Portreler
Giriş Tarihi : 07-11-2019 19:10   Güncelleme : 22-10-2020 16:16

Turan Mücahidi Bir İttihatçı: Ahmet Kemal İlkul

Türkistan mücadelesinin ve Türkiye-Türkistan arasındaki köprülerin isimsiz kahramanlarından Ahmet Kemal İlkul, aslen Rodosludur

Turan Mücahidi Bir İttihatçı: Ahmet Kemal İlkul

Türkistan mücadelesinin ve Türkiye-Türkistan arasındaki köprülerin isimsiz kahramanlarından Ahmet Kemal İlkul, aslen Rodosludur. Rodos’ta doğan ve çocuk yaşta yetim kalan Habibzade Ahmet Kemal, Rodos’ta sürgün bulunan Osmanlı hürriyetçileriyle tanışmış ve bu hayatının dönüm noktası olmuştur. Rodos’ta özellikle ağabeyi Süleyman Fuat Efendi’nin hürriyetçi Osmanlılarla ilişkileri, Ahmet Kemal’in hürriyet ve milliyet mücadelesine sempati duyarak büyümesini sağlamıştı.

Abdülhamid istibdadı döneminde, genç Ahmet Kemal, Rodos’ta yaşayan münevverlerin “evrak-ı muzırra”sına kuryelik yapıyordu. Bu münevverlere gelen postaları taşıyor, istibdat karşıtı mücadelenin neşriyatının devamlılığına katkı sağlıyordu. Yasak yayınları okuyor ve yazarlığa küçük adımlarla giriş yapıyordu.

II. Meşrutiyet’in ilanıyla Ahmet Kemal, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne dahil olmaya başlar. Bizzat Ziya Gökalp’in görevlendirmesiyle Hilal-i Osmani gazetesine yazı işleri müdürü olarak atanır. Bir yandan öğretmenlik ve yazarlıkla meşgul olur.

İttihat ve Terakki içerisinde git gide itibar kazanan Ahmet Kemal, o yıllarını şöyle anlatıyor: “En nazik ve hüsranlı zamanlarda mensup olduğum cemiyete karşı gösterdiğim sadakat ve fedakârlık dolayısıyla vaktin dahiliye nazırı Talat Beyin hususi sevgi ve itimadını da kazanmıştım. Bu saikle beni cemiyetin en mahrem işlerinde kullanmaya başlamışlardı.” Bu mahrem ilişki, nihayet 1914 yılında çok önemli bir görevle taltif edilir: Doğu Türkistan’a giderek aydınlanma ve hürriyet mücadelesine destek vermek. Bizzat Talat Paşa’nın görevlendirmesiyle Doğu Türkistan’a giden Ahmet Kemal, henüz 25 yaşındadır.

Doğu Türkistan’da, özellikle Kaşgar ve çevresinde bölge Türklüğünü aydınlatıcı eğitim faaliyetlerine girişen Ahmet Kemal, gider gitmez takibata ve baskıya uğrar. Sürgün ve hapis cezalarıyla karşılaşır. 6 yıl faaliyetlerine devam ettikten sonra, 1920 yılında yabancı diplomatları kullanmak suretiyle İstanbul’a geri dönmek zorunda kalır.

Ahmet Kemal’in Doğu Türkistan’daki kısa varlığı, kendisinden önce Kaşgar Emirliği’ne gönderilen süvari subayı Çerkes Yusuf Bey, topçu subayı İsmail Hakkı Bey, istihkâm subayı Ali Kâzım Bey, piyade subayı Mehmed Yusuf Beylerin kurduğu temeller üzerinde ciddi bir katkı yapmıştır. Dönemin modern eğitimiyle Doğu Türkistan’ı tanıştırması, Doğu Türkistanlı münevverlerin uzun yıllar beslendiği bir kaynak olmuştur.

1939’da İstanbul’a gelen Doğu Türkistan’ın yolbaşçısı İsa Yusuf Alptekin, yeni soyadıyla Ahmet Kemal İlkul Bey’i ziyaret etmiş, emeklerinin boşa gitmediğini ve hala hatırlandığını iletmiştir.

Çin-Türkistan Hatıraları başlıklı bir kitabı neşredilmiş olan Ahmet Kemal İlkul, 1966 yılında İstanbul’da mütevazı bir Turan mücahidi olarak vefat etti.