Haberler
Giriş Tarihi : 16-05-2021 19:39   Güncelleme : 16-05-2021 20:51

Ulupamir Zor Durumda: Artık Dayanamayabiliriz

Van Erciş'e bağlı Ulupamir köyünde mukim Kırgız Türkleri, civardaki Kürt köylülerin yıllardır devam eden baskıları altında köylerini terk etmeye başladı.

Ulupamir Zor Durumda: Artık Dayanamayabiliriz

Van Erciş'e bağlı Ulupamir köyünde yaşayan Kırgız Türkleri, PKK'nın ve çevredeki Kürt köylülerin yoğun baskısı altında. Ulupamir ve bölgedeki diğer Türk köyleri, civardaki Kürt köylülerin sistematik baskısı karşısında çaresiz durumda. Ulupamir Dernek Başkanı Cemşit Horasan ise giderek artan baskılar karşısında "Devlet dururken orman kanunu işletecek değiliz" diyerek hukukun işletilmesini ve devletin vatandaşlarının hukukuna sahip çıkması gerektiğini ifade etti.

Haberiniz.com'a konuşan Ulupamir Dernek Başkanı Cemşit Horasan, “40 senedir burada yaşıyor ve Kürtlerin psikolojik baskısına maruz kalıyoruz. Devlet bu arazileri bize tahsis etti ve biz paramızı devlete ödedik. Devlet bizi buraya yerleştirdi ve ödeme kolaylığı sağladı, bu araziler bizimdir. Mahkemelik olduğumuzda mahkemeleri de kazandık. Hayvanlarını tarlamıza, bahçemize salıp gidiyorlar. Uyarmaya giden gençlerimizi dövüyorlar” dedi.

Ulupamir, Kürtlerin Saldırıları Karşısında Yalnız Bırakıldı 

Civardaki Kürtlerle sürekli otlak kavgalarının yaşandığını anlatan Horasan, "Karakol fotoğraf çekin diyor, çekip gidiyoruz yine işlem yapılmıyor. Biz devletçi bir köyü sırf bu yüzden çevredeki Kürt köyleri zaten bizi pek sevmiyor. Karakol başka şey kaymakam da yardımcı olamıyor. Kan davasına döndü, illa birimiz ölünce mi sesimizi duyuracağız?  Biz hak ve hukuk ile çözüm arıyoruz. Fotoğraf ekip karakola başvuruyoruz sonuç yok" şeklinde konuştu.

Aynı zamanda koruculuk da yaparak bölücü terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerine karşı aktif mücadele içerisinde olan Cemşit Horasan oğlunun, hayvanlarını Ulupamirli köylülerin bahçelerine salan Kürt köylülerini uyarmak için gittiğinde telefonu elinden alınarak dövüldüğünü belirtti. Horasan çocuğunun Kürtler tarafından çalınan telefonunu kastederek “Telefon ve bilgileri yarın bir gün terör örgütünden çıkarsa biz kendimizi nasıl aklarız? Devletle karşı karşıya gelmek istemiyoruz. Biz devletçi insanlarız. En azından şikâyetimiz kayıt altına alınsın istiyoruz. Medya yazdığında da 'Biz çözecektik. Neden şikâyet ettiniz?' diyorlar. Biz şikâyet etmiyoruz, her sene kavga ve baskı. Biz sadece yardım istiyoruz. Devlet dururken orman kanunu işletecek değiliz, devletimizin hukuki yollarla bize yardımcı olmasını istiyoruz” dedi.

1982'den sonra devlet tarafından bölgeye yerleştirilen tek Türk grubu Ulupamir Kırgızları değil. Ulupamir haricinde bölgeye yerleştirilen bütün Türk soylu köylülere karşı bölgedeki Kürt köylüleri ırkçı bir yıldırma çabası içinde. Geçtiğimiz yıllarda bazı HDP milletvekilleri tarafından Ulupamir Kırgızları bölgenin demografik yapısını bozdukları gibi absürt bir gerekçeyle hedef gösterilmiş, söz konusu hedef göstermeler sonucunda Ulupamirli koruculara PKK saldırıları düzenlenmişti. Afganistan'dan gelerek bölgeye yerleşen Karakoyun Türkmenlerinden bazılarının da yoğun PKK baskısı nedeniyle Afganistan'a döndüğü, bu köylülerinin evlerinin ve dükkanlarının yakılıp yıkıldığı öğrenildi.

