Giriş Tarihi : 15-12-2019 20:17

Ankara Türküsü "Misket"

Dünyadaki bütün kültürlerin müziklerinin mutlaka bir hikâyesi vardır

Dünyadaki bütün kültürlerin müziklerinin mutlaka bir hikâyesi vardır. Geri planda bir yaşanmışlığa vurgu yaparlar. Bazen kahramanlık doludur sözleri, bazen dramatik cümlelerle yaşanmışlıkları ağlamaklı anlatır. Savaş, yokluk, hastalıklar, toplu kıyımları o şarkılarında dinleriz. Sevdalarını da şarkılarında dinler hüzünlerine ortak oluruz. Medeniyetler, milletler bazen kendilerini sadece müziklerle ifade etmişlerdir. Nasıl etmesinler; insan yaratılmadan önce daha doğrusu hiçbir canlı yaratılmadan önce de müzik vardı, kısaca ses yaratıldığından beri ritmik ahenkli bir ses bütün evrendeydi. Yani müzik insandan daha eskidir. Müziğin dili insanların dili olmuş, adeta, onun kollarına sığınmışlardır. Dünya kültür mirasına baktığımızda da birbiriyle etkileşim içinde olmuş, birbirlerini süslemiş sesleri, yani müziği görebiliriz. Mesela; Antik Yunan’da müziğe çok önem verilmiş ve iyiliklerin kaynağı olarak adlandırılmış. Çinliler de tıpkı Yunanlılar gibi müziğin tanrısal bir kavram olduğuna inanmışlardır. Afrika’nın batıya açılan kapısı olarak bilinen Endülüs’te bir kültürün etkisinde kalarak müziği şekillenmiş, duygularını onunla yansıtmıştır.  Süslü melodiler ve egzotik bir ezgi ile dikkati çeken cante jondo (derin şarkılar)’da bu etki belirgindir. Genelde Arap müziğinin etkisi görülmektedir. Yine mesela; Portekiz müziği Fado (Alın yazısı, kader) vardır ki;  başlı başına bir medeniyetin geçmişten geleceğe ve şimdi ki zamana vurgu yapar o kültürü tanıma fırsatı buluruz. Denir ki; bu eşsiz müzik Maria Severe adlı Çingene bir kadın ile Kont Vimioso adlı soylu bir adam arasında yaşanan umutsuz aşk hikâyesinin sonucunda ortaya çıkmıştır. 2011 yılında alınan kararla Fado müziği Unesco Dünya Kültürel Mirasları listesine alınmıştır. En eski kültür veya müzik anlayışı, daha doğrusu yaşam biçimi olan Kızılderililer kültüründe, batının kullandığı sanat anlayışından çok, bir yaşam biçimi, bir dinsel ayin olarak görülmektedir. Atalarına, ruhlarına bağlılıklarını dile getirmek için bu ahenkli söz ve ses dizlerinden yararlanmışlardır. Eski inançlarını yeni nesillere aktarılmasını sağlayan “Pow-wow” adı verilen, dansla karışık gelenek müziğin (hayal eden, rüya gören anlamındadır) bu kültürü tanınması açısından değeri paha biçilemezdir. Müzik aletleri de bu ses ahengini yayma konusunda aracılık etmiştir. Vurmalı, üflemeli, telli olmak üzere birçok bölüme ayrılmıştır. Bu çalgılar bazen savaşa çağrı, toplantıya çağrı olabileceği gibi dini ibadetlere çağrılma olarak kullanılmıştır. Müzikle ilgili bu küçük bilgileri verdikten sonra, bizim memleketimizde müzikle ilgili neler olmuştur sorusu akla gelir ki, bu bir sayfa değil ansiklopediler dolusu bir anlatımla ancak anlatıla bilinir. Ama yine de yurdumuzun bir köşesinden, Ankaramızdan bir türkü örneği vererek bu müzik bahsini taçlandıralım. Müziğin ardında bir hikayesi var demiştik. Bu hikâyeler çoğu zaman dramatiktir. En güzel örneklerden birisi “Misket” adı verilen kıvrak dans figürleriyle süslü bir türkü var ki, kıvrak oyun havası olması ile tezat teşkil edecek kadar dram yüklüdür. Misket aslında bir elma ağacı türüdür; bodur, kırmızı