Haberler
Giriş Tarihi : 21-03-2021 11:29   Güncelleme : 21-03-2021 11:29

Âşık Veysel Şatıroğlu Vefatının 48. Yılında Anılıyor

Âşıklık geleneğinin 20. asırdaki en önemli temsilcilerinden Âşık Veysel Şatıroğlu, ahirete irtihalinin 48. yılında anılıyor.

Âşık Veysel Şatıroğlu Vefatının 48. Yılında Anılıyor

Aşık Veysel için memleketi Sivas'ın Şarkışla ilçesi Sivrialan köyünde mezarı başında anma programı düzenlenecek.

Ozanın Sivrialan köyündeki kabrinin ziyaret edilmesiyle başlanacak anma programı, müzeye dönüştürülen doğup büyüdüğü evde devam edecek.

"Ağlayalım Atatürk'e
Bütün dünya kan ağladı
Başbuğ olmuştu mülke
Geldi ecel can ağladı
"

Gazi Mustafa Kemâl Atatürk'ün kaybının ardından böyle bir ağıt yakan büyük Türk ozanı Âşık Veysel Şatıroğlu'nu 48 yıl evvel bugün yitirdik. Türk diliyle bıraktığı irfan dolu eserleriyle, rahmetle yâd ediyoruz.

Yaşamı

Âşık Veysel Şatıroğlu, 1894 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Annesi Gülizar, babası "Karaca" lakaplı Ahmet adında bir çiftçiydi. Veysel'in iki kız kardeşi, çiçek hastalığına yakalanarak yaşamlarını yitirdi. Ardından Veysel de yedi yaşında aynı hastalıktan dolayı iki gözünü de kaybetti. Kendi anlatımına göre:

"Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. Onu giyerek beni çok seven Muhsine kadına göstermeye gitmiştim. Beni sevdi. O gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kaydı ve düştüm. Bir daha kalkamadım. Çiçeğe yakalanmıştım... Çiçek zorlu geldi. Sol gözümde çiçek beyi çıktı. Sağ gözüme de, solun zorundan olacak, perde indi. O gün bugündür dünya başıma zindan"

Âşık geleneğinin son büyük temsilcilerinden olan Âşık Veysel, bir dönem yurdu dolaşarak Köy Enstitüleri'nde saz dersleri verdi. 1965 yılında özel kanunla maaş bağlandı. 1970'li yıllarda Selda Bağcan, Gülden Karaböcek, Hümeyra, Fikret Kızılok ve Esin Afşar gibi bazı sanatçılar Âşık Veysel'in deyişlerini düzenleyerek yaygınlaşmasını sağladı. Babasının, Âşık Veysel'e oyalanması için aldığı bağlamayla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başladı. 1930 yılında Sivas Maarif Müdürü olarak görev yapan Ahmet Kutsi Tecer ile Kutsi Bey tarafından düzenlenen bir şairler gecesinde tanıştı. Kutsi Bey tarafından verilen destek ile birçok ili dolaşmaya başladı.

Eserlerinde yalın bir Türkçeyi ustalıkla kullanmıştır. Yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk şiirlerinde iç içeydi. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de vardır. Şiirleri, Deyişler (1944), Sazımdan Sesler(1950), Dostlar Beni Hatırlasın (1970) isimli kitaplarında toplandı. 1973 yılında akciğer kanseri sonucunda hayatını kaybetti. Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984) adıyla eserleri tekrar yayımlandı.