Türkler Bölgeden Kovulmak İsteniyor

Pamir mahalle muhtarı Eyüphan Vatansever ise bölgede süregelen toprak kavgası ile ilgili konuştu. Vatansever, "Devlet TİGEM’in 52 bin dönüm arazisinden 35 bin dönümü bize tahsis edildi. 4 bin dönümü de bize tapulandı. Büyüklerimize şu an tapu verilmeyecek, mahkemelik olan, hazineye ait yerler var, tahsisi yapılacak, sahipleri bulunacak, komple tapulanacak denilmiş. Bize verilen 4 bin dönüm, burada en az 10 bin dönüm ekilip, biçilecek arazi var, şimdi gelip hak iddia ediyorlar.

Bunlar sonuçlanıp sahiplerine verilince "Size tapu verilecek" denilmiş, şu an sahipleri çıkıp gelip alıyor. Burada 1930 Zilan olaylarından tapuları kalmış.

“Osmanlı’dan toprağım” deyip hak iddia ediyorlar. Devlet buraya Bakanlar Kurulu ile burası istimlak edilmiş, “Kimin hakkı varsa gelip yerini alacak yerini almayan da parasını alacak burada kimsenin tapusu çıkmayacak, kimseye yer verilmeyecek” şeklindeki karar sebebiyle hak iddiasında bulunuyor.

Osmanlı tapusu atamdan kaldı dedikleri yerleri tapu tahsisi yaptırıp Kırgız Türkü köyünün içindeki arazilerin tapusunu alıyorlar. Haliyle 10 dönüm yer tahsis edilmişse, “Yerim var” deyip 200 hayvan getiriyor. Devletimizin Bakalar Kurulu kararı ile arazileri herkesin yerini verip tahsis edip vermesi gerekir" dedi.

Vatansever, "Bu sınır sorunun da ötesinde bir sorun. 1930 olaylarında 30 yıl kadar devlet kapatmış arazileri ancak Menderes dönemi açmış. TİGEM’e geçtiği dönemde Bakanlar Kurulu Kararı ile 1982-86 yıları arasında “Burası Afganistan’dan gelen Türklere tahsis edilmiştir, hakkı olan varsa gelsin alsın” diye devlet duyurmuş; "hakkı olmayana da devlet bedelini verecek“ denilmiş.

“Kırgız Türklerine tahsis edilecek” denilen araziler için Kürtler, 2008’de çıkarılan Ermenilerin de patrikhane topraklarını aldıkları yasayı kullanarak tapular aldılar. Kaymakamlık ve Jandarma da tapuları olduğu için bir şey yapamıyor. Ama en azından bu sıkıntı Ankara’ya iletilmeli" şeklinde konuştu.

Biz Olmazsak Burası Terör Yuvası Olur

Ulupamir'e sahip çıkılması gerekliliğinin bölge için stratejik bir önemi olduğunu belirten Vatansever, "Bize verilen tapu 4 bin dönüm, burada en az 10 bin dönüm ekilir, biçilir arazi var tapulanması lazım. Kürtler de gelip dedemden kalma toprak deyip hak iddia ediyor. Niyet gaye farklı. Milliyetçi insanlar değiller.

Sağ tarafımız Tendürek Dağı, sol tarafımız Ağrı. Burası teröristin tam geçit noktası. Burası bir ileri karakoldur. Devletimizin alan hâkimiyeti olmadığı yerde biz burada olmazsak burası terör yuvası olur. Burada devletimizin ordusu gibi koruyoruz. Devlete faydamız da budur. Yaşlılar direniyor ama gençler çeker giderse burası teröre teslim olur. 2-3 bin nüfusun çevremizdeki 12 bin Kürt nüfusu bize baskı yaparsa artık dayanamayabiliriz” dedi.