Dosya Haber
Giriş Tarihi : 02-03-2021 15:50   Güncelleme : 02-03-2021 16:32

Tacizi Anlamak ve Anlatmak

Dört bir yanı namus bekçileriyle donatılmış fakat namusu yalnızca ‘Kadın’ bedenine adamış onlarca zihnin yuvası, Türkiye.

Tacizi Anlamak ve Anlatmak

‘‘Tacizi yaşamayan kadın kalmadı’’ cümlesini kurdurabilecek ve maalesef bunu doğrulayabilecek bir ortamda yaşıyoruz. Aileden gelen ‘‘Aslan oğlum kaplan oğlum’’ cümleleri, rahat rahat yaşayamadığı için bitmek tükenmek bilmeyen cinsellik arzusu ve kadınların kendine ait olduğu düşüncesiyle çevrelenen erkek beyinler, fırsatını bulduğu anda bir kadına saldırırcasına ortaya çıkıp tacizi kendine hak görmeye başladı. Başladı diyorum çünkü geçmişten ziyade ‘bugünün tacizlerinde’ bunu sıklıkla görüyoruz. 

Günümüzde yaygınlaşan sosyal medya kullanımı bireylere kendini ifade etme şansı ve paylaşım yapma olanağı sunarken bir yandan da sınırları aşan bir rahatlık sağlıyor. Kişilere ulaşma, iletişim kurabilme ve tepki verme imkanlarının sunulduğu sosyal medya, amacına göre kullanıldığında ‘sosyalleşme ağı’ olsa da bazen amacı dışına çıkıp saldırganlığı ve tacizi bir tık kadar yakınımıza getiren bir araç oluyor. 

Fotoğrafların paylaşıldığı, kişisel bilgilerimizin sunulduğu ve çoğu zaman ‘dm’ kutusu aracılığıyla tanımadığımız insanlara ulaşabildiğimiz sosyal medyanın karanlık yönü de bu sıralar gündemden düşmüyor.

Kolay erişimin sağladığı rahatlık ve ceza sistemindeki yetersizliğin sağladığı özgüvenle klavyesine sarılan çoğu genç ‘başka bireylerin’ sınırlarını ihlal ediyor. Özellikle erkeklerin yapmış olduğu bu sınır ihlalleri, çoğu kadının yaşamının bir parçası ve hatta ‘normali’ olmuş durumda. Neredeyse her gün tanımadığı insanlardan tehdit ve taciz boyutunda mesajlar alan Türk kadını bu olayı öylesine normalleştirmiş ki olayı ifşa etmek isterken bile ‘‘Herkes gibi benim de başıma geldi’’ cümlesiyle acı gerçeği göz önüne seriyor.

İki gün önce meydana gelen ve ufak da olsa bir etki yaratan ‘taciz ifşası’ sosyal medya tacizlerine ses oldu. Başka birine ait fotoğraflarla farklı farklı isimlerde hesap açan bir kişi, onlarca kadına mesaj atarak ‘‘Benimle konuşmazsan kafanı çıplak bedenlere şoplayacağım, cinsel içerikli videoların paylaşıldığı sitelere adını yazdıracağım’’ gibi cümlelerle tehditte bulundu. 

Tehdit ettiği bir kızın mesajları paylaşması sonucunda ifşa olan hesapla ilgili onlarca şikâyet geldi ve tacizcinin bunu pek çok kişiye yaptığı ortaya çıktı. 

‘‘Her kadın gibi benim de başıma geldi’’ notuyla paylaşılan bu gönderiye farklı kişiler tarafından atılmış taciz mesajlarını da konu alan o kadar çok yorum geldi ki sosyal medya tacizlerinin dur durak noktası olmadığı gözler önüne serildi.

 

Farklı kişiler tarafından farklı şekillerde tacize uğrayan kadınlar tek tweet altında toplanıp yaşadıklarını anlattı. Zaten bilinen Türkiye gerçeklerinin gün yüzüne çıktığı bu tweetlerde o kadar çok '‘Ben de yaşadım’' cümlesi vardı ki ‘‘Yaşamayan kadın kalmadı’’ cümlesi bir kez daha dile geldi.

Peki, yaşanan bu taciz olaylarının sebebi ne? Kadınların bu olaylara karşı verdiği veya vermek zorunda kaldığı tepki ne?

İçinde bulunduğumuz toplumun ürünü ‘Tacizci erkek’ ve yine içinde bulunduğumuz toplumun sonucu ‘Tacizi gizlemek zorunda kalan kadın’ bu olayların başrolünde. Öyle ki herkesin bildiği fakat görmezden geldiği veya görmezden geldiğini bile fark etmeyecek kadar içine gömdüğü bir konu, taciz. 