elmaları olan bir ağaçtır. Türküye ve güzeller güzeli bir kıza isim olmuş bu isimden yola çıkarak, bir Ankara türküsünü anlatalım… Kızın ismi Hayriye’dir. Ganizadelerin ufacık tefecik kızının ismidir. Hayriye her gün evlerinin önündeki elma ağacının üzerine çıkar, oradan sevdiği Osman Efenin yolunu gözler. Osman Efe de o ağacın adını koyar, bu deli dolu kızın ismini. Misket der ona. Osman Efe de yakışıklı burma bıyıklı bir delikanlıdır, o da sevdalıdır Hayriye‘ye. Yörenin ünlü ağalarından birisi olan Kır Ağa da vurgundur Hayriye’ye. Bir çeşme başı vurgunudur o.  Hayriye’ye bir çeşme başında vurulur ve haber salar Hayriye’nin babasına. Babası zengin ağaya kızını vermeye taraf olur, ne de olsa zengin, hali vakti yerindedir. Kızı rahat edecek, kendisi de böylece hatırlı biriyle akraba olacaktır. Hayriye’ye durumu anlatırlar ama Hayriye direnir isyan eder babasına, “Ölürüm de varmam" der Kır Ağa’ya. Hayriye akşamı zor eder bunu sevdiğine anlatmak, ondan yardım istemek için. Sonunda sokağın başında atının üzerinde Osman belirir, Hayriye hemen misket ağacının üzerine tırmanır. Bahçenin önünden geçerken durumu fısıldar ona. “Beni Kır Ağa’ya verecekler“ der. Osman Efe çılgına döner hemen haber gönderir Kır Ağa’ya. “Kendisini sever sayarım, mert biri bellerim. Yolumdan çekilsin, sonu iyi olmaz, sevdiğime yan gözle bakmasın” der. Bu haber karşısında Kır Ağa’da deliye döner. O da der ki; “Demek dünkü çocuk bana kafa tutuyor, kendine güveniyorsa karşıma çıksın” diye haber gönderir. Sonun da şöyle bir karar alırlar. Kıran kırana bir kavga sonunda sağ kalan misketi alacaktır. Belirlenen günde karşı karşıya gelirler, bıçaklar çekilir. Osman Efe yiğit delikanlı, kavgada Kır Ağa’yı zorlar. Mert bir adam olan Kır Ağa bu yağız delikanlıya kıyamaz, onun cengaver halinden etkilenir ve der ki; "Benimle böylesine boy ölçüşen yiğide, ben kıyamam. Koç olacak kuzuya bıçak çekemem. Vur bıçağını bağrıma. Misket senin olsun" Osman Efe önce şaşırır, sonra oda bıçağını yere atar ve koşup ellerine sarılır Kır Ağa’nın. Kavga böyle sonlanır. Misket, yani Hayriye ağacın üzerinde Osman için dua ederek beklerken, kalabalığın yaklaştığını görür, Kır Ağa önde, Osman görünürlerde yoktur. Durumu yanlış anlar, gözü kararır, fenalaşır ve elma ağacından yere düşer ve ölür! Kalabalık yaklaşıp durumu görünce, Osman feryat figan sevdiğinin üzerine kapanır. Çare yok Hayriye yani Misketi ölmüştür. Osman Efe perişan terk ediyor oraları ve bu hikâyeyi gören ve duyanlar onun adına türküler ağıtlar yakarlar, hikayesi de dilden dile dolanmaya devam eder, günümüze kadar gelir. MİSKET Güvercin uçuverdi Kanadın açıverdi Elin oğlu değil mi Sevdi de kaçıverdi A benim aslan yarim Duvara yaslan yarim Duvar cefa götürmez Sineme yaslan yarim Güvercinim uyur mu Çağırsam uyanır mı Yar orada ben burda Buna can dayanır mı A benim hacı yarim Başımın tacı yarim Eller bana acımaz Sen bari acı yarim Caminin müezzini yok İçinin düzeni yok Çok memleketler gezdim Misget'ten güzeli yok Daracık daracık sokaklar Misget şeker topaklar Pul pul olsun dökülsün Seni öpen dudaklar Caminin ezan vakti İçinin düzen vakti Ben Misget'i yitirdim Sonbahar gazel vakti Gökte yıldız sayılmaz Çiğ yumurta soyulmaz Üçer avrat almayan Hiç erkekten sayılmaz
NELER SÖYLENDİ?
