Haberler
Giriş Tarihi : 18-04-2021 16:18   Güncelleme : 18-04-2021 16:33

Son Anket Korkuttu! Aşı Karşıtlığının Önüne Geçilemiyor

Çin Virüsü ile mücadelenin en önemli eşiği kabul edilen aşılama, hükumetin tartışma konusu politikalarının yanı sıra farklı bir engelle daha karşı karşıya: Aşı karşıtlığı.

Son Anket Korkuttu! Aşı Karşıtlığının Önüne Geçilemiyor

Çin Virüsü ile mücadelede zor günlerin içinden geçen Türkiye'de tünelin ucundaki ışık olarak kabul edilen aşılama, aşı karşıtlığı tehlikesiyle karşı karşıya.

Toplumdaki aşı karşıtlığının yaygınlığını ölçmek için İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Bozkurt öncülüğünde salgının başlangıcından bu yana yapılan dördüncü anketin sonuçları yayımlandı. 9-15 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen çalışmada çevrimiçi olarak 4 bin 79 katılımcıya yöneltilen ilgili sorular, herkesi endişeye sevk edecek sonuçlar ortaya konmasına vesile oldu.

Çalışmaya katılıp fikirlerini beyan edenlerden yüzde 10,7'si 'aşı olduğunu' beyan ederken, yüzde 14,8 “Bulduğum ilk aşıyı olacağım”, yüzde 19,3 “Aşıya ilişkin tereddütlerim var; beklemekten yanayım”, yüzde 9,8 “Aşı olmayı düşünmüyorum” yanıtlarını verdi. Katılımcıların 41,3'ü ise 'aşı olmak için sırasını beklediğini' ifade etti. Araştırmada, “sürü bağışıklığını” savunanların oranı da yüzde 20 olarak belirlendi.

Yüzde 11 Bilime Güvenmiyor

Türkiye, aşı çalışmalarında sona gelindikten sonra dünya ülkelerinin büyük çoğunluğunun aksine batıya değil, doğuya yönelmiş ve büyük bir güvenilirlik soruyla özdeşleşen Çin Halk Cumhuriyeti'nden aşı satın almayı tercih etmişti. Araştırma, bu sorunun sebep olmuş olabileceğini düşündüren bir sonuç ortaya koyarak mevcut aşılara yönelik tereddütleri olanların oranının yüzde 44 olduğunu gösterdi. Aşılara açıkça güven duymadığını belirtenlerin oranı 38 olarak ölçülükren, aşı üreten firmalara güven ise yüzde 28 düzeyinde kaldı. Bilime güvendiğini belirten katılımcıların oranı ise yüzde 75. Katılımcıların yüzde 11’i akıllara durgunluk veren bir şekilde bilime güvenmediğini ifade etti. “Bitkisel tedavilere ve alternatif tıbba” güvenenlerin oranı ise yüzde 37 düzeyinde.

Aşı Karşıtlığında Gençler ve Kadınlar Önde

Gençlerde aşıya karşı tereddüt ve aşı karşıtlığının daha fazla olduğunu ortaya koyan araştırmanın özet bölümünde şu değerlendirme yapıldı:

Araştırmaya göre, yaş arttıkça istikrarlı bir biçimde aşı taraftarlığı artıyor. Buna karşılık gençler arasında aşı karşıtlığı ve aşı tereddüttü daha fazla. Eğitim düzeyinin artması, aşı taraftarlığını artırırken, aşı tereddüttü ve aşı karşıtlığını azaltmaktadır. Bu örneklemde çoğunluğun üniversite ve üzeri eğitime sahip olduğunu düşünürsek, muhtemelen toplumun genelini temsil eden bir ankette aşı karşıtlığı biraz daha yüksek çıkacaktır. Nitekim başka araştırmaların sonuçları bunu desteklemektedir.”

Cinsiyete göre karşılaştırma yapıldığında ise aşı tereddüdünün kadınlar arasında daha yaygın olduğu görüldü. Aşı karşıtlığında erkekler önde olsa bile aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı ifade edildi.

Araştırma aşıya karşı tereddüt ve aşı karşıtlığının gelir düzeyi arttıkça azaldığı da araştırmanın sonuçları arasında yer aldı. Kentlerde aşı taraftarlığı, küçük yerleşim birimlerine göre ciddi bir oranda artış gösterdiği belirtildi.

Sekülerler Arasında Aşı Taraftarlığı Oranı Daha Yüksek

Sonuçta yapılan değerlendirmede Çin Virüsü ve aşı çalışmalarının bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de politize olduğunun altı çizildi. Bu kapsamda gözlerin çevrildiği politik yelpazede soldan sağa gidildikçe aşı karşıtlığının arttığı gözlemlendi.

Politik görüşte olduğu gibi, dini bağlılık ile de aşıya yönelik tutum arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirtilen araştırma sonucuna ilişkin değerlendirmede, “Seküler gruplar arasında aşı taraftarlığı mütedeyyin kesime göre daha güçlü. Buna karşın mütedeyyin kesim arasında da aşı kuşkuculuğu ve aşı karşıtlığı diğerlerine göre daha yüksek” ifadelerine yer verildi.