Tacizi gerçekleştiren kişinin ‘‘Ne olacak sanki’’ ruh halinde yaptığı bu eylemi ‘‘Şikâyette bulunsam ne olacak sanki’’ cümlesiyle geçiştirmek zorunda kalan kadınlarımız kimi zaman uğradığı tacizin boyutunun bile farkında olmuyor, olsa da bir şey yapamıyor.

Bazen tanımadığı birinden gelen tehdit mesajları, bazen eski sevgiliden gelen şantaj fotoğrafları bazen de yakınında bulunan birinde rastladığı birkaç söz ve hatta dokunuş… ‘‘Öyle demek istemedi, yanlışlıkla dokundu, beni geri döndürmek için mecbur kaldı…’' gibi onlarca bahaneye sığınan zihniyetin altında tek soru var. ‘‘Tacize uğradığımı kabullenebilecek miyim?’’

Tacizciyi Değil, Tacize Uğrayanı Suçlayan Kişilerin Baskısı

Türkiye, dört bir yanı ‘‘Sen kuyruk sallamasan o gelir miydi? Ne yaptın da cesaret buldu? Ne giydin de taciz etti?’’ gibi onlarca soruyla kadını suçlayan ve neredeyse tacize uğraması onun hatasıymış gibi konuşan yüzlerce insanla dolu enteresan bir ülke…

Tacize uğrayan kadına ‘‘Açık giyinmedim ki’’ cümlesini kurdurmak zorunda bırakan onlarca insanın arasında tacizi anlatmak öylesine zor ki çoğu kadın bunu yapmaktansa olayın üstünü kapatmayı tercih ediyor. 

Aileden gelecek suçlamalara ve hatta kısıtlamalara engel olmak için susan öyle çok kadın var ki… Destek bulması gereken ilk yerde; anne, baba veya kardeşlerinde teselli bulması gerekirken ‘ya beni suçlarlarsa’ düşüncesi kadınları sessizliğe sürüklüyor. Akrabam duyarsa laf söz olur düşüncesi ise şikayetçi olmaktan alıkoyuyor.

Kadınlar Tacize Uğradığını Anlatmaktan Bile Çekiniyor

Türk kadını yaşadığı tacizi ancak ‘seçtiği ailesine’ yani arkadaşlarına anlatabiliyor. Eleştirilmeyeceği, destek alabileceği ve anlaşılabileceği tek ortamda bu durumu paylaşabiliyor. Eğer şanslıysa ailesinden birine giderek ‘suçlu olmadığına’ ikna edip şikâyette bulunabiliyor.

Peki; kadınları, kız çocuklarını böylesine yalnız bırakmak ve tacizin ortaya çıkarılmasına fırsat vermemek mi doğru olan? 

‘Ağzımızın tadı kaçmasın’ modunda çocuğunun, kardeşinin, eşinin yaşadığı zorlukları bilmemek mi doğru olan?

Bugün neredeyse her kadın çok küçük yaşlardan itibaren tacize uğruyor. Giyimi, hayatı, konuşması ve daha birçok detayı fark etmeden tacize uğrayan onlarca kadın susuyor. Susuyor çünkü konuştuğunda destek bulamayacağını biliyor. ‘‘Kesin sen bir şey yaptın’’ düşüncesinden çıkamayan aileler çocuklarını sessiz çığlıklarla ağlamaya sürüklüyor. Onlarca kadın bu sorunlarla tek başına savaşıyor ve bazen bu savaşta yenik düşüyor. 

Fotoğraflarla, videolarla tehdit edilen kadınlardan bazıları öylesine korkuyor ki şantajcılara boyun eğmek zorunda kalıyor. Sırf ailesinden veya çevresinden yardım alamadığı için kendini tacizciye teslim ediyor. 

Tacize Uğrayan Kadınların Tepkisi

Sosyal medya aracılığıyla tacize uğrayan kadınların bu duruma verdiği tepkiyi öğrenmek için yapılan konuşmalarda kadınların çoğunun ‘tepki veremediği’ görüyoruz. 

Farklı farklı kadınların farklı farklı kişiler tarafından tacize uğradığı sosyal medyada hikâyeler farklı olsa da sonuçlar benzer. 

Tacizlere dikkat çekmek ve bir ihtimal son verebilmek için umudu olan kadınlar, yaşadıklarını anlattı. 

Hiç tanımadığı birinden aldığı bu mesajları twittera atan ve birçok taciz olayının ortaya çıkmasını sağlayan Gamze, olayı ailesine anlatıp sorunu tek başına çözmek zorunda kalmayanlardan. Hem ailesiyle paylaşıp hem de şikâyetçi olmayı düşünen tek kadın olan Gamze, şikâyette bulunacağını söyledikten sonra bir daha tehdit almadı çünkü kendinden ve ailesinden emin şekilde tacizcinin karşısında durabildi.

