Haberler
Giriş Tarihi : 28-08-2021 16:48   Güncelleme : 28-08-2021 16:48

TSE'den Kabuklu Deniz Ürünleri İçin "Hanefiler Hariç Helaldir" Belgesi

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, kabuklu deniz ürünlerinin hanefi mezhebine mensup olanlar açısından helal olmadığına ilişkin verdiği fetva üzerine TSE'nin "Hanefiler hariç helaldir" belgesi ortaya çıktı

TSE'den Kabuklu Deniz Ürünleri İçin

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın midye, karides, kalamar, ıstakoz gibi kabuklu deniz ürünlerinin Hanefi mezhebine tabi olanlar açısından tüketilmesinin helal olmadığına ilişkin verdiği fetvanın tekrar gündeme gelmesiyle tartışmalar yeniden alevlendi.

Fetva, tekrar gündeme gelmesinin ardından özellikle sosyal medyada tartışıldı. 

Gıda ve kozmetik ürünlerine "helal" sertifikası veren kurumlardan biri olan Türk Standartlar Enstitüsü'nün (TSE) sertifika verirken mezhep farkı ayrımı yaptığı ortaya çıktı.

SMIIC Onaylı TSE

Dondurulmuş ürün satan bir gıda firmasının yaptığı başvuruyu inceleyen TSE'nin, incelemenin sonunda firmanın kalamar ve karideslerine helal sertifikası verdiği ama "Hanefi mezhebi hariç" notu düştüğü görüldü.

Helal uygunluk belgesinin süresi 1 yıl olarak belirleyen TSE, bu belgeleri Diyanet İşleri Başkanlığı ile ortaklaşa yürüttüğü bir süreç sonrası veriyor.

14 Temmuz 2011'den bu yana TSE tarafından da verilen belge, İslam Ülkeleri Standardizasyon ve Metroloji Enstitüsü'nce (SMIIC) hazırlanan "Helal Gıda Genel Kılavuzu"na uygun şekilde hazırlanıyor.

Tartışma konusu olan fetvada Şafii ve Hanefi mezhepleri için ayrı hükümlerin yer aldığı fetvada şu ifadeler yer alıyor:

  • Kur'an-ı Kerim'de, denizden elde edilecek yiyeceklerin helal olduğu bildirildi. (Mâide, 5/96; Fâtır, 35/12). Hz. Peygamber de (s.a.s.)
  • Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir." (Ebû Dâvud, Tahâret 41) buyurdu. Hanefi mezhebi, zikredilen naslarda helal olduğu belirtilen "deniz hayvanları" ifadesi ile balık türünün kastedildiği, dolayısıyla balık sınıfına girmeyecek midye, karides, kalamar, yengeç, ıstakoz gibi deniz hayvanlarının helal olmadığı görüşünü benimsemiştir (Kâsânî, Bedâi', V, 35).
  • Şafii mezhebinde, konu ile ilgili şöyle bir ayrım yapılmıştır: Deniz canlıları sadece suda yaşayabiliyor veya sudan çıktığında boğazlanmış hayvan gibi kısa sürede ölüyorsa, şekline ve de ölüm durumuna bakılmaksızın yenmesi helaldir.
  • Ancak aslen suda yaşayan fakat karada yaşayabilme özelliğine de sahip olan hayvanlara gelince bunlardan eti yenilen kara hayvanlarına benzeyenlerin yenmesi, boğazlanması şartı ile helal, eti yenmeyenlere benzeyenlerin yenmesi ise haramdır. Buna göre kurbağa, yengeç, kaplumbağa veya su yılanının yenmesi helal değildir (Remlî Nihayetu'l-Muhtac, VIII, 113,150-152.)