Haberler
Giriş Tarihi : 16-03-2021 00:18   Güncelleme : 16-03-2021 01:34

Yargıtay’ın Soma Davası'na İlişkin Gerekçesine Muhalif Üyeler: "Patron, tedbir yerine kâr etmeyi seçti"

301 işçinin hayatını kaybettiği Soma Maden Ocağı davasında Yargıtay'ın önceki kararından dönmesinin gerekçesi belli oldu.

Yargıtay’ın Soma Davası'na İlişkin Gerekçesine Muhalif Üyeler:

Asuman Aranca'nın Sözcü'de yer alan haberine göre Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin daha önce ‘Olası kasıtla ölüme neden olma' suçundan ceza verilmesi yönündeki kararından dönerek sanıklara daha az ceza verilmesine neden olacak olan 'Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan ceza istemesinin gerekçesi açıkladı.

Gerekçede, sanıkların üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği belirtildi. Karara muhalif kalan Daire başkanı ile bir üye ise patron Can Gürkan'ın faciayı önlemek için tedbir almak yerine üretimi zorlayarak kâr arttırmayı tercih ettiğini belirtti. Soma'da 13 Mayıs 2014'te meydana gelen faciada 301 madenci hayatını kaybetmiş, 162 işçi de yaralanmıştı.

Facia ile ilgili açılan davada Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi, “taksirle ölüme neden olma” suçundan şirket sahibi Can Gürkan'a 15, genel müdür Ramazan Doğru'ya 22,5, işletme müdürü Akın Çelik'e 18,5, teknik müdür İsmail Adalı'ya da 22,5 yıl hapis cezası vermişti. Temyize bakan Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise 2020'nin Ekim'inde verdiği kararda, “taksirle ölüme neden olma” değil, sanıklara daha yüksek ceza verilmesine neden olacak olan “olası kasıtla adam öldürme ve yaralama” suçlarından ceza verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkemenin kararını bozmuştu.

HEYETLE BERABER KARAR DA DEĞİŞTİ

Ancak Daire'nin bu kararına Yargıtay Başsavcılığı itiraz ederek düzeltme talep etti. Dosyaya bakan heyetin üç üyesi değişti. Heyete, daha önce Adalet Bakanlığı ve HSK üyeliği yapan Kenan İpek ve HSK Genel Sekreterliği yapan Fuzuli Aydoğdu ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü yapan Mustafa Yapıcı katıldı. Bürokrat kökenli bu isimlerin Yargıtay'a seçilerek heyete girmelerinin ardından 12. Ceza Dairesi, önceki kararından döndü. Sanıkların “olası kasıtla ölüme neden olma” suçundan değil “bilinçli taksirle ölüme neden olmak” suçundan cezalandırılmalarını istedi.

ÜRETİMİ ZORLADILAR

Gerekçede, sanıkların üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği; patron Can Gürkan'ın, ortaya çıkacak neticeyi bildiği hâlde tedbir almadığı; yalnızca üretimin arttırılmasını hedeflediği kaydedilerek “Üretim zorlaması olarak adlandırılan kusurlu hareketi, aldığı karar, verdiği talimat ve oluşturduğu işletme politikası ile bizzat ortaya çıkaran sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu” öne sürüldü.

BAŞKAN VE BİR ÜYE MUHALİF KALDI

Daire'nin bu kararına, Başkan Ahmet Er ve üye Nadir Güngüneş muhalif kaldı. Sanıkların “olası kasıtla ölüme neden olma” suçundan cezalandırılması gerektiğini kaydeden Başkan Er, karşı oy yazısında, madendeki mevcut kömür üretim miktarının ek önlemler alınmadan iki katına çıkarıldığına dikkat çekti. Bu durumun, işçilerin iş sağlığı ve güvenliği açısından yüksek risk oluşturduğunu ve dönülmez sonuçlara yol açabileceğini sanıkların da bildiği vurgulandı.

“OLURSA OLSUN” DEDİLER

Başkan Er, karşı oy yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Sanıkların tamamının karar alma süreci içerisinde bulunmaları ve şirketteki pozisyonları gereği ocak içerisindeki yüksek riskleri bilmelerine rağmen ‘olursa olsun' mantığı ile hareket ederek, bu risklerin önüne geçmek için herhangi bir girişimde bulunmayarak gerçekleşen bu neticeden olası kasıt ile sorumlu olduğunu düşündüğümüzden çoğunluğun sanıkların kusurlarının bilinçli taksir derecesinde olduğu şeklindeki görüşlerine katılmıyorum.”

SORUMLULUKTAN KURTULAMAZ

Muhalif üye Nadir Güngüneş de 4 sanığın olayda kusurlarının bulunduğunu, Can Gürkan’ın tedbir almak yerine kârı tercih ettiğini vurguladı ve “Bu kusurlu işleyiş içerisinde sanık Gürkan'ın kendisinden alt kademede ehil kişiler görevlendirmiş olmasının kendisini sorumluluktan kurtarmayacağını” belirtti.