Fakat Gamze kadar şanslı olmayan kadınlar da var. Başka birine ait fotoğraflarla açtığı çeşit çeşit hesaptan onlarca kıza yazan bu tacizcinin mesaj attığı başka bir kadın olan A.N.A. mesajları silip engellemekten başka bir şey yapamamış. Bu olaydan arkadaşına bile bahsetmeyen genç kadın sorunu içine atmayı tercih etmiş.

Aynı kişiden bu mesajları alan başka bir kadın ise olayı kadın arkadaşlarına anlatıp haberdar ederek kapatmış.

Tacizin Nereden Geleceği Belli Olmuyor

Taciz olayları bu adamın attığı mesajlarla kalmıyor elbette. Farklı kişilerden taciz ve tehdit mesajları alan başka kadınların anlattığı olaylardan sonra ‘tacizin nereden geleceğini’ tahmin edemeyeceğimizi görüyoruz. 

Geçmişte ilişki yaşadığı bir adamın ayrılığı hazmedememesi sonucunda tehdide maruz kalan S.Ö. ‘‘Saplantılı biri’’ diye tarif ettiği tacizcisini anlattı: Birlikte olduğumuz dönemde benim haberim olmadan fotoğraflarımı ve videolarımı çekmiş. Bana bu görüntüleri göndererek onunla birlikte olmazsam görüntüleri arkadaşlarıma da göndereceğini söyledi. Beni sevdiğini söylüyor ama öyle değil, tek amacı cinsellik. Bana ‘'Duygusal konuşmaların hiç çekilmiyor, cinsellik istiyorum’' diyor ve hayır cevabımı asla kabul etmiyor. Farklı hesaplar açıp açıp yazmaya devam ediyor. 

Başta sosyal medya hesabından kendisine ulaşan sonrasında telefon numarasını bulup arayarak taciz eden bir adamla yaşadıklarını anlatan başka bir kadın E.E. olayı şöyle anlatıyor: Dün sosyal medyada tanımadığım birinden mesaj aldım, mesajda cinsellik içerikli cümleler ve ses kayıtları vardı. Benimle birlikte olmak istediğini ve üstümde ne olduğunu sordu, ben ters yanıtlar verince de fotoğraflarımı şoplamakla tehdit etti. Hacker olduğunu söyledikten sonra gizli numaradan aradı ama telefonum gizli numaralara kapalıydı, bunu nasıl yaptı bilmiyorum. Aradıktan sonra ‘‘Benimle yarım saat cinsellik içerikli sohbetler yaparsan seni rahat bırakırım’’ dedi, hemen telefonu kapattım ve numaramı değiştirdim. İnstagram hesabımı da sildiğim için elimde delil yok, çok korkutucu bir durumdu ve o anlık panikle sadece arkadaşıma anlatıp numaramı değiştirebildim, şikâyetçi olmadım.

Yaşadığı korkunç olay sonrasında ne yapacağını bilmeden, anlık reflekslerle hareket eden E.E. gibi pek çok kadın var ülkemizde. Taciz mesajlarını saklayıp şikâyetçi olmak, arama kayıtlarını delil olarak sunmak gerekirken mesajları sildikten sonra engelleyip geçen onlarca kadın…

Şikâyetçi olmayı o an düşünemeyen, şikâyetçi olmayı düşündüğü halde ailesinden çekinen, şikâyetçi olsam tutuklanacak sanki düşüncesiyle hareket edip şikâyetçi olmayan ve şikâyetçi olsa bile sonuç alamayan kadınlar bu durumla kendi kendilerine savaş veriyor. 

 

Çoğu insan tarafından önemsenmeyen ‘taciz’ konusu kadınları yalnız bırakıyor. Bazen çok yakınından, bazen hiç tanımadığı birinden mesajlar alan kadınlara ‘‘Engelle geç’’ deniyor fakat kadınların bunu yapmak zorunda olmadığını kimse düşünmüyor.

Sosyal medyada tacizcisini paylaşan bir kullanıcı kendisine gelen mesajları yayınlayarak tacizciyi tanımadığını ve daha önce konuşmadığını belirtmişti. Hiç tanımadığı birinden bir anda çıplak fotoğraflar alan bu kadın, kendisine fotoğraflar gönderen kişiyi ifşa etmiş ve olayı bu şekilde çözmeye çalışmıştı. 

Bu olayda görüldüğü gibi taciz bazen cinselliğin olduğu konuşmalar dışında bir boyuta ulaşıp çıplak fotoğraflar atmaya kadar ilerleyebiliyor. Bu görüntüleri görmek zorunda olmayan bir kadın sırf sosyal medya kullandığı için bu adamın bile vücuduna katlanmak zorunda kalıyor.

Türk kadını tacize uğruyor, tacize uğrama düşüncesini kabullenemediği için tacizi reddediyor, tacizi kabullense bile paylaşamıyor veya tacizi paylaşıp ceza sisteminde tacizcisine verilecek bir ceza olmadığını fark ediyor.

Türk kadını tacizle tek başına savaşıyor.


Nuran Çal