@

DİĞER YAZILARI Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada-5 13-05-2020 23:57 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 4 26-04-2020 21:02 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 3 04-04-2020 22:38 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 2 30-03-2020 00:07 Benim Gözümden Muhsin Yazıcıoğlu 25-03-2020 20:30 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 25-03-2020 01:00 Nasıl Delirdik? 24-03-2020 23:08 ‘Cezayirli Macron’ ve Göçmenler Sorunu 10-03-2020 20:00 Şirket Ortaklığı Olan Bağ-Kurluların Kucağındaki Bomba 2019/9 Sayılı Genelge 23-02-2020 21:29 Çalışanlar Açısından AGİ Günlük Artışları Derde Derman Olur Mu 23-02-2020 20:41 Ortağı Olduğu Şirketten Sigortalılık İptali Emeklileri de Vuruyor 21-02-2020 21:32 Onuncu Işık: Çevrecilik 19-02-2020 20:45 Türk Milliyetçiliğinin Sorunlarından Biri: Aman Ağzımızın Tadı Kaçmasın 17-02-2020 20:23 Toplumsal Evrim ve Kapitalizmin Kâr Güdüsü 06-02-2020 20:15 Deneme Biçiminde Bir Üstopya: Dijital Hukuk 04-02-2020 20:27 "Celaliyim, Celalisin, Celali" 02-02-2020 20:13 Ankara'da Ünlü Heykeltıraş: Aslan Başpınar 02-02-2020 21:10 Ülkücü Kullanılmaz 30-01-2020 20:29 Türk Milliyetçiliği ve Anlamsız Tartışmalar 30-01-2020 20:00 Atatürk'ün Tarım Politikaları - Rize'de Çay Hasadı 30-01-2020 20:14 Ajan 29-01-2020 19:58 İbrahim Dülger'in Ardından -1- 28-01-2020 20:46 Elçibəydən Sonra 28-01-2020 20:17 Avrupa'daki Irkçılık 27-01-2020 19:59 Neden "Milliyetçi" Değilim 26-01-2020 21:02 Ankara'da Hocaların Hocası Sanatçı: Mustafa Ayaz 26-01-2020 20:55 Enver Altaylı Meselesi ve Türkeş Nosyonu 25-01-2020 20:25 Çar Putin Hükumeti Düşürdü 24-01-2020 19:53 Türk Milliyetçilerinin Pozitivizm ile İmtihanı 23-01-2020 19:58 İstanbulludan İntikam Projesi: Kanal İstanbul 20-01-2020 20:23 Ankara'da Bir Duayen Heykeltıraş Burhan Alkar 19-01-2020 20:01 Libya’nın Kalbi Moskova’da Attı 17-01-2020 19:59 Organize Toplum, Ekonomi ve Spor 16-01-2020 20:00 Dost Yüzün Gördükçe 15-01-2020 21:07 İranda baş verənlər kimlər üçünsə "yorğan davası", bizlər üçünsə, TÜRKÜN DAVASIDIR! 14-01-2020 20:34 "Türken Raus" Diyen Avrupalılardan Türkleri Ev Sahibi Kabul Eden Avrupalılara 13-01-2020 20:01 Bencilliği Nasıl Öğreneceğiz 15-01-2020 20:31 Başkent Ankara'da Yaşayan Sanatçılar 11-01-2020 20:15 Türkiye'de İş Sağlığı ve Güvenliğindeki Sorunlar 10-01-2020 21:00 2019’da Putin Rusların Gönlünü Kazanamadı 10-01-2020 20:31 Bizden Ne Çok Şey Çaldılar 09-01-2020 20:57 Kılık Kıyafet Devrimi ve Cumhuriyetin Sınıfsız Toplum Ütopyası 09-01-2020 20:33 Bu İşin Sırrı Ne 09-01-2020 20:45 Şamanizmi Güncelleme Girişimi Olarak Burhanizm veya Ak Din 08-01-2020 20:53 Hariçten Gazel 08-01-2020 21:01 “Milliyetçiliğin Altın Çağı” 08-01-2020 15:58 Fars Şovnizminin İslam Maskası 06-01-2020 21:03 Avrupa'daki Türklerin Her Dönem Başının Belası: Dolandırılmak 06-01-2020 19:59 Bozkırın Ortasında Bir Vaha: Ankara 05-01-2020 20:28 Bir Yemekhane Meselesi 02-01-2020 20:30 Türk Devrimleri; Harf Devrimi ve Ölçüler Kanunu 02-01-2020 20:00 Millî Devletin Yerini Şirketler Mi Aldı 02-01-2020 15:51 Mum Eğer Yanmırsa Yaşamır Demek 01-01-2020 20:00 Tarih Fetişizmi yahut Meçhul Okuyucuya Mektup 31-12-2019 20:36 Game Of Thrones'un Esin Kaynağı: Güllerin Savaşı 29-12-2019 21:09 AOÇ ve Mustafa Kemal'in Tarım Politikaları 26-12-2019 19:59 Layiqli Vətəndaş Olmaq Üçün İnsan Olmaq Gərəkdir 25-12-2019 19:59 Avrupa'da Milliyetçilik Anlayışı 24-12-2019 20:34 Ankara Efeleri 22-12-2019 20:26 Braveheart'tan Doğu Türkistan'a 21-12-2019 19:47 Doğu Akdeniz’in ‘Kalpgâh’ı: Kıbrıs 21-12-2019 19:47 Kençliyü ya da Han Yağması ve Mustafa Kemal Ekonomisi 19-12-2019 20:21 Bir veya Üç Yüz Kişi 18-12-2019 21:14 Dünden Bugüne Kimlikçi Siyaset Üzerine Düşünceler 18-12-2019 20:15 Türk-Rus Dostluğu(!) 16-12-2019 21:23 Davadan Döneni Vurun 16-12-2019 20:25 Kadın Mücadelesi Üzerine 17-12-2019 20:34 Ankara Türküsü "Misket" 15-12-2019 20:17 Avrupa'da Türk Varlığının Dünden Bugüne Neleri Değişti 14-12-2019 20:56 Türk Mitolojisinde Ayaz Ata Yoktur 14-12-2019 20:04 İdeologiya 13-12-2019 20:16 Rusya’nın Çekmecedeki Tabancası: Wagner 13-12-2019 20:17 Ankara Ahi Cumhuriyeti 12-12-2019 20:10 Siyasal İslam Hücreleri 12-12-2019 19:57 Ne Halklar Ne de Ümmetiz: Türk Milletiyiz 11-12-2019 20:25 Pelinsular, Sümeyyeler, Düşünceler 10-12-2019 20:01 Derelerle Süslü Bir Ankara Olmalı 08-12-2019 20:42 Doğu Akdeniz’de Çekilen Şah: Türkiye-Libya Mutabakatı 07-12-2019 20:16 Diktaya Açlık 07-12-2019 19:56 Elektronik Doğrudan Demokrasi 05-12-2019 21:04 3 Aralık Dünya Engelliler günü imiş, Adamlığımızdaki Engeller Hariç... 05-12-2019 21:19 Şiirimize Ne Oldu 04-12-2019 19:59 Avrupa Eski Avrupa Değil 04-12-2019 19:58 Biz Kimik, Məclis Onun Məclisidir 03-12-2019 20:23 Kadim Bir Türk Şehri Harput 01-12-2019 21:00 Türkçe ile Felsefe Yapamazsınız 01-12-2019 19:57 İspanya: Sürprizlerin Sürpriz Olmadığı Memleket 29-11-2019 19:08 Türkiye Evrensel Değerlere Bigane Kalarak Yönetilemez 29-11-2019 19:17 Don Kişot ve Günümüzün Yandaş Zekası 28-11-2019 21:02 Yeni Nesil Milliyetçiler Vatanı Nasıl Seviyor 23-11-2019 18:11 Müslüman Kardeşler 19-11-2019 18:25 Milliyetçilik Bir Egemenlik Meselesidir 15-11-2019 17:59 Suriyeliler Sorunu: İnsanlıkla Öfke Arasında Muhalefet 10-11-2019 18:05 Dede Korkut Aslında Homeros Mu? 09-11-2019 17:55 Atatürk Ezelî ve Ebedî Türk Dünyasının Sönmez Güneşi 09-11-2019 16:12 Gelecek Geliyor 07-11-2019 15:45 Sözde Ermeni Soykırımı 02-11-2019 20:09 Diriliş İçin Bir Milletin Ayağa Kalktığı Yerdir Sakarya 02-11-2019 20:24
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA