden veya alamayan yarımadadaki Ukrayna vatandaşlarına karşı Kırım’da bulunan işgalci yönetimin ayrımcılık politikası uygulandığı vurgulanırken, söz konusu vatandaşların “yabancı” olarak kabul edildiği ve “ikamet izni” veya “çalışma izni” almaya zorlandıkları söylendi.

Ancak aslında, binlerce kişinin, bölgedeki Rus yetkililerin siyasi pozisyonunun yanı sıra, mevcut yolsuzluk ve bürokrasi sistemi nedeniyle Kırım’da “oturma izni” ve “özel izinler” alamadığına vurgu yapıldı.

Ruslar Tarafından İstenmeyen Kişiler Sınır Dışı Ediliyor

Babin, yaptığı açıklamada, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin Ukrayna’daki BM İnsan Hakları Gözlem Misyonu’nun çalışmasına yaslanarak Ukrayna’daki insan hakları durumuna ilişkin otuz birinci raporunda belirtildiği üzere, 2020 yılında Kırım’daki sözde mahkemelerin, Rusya göç yasaları kapsamında “yabancı” olarak kabul edilen en az 178 kişinin sınır dışı edilmesine ilişkin kararları kabul ettiğini, bunlardan 105’inin (93 erkek ve 12 kadın) Ukrayna vatandaşı olduğunu ifade etti. Ayrıca, Rusya’nın "istenmeyen kişileri” Kırım’ın dışına itme politikasına uygun olarak 2019 yılında Kırım’dan 360 kişinin sürgün edildiği dile getirildi.

Ukrayna Düşmanlığı Körükleniyor

 

Tüm bunların yanında, Rus medyasında Ukrayna’ya karşı düşmanlığın da körüklendiğini söyleyen Babin, Rusların propaganda araçlarıyla Kırım'da çalışan Ukrayna vatandaşlarını tanımlarken Almanya’da Nazi rejimi tarafından kullanılan “gastarbeiter” kelimesini kullandığını belirtti. Rus vatandaşlığı ve çalışma izni olmayan yarımadadaki Ukrayna vatandaşlarının, işgal altında bulunan kendi topraklarında illegal bir şekilde düşük ücretlerle çalışmak zorunda kaldığını ve bu çalışmanın da aslında bir çeşit modern kölelik biçimi olduğu ifade edildi.

Babin, bu durumun, Kırım’daki işgalci Rus yönetiminin işlediği savaş suçlarından biri olduğunu vurguladı.

Dezenformasyon Alışılmış Hale Geldi

Birleşmiş Milletler Fikir ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü Irene Khan’a sunulan söz konusu raporda, dezenformasyon konularına dikkat çekilerek Ukrayna’ya, Ukrayna vatandaşlarına, yerli halk Kırım Tatarlarına ve Ruslar dışındaki diğer tüm etnik gruplara karşı yalan yanlış söylemlerin, işgal altındaki Kırım’da alışılmış bir özellik haline geldiği bildirildi.

Tarihi olaylar, güncel, siyasi, sosyal, ekonomik ve çevresel konularla ilgili bilgi kirliliği yayıldığı belirtilirken, aynı zamanda alternatif görüşlere izin verilmediği ve bunları söyleyenlerin baskı ve ayrımcılığa maruz kaldığı ifade edildi. Ayrıca, Kırım’da 2020-2021’de Çin virüsü salgını hakkında kasıtlı olarak yanlış bilgilerin yayılmasının da endişe verici bir eğilim haline geldiği vurgulandı.

Rus Vatandaşları Yasa Dışı Bir Şekilde Kırım'a Yerleştiriliyor

 

Birlik tarafından Birleşmiş Milletler Yerli Halkların Hakları Özel Raportörü Francisco Cali Tsai’nin BM 76. Genel Kurulu’nda sunacağı rapor için verilen bilgilerde, işgali altındaki Kırım’da yerli halklar Kırım Tatarları, Karay Türkleri ve Kırımçaklar’ın durumu anlatıldı. Sürgünden dönen Kırım Tatarlarına verilen toprakların büyük bölümünün kırsal kesimde bulunduğu ancak günümüzde yarımadada yaşanan ekonomik kriz nedeniyle Kırım Tatarlarının Akmescit şehrine yerleşmek zorunda kaldığı ifade edilirken, şehrin, işgalci yönetiminin yasa dışı bir şekilde Rus vatandaşlarını yerleştirdiği merkez haline gelmesi sonucu kent nüfusunun 300 binden 500 bine çıktığı ve artmaya da devam ettiği kaydedildi.

Bunun yanı sıra, Akmescit’in su ve kanalizasyon sistemleri, yol şebekesi, okullar, kreşler, hastaneler de dahil olmak üzere altyapısının, yarım milyon sakininin ihtiyaçlarını karşılayacak donanımda olmadığı açıklanırken, 2020-2021’de, Rus yetkililerin şehir ve bölge yönetimine ihmalkar davrandığı, Akmescit’te ve Kırım Tatar yerleşim yerlerinde sistemik su krizine neden olduğuna dikkat çekildi.

Kaynak